İlerici tiyatronun öncü ismi: Asaf Çiyiltepe

Geçen Aralık ayındaki bültenimizde Ankara Sanat Tiyatrosu’nun 60. yaşını kutlamak amacıyla bir yazı kaleme almış, genel olarak AST’nin sanat anlayışından ve ülkemize kattığı değerlerden bahsetmiştim. Bugün, ölüm yıldönümüne günler kala, o yazıda hatırasını detaylandıramadığım, AST'nin kurucusu Asaf Çiyiltepe’yi anmak istiyorum.
1934 yılında dünyaya gözlerini açan Çiyiltepe, başarılı bir öğrencilik hayatının ardından Galatasaray Lisesi’nden mezun oldu. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne girdi ama asıl tutkusu tiyatroydu. Bu tutku yüzünden tıp öğrenimini yarıda bıraktı ve Haldun Dormen'in Cep Tiyatrosu'nda çalışmaya başladı. Kısa bir süre sonra Fransa Dışişleri Bakanlığı'ndan kazandığı bursla Fransa’ya tiyatro eğitimi almaya gitti. Orada, tiyatronun dar ve elitist ufuklarından bıkmış, kendisini bir "halk tiyatrosu" yaratmaya adamış olan Jean Vilar tarafından yönetilen Théâtre National Populaire’de çalıştı.
Asaf Çiyiltepe, 1960 yılında İstanbul'a döndü. Şehir Tiyatroları’nda Muhsin Ertuğrul'un yanında oyunların ışık direktörü olarak görev aldı. O yıllarda tiyatrolarda yeni ışık kullanım teknikleri henüz bilinmiyordu. Çiyiltepe, Fransa’da öğrendikleriyle yeni döneme öncülük eden isimlerden biri oldu.
İki yıl sonra, Sıraselviler’deki Arena Han’da, dönemin Türkiye’sinde oldukça şaşkınlık uyandıran Kral Übü ve Aslan Asker Şvayk oyunlarıyla perdelerini açan yeni bir tiyatro oluşumu baş gösterdi. Bu oyunları sahneye koyma cesaretini sergileyen Arena Tiyatrosu yani Asaf Çiyiltepe ve arkadaşlarıydı. Ne yazık ki sahnelenen birkaç oyunun ardından, bina sahibiyle çıkan anlaşmazlık sonucunda Arena Tiyatrosu dağılmak zorunda kaldı.
Asaf Çiyiltepe'nin pes etmek gibi bir düşüncesi yoktu. 6 Aralık 1963'te, Ihlamur Sokak’ta, yepyeni, devrimci bir tiyatro olarak, dağılan Arena Tiyatrosu’nun devamı niteliğinde Ankara Sanat Tiyatrosu'nu kurdu. Emeği, emekçiyi, hakkı yenenleri, insan haklarını, toplumsal sorunları dert edinen politik tiyatro sahnelemek isteyen Çiyiltepe’nin amacı, takım ruhuna sahip bir anlayışla, kolektif çalışmanın önemini vurgulamaktı.
(Godot'yu Beklerken oyunundan bir sahne. Kaynak: AST - 45. yıl belgeseli)
Çiyiltepe, rejisini üstlendiği ilk oyunu, yine cesur bir kararla Godot’yu Beklerken olarak belirledi. 12 Aralık 1963’te prömiyer yapan ve 13 davetlisi bulunan oyun için 3 bilet satıldı. (Bileti alanlardan biri o yıllarda öğrenci olan Rüştü Asyalı'ydı.) İlk gösterimin ardından yavaş yavaş toplumda ses getirmeye başlayan ve başarılı bir tiyatro sezonu geçiren AST, henüz ilk sezonunda ülke turnesine de büyük önem verdi. Çiyiltepe'nin gayelerinden biri de tiyatroya ulaşamayan her kesime tiyatroyu götürmekti.
1965 yılında Asaf Çiyiltepe, AST İkinci Yılında başlıklı bir yazı yayımladı. Bu yazıda, "oyun dizisi" anlayışının ve nitelikli bir repertuvar tiyatrosu olmanın öneminden bahsetti. Daha önceleri, tiyatronun halkla ilintisi, halka yararı, eğiticiliği gibi konular üzerinde durulmadığını ama AST'nin bu konuların gün ışığına çıkmasını sağladığını belirtti. Tiyatro, yalnız bir eğlence aracı olarak kabul görürken, önemli sorunların ortaya konmasıyla, yurt çapında sözü edilir, gücünden sakınılır bir araç hâline gelmişti. Aynı yazıda Çiyiltepe, turneler boyunca 30 bin kilometreden fazla yol yaptıklarını ve 50'ye yakın yerde oyun sahnelediklerini yazdı.
Yine bir turne yolunda, 7 Haziran 1967 tarihinde, tiyatro minibüsü İslahiye yakınlarında kaza yaptı. Asaf Çiyiltepe bu kazadan sağ çıkamadı. Hayatını kaybettiğinde henüz 33 yaşındaydı. Vefatının ardından AST'deki yol arkadaşı Güner Sümer şu satırları yazıya döktü:
Sevgili Asaf,
Sen gideli dört gün oldu. Bir yandan senin gidişinin yarattığı boşluk, öte yandan bütün acıları unutup bize emanet ettiğin işi sürdürebilme kaygısı… İşte dört gündür bu duyguların içinde bocalayıp durmaktayız. Ne seni kaybettiğimiz gün ne de seni toprağa verdiğimiz gün uzun boylu dertlenmek için zamanımız oldu. Yaralı tiyatromuzu yeniden ayağa kaldırabilmek için el ele verdik. Bütün acılarımızı unutup çalıştık.
Asafcığım,
Bugün yeniden başlıyoruz. Çünkü yurdun dört bir yanından aldığımız mektuplar, telgraflar; çünkü aydınlar, gençlik, basın; aydın düşünce adına bunu istiyorlar. Aziz anın bizden bunu istiyor. Daha aydınlık, daha güzel bir dünya için yeniden başlıyoruz.
Çiyiltepe'den bugüne AST, Türk tiyatrosunun mihenk taşlarından biri oldu. Sahnesinden yüzlerce oyuncu, on binlerce seyirci geçti. Kapatılmalara, yasaklara, yasaklanmalara, sıkı yönetimlere rağmen 61 yıldır dimdik ayakta; tıpkı Türkiye'nin dört bir yanına toplumcu sanatı götürme idealiyle bir hayat süren Asaf Çiyiltepe'nin bıraktığı miras gibi.
Kaynaklar:
- Ankara Sanat Tiyatrosu 45. yıl kitabı ve belgeseli
- Her Hayat Bir Hikayedir - Asaf Çiyiltepe
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
Imany ile açtığımız haftayı Engelsiz Filmler Festivali'yle sürdürüyor, Bilkent Senfoni Orkestrası'nın geleneksel film müzikleri konserinde büyülü bir evrene doğru yola çıkıyoruz.
03 Haz 2024

YAZARLAR

Görkem Demir
Editor at Ankara Havası

Aposto Ankara
Her pazartesi saat 18.00'de Ankara'dan özenle seçilmiş etkinlikler, haberler ve hikayeler.
İLGİLİ OKUMALAR



