
Euro 2020 finali sonrasında 2022 Dünya Kupası için doğal favori konumuna gelen İngiltere, oynadığı son iki maçta beklentinin uzağında kaldı. Bunun sebebi ise yeni bir sorundan ziyade geçmişin birikimiydi.
Gareth Southgate’in göreve geldiği ilk dönemde İngiltere Milli Takımı’ndan temelde beklenen şeyler, daha hakim bir oyun yapısıydı. Görevdeki ilk günlerinde Southgate bunları asgari düzeyde vadetse de ilerleyen süreç bunun tam tersi yönünde oldu.
2018 Dünya Kupası’ndaki performans, İngiltere için bir kırılma noktasıydı ve uzun yıllardır ihtiyaç duyulan başarının nihayet gelebileceğinin ilk işaretiydi. Yeni bir takım, yeni bir kimlik ve her şeyden önemlisi yeni bir anlayış.
Southgate’in ilk büyük turnuva deneyiminde İngiltere, Dünya Kupası’na yarı finalde veda etse de sahadaki oyun, bunun daha fazlasının da yapılabileceğini gösteriyordu. Pandemi nedeniyle ertelenen Euro 2020’de ise üç yıl önceki yapıdan farklı bir takım sahadaydı ve Ada basınındaki tüm yorumlar, uzun yıllardır eksikliği hissedilen o kupayı kazanabilmek için Southgate’in tercihlerini geçer akçe yapıyordu.
Günler ilerledikçe İngiltere turları bir bir atlarken, oynanan oyundan çoğu kişi şikayet etmiyordu. Çünkü başarı geliyordu ve bu şimdilik yeterliydi. Finale kadar, hatta final de dahil muhafazakâr bir oyun yapısını terk etmeyen Southgate’in İngiltere’sinin yeni normali artık buydu.
Dramatik bir sonla biten Avrupa Şampiyonası’nın ardından penaltı atışlarını kaçıran oyuncular, ırkçı saldırılara maruz kaldı. Gareth Southgate turnuva sonrasında oyuncularının üzerindeki baskıyı azaltmak için uğraşsa da Uluslar Ligi’ndeki Almanya maçından önceki açıklamaları, farklı sorunların oluştuğunu doğruladı.
Penaltı konusunun takım içinde daha büyük bir sorun haline geldiğini belirten 51 yaşındaki çalıştırıcı, “Uzun yıllar penaltılarla ilgili konuştuk ve herhangi bir şey kazanmamızı engelleyecek yeni bir katman yarattık. Ancak dolaylı olarak, penaltı atışlarının üstesinden gelmek için başka bir zorluk katmanı yarattık. Bütün bunları dikkate almak zorundayım ve bu inanılmaz derecede karmaşık. Penaltılara hazırlanma antrenmanlarını da yaptık. Bunu kesinlikle gözden geçirdik. Psikoloji bunun bir parçası ve benim bunların hepsinin farkında olmam gerekiyor.” ifadelerini kullandı.
UEFA Uluslar Ligi’nde İngiltere, A Ligi’ndeki ilk maçında Macaristan’a yenilirken, ikinci maçında ise Almanya ile berabere kaldı. Her iki maçın da ortak noktası, üretim problemi ve savunmadaki denge problemiydi. Ön alandaki yaratıcılığın bir türlü çözülememesi, geçiş oyununda Harry Kane’in bağlantı kurmasına duyulan ihtiyaç ve kronikleşen stoper hataları… Bu sorunlar, bugünün değil bir yıl önce Wembley’deki finale gelene kadar ki sürecin de bir parçasıydı.
İngiltere kağıt üstünde 2022 Dünya Kupası için hâlâ favori ama kendi içindeki sorunlar, önlerindeki en büyük bariyer olarak duruyor. Oyun yapısının maç içinde yarattığı dezavantajların yanında oyuncuların üzerindeki penaltı endişesi de ayrı bir sorunu beraberinde getiriyor. İngiltere, Dünya Kupası’nda 7 maç kazanarak 1966’dan sonra şampiyon olabilir. Ancak eldeki veriler, o maçların 90 dakikada çözülemeyeceğini ve maçın penaltılara kalması halinde çok daha büyük problemlerin yaşanabileceğine işaret ediyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
BÜLTEN SAYISI
Roland Garros'un ardından, İngiltere Milli Takımı, Quin Snyder'ın vedası
09 Haz 2022

YAZARLAR

Serbest Atış
Serbest Atış, eşit spor anlayışıyla spor kültürü üzerine içerikler üretir.
İLGİLİ OKUMALAR


