İnşaat sektöründe döngüsel ekonominin önemi

Bina değil, geleceğimizi inşa etmeliyiz
İnşaat sektöründe döngüsel ekonominin önemi

Herkese merhaba. Son zamanlarda ekip olarak fazlasıyla dikkatimizi çeken ve 2021’in son yazısında da yer verdiğimiz döngüsel ekonominin temelde ne olduğu konusu bu aralar gündemimizde. Döngüsel ekonominin temel prensiplerini sadece materyal kullanımı ile kısıtlayan bir bakış açısı hızla hem ülkemizde hem de globalde yayılıyor. Fakat eğitimlerimizde de bugüne kadar sizlerle bir araya geldiğimiz içeriklerimizde de her zaman söylediğimiz gibi; döngüsel ekonomi sadece materyallerin verimli kullanılması stratejisi değil. Genel bakış açısı döngüsel ekonominin yeni bir “sürdürülebilirlik” terimi olduğu yönünde. Bunu özellikle son yıllarda yaygınlaşan, şirketlerin sürdürülebilirlik raporlarında döngüsel ekonomiye bir sayfalık bir yer verilmesi ve basit bir strateji olarak gösterilmesi ile görmek mümkün.

Farkındalık ve bilinç oluşturma amacı ile çıktığımız Döngüsel Ekonomi 101 yolculuğunda herkesin bu alanda en temel bilgiye kolay erişimi için bir yılı aşkın süredir çalışıyoruz. Fakat fark ettik ki, döngüsel ekonominin temel prensiplerini öğrensek de döngüsel ekonomiyi bir düşünce yapısı olarak benimsemek yerine, sadece kaynak kullanımını verimli hale getiren ve atık oluşumunu önleyen bir strateji olarak görmekten ileri gidemiyoruz. Bu nedenle bundan sonraki içeriklerimizde, döngüsel ekonominin hem genel hem de farklı sektörler için nasıl bir düşünce yapısı, iş yapış biçimi olduğu konusuna odaklanmaya karar verdik. Bu haftaki yazımızda ise, döngüsel ekonominin inşaat sektörü için nasıl bir düşünce yapısı sunduğuna odaklanacağız. Vakit kaybetmeden başlayalım.

Geleceği inşa ediyoruz
Döngüsel ekonominin en önemli özelliği, tüm sistemin uyum içinde çalışacağı, kaynakların verimli kullanılacağı ve atık kelimesinin ortadan kalkıp yerini hammaddeye bıraktığı bir sistem olması. Yani uzun soluklu düşünüp, sadece belirli zamanlarda geçerli olan belirli ihtiyaçların karşılanması için değil, uzun vadeli bir vizyon ile temellendirilmiş bir değer sistemi oluşturulması. Mevcut inşaat sektörü içerisinde temel amaç inşa edilen yapıların hızlıca en yüksek fiyata satılması. Bu da elbette uzun vadeli düşünmeyi gerektirmeyen bir mantık, çünkü yapının inşaatını üstlenen tüm paydaşlar, ortaya az maliyetli bir ürün çıkartıp, hemen bu ürünü satmayı hedefliyor. Bunun yerine bu yapıların, üreticiler tarafından sahiplenildiği senaryolar, daha uzun vadeli düşünmeyi, daha sağlam yapılar ortaya çıkarmayı kolaylaştıracaktır. Yapıyı inşa eden firmanın o yapıya sahip olması, tüketicilerin ise kiralama sistemi ile sürece dahil olması, yapı sahibinin uzun vadeli düşünmesini ve bu sayede de sahip olduğu yapının çok daha sağlam, dayanıklı ve uzun vadeli elde tutulmaya değer bir ürün haline gelmesine olanak tanıyacaktır. Şu an ne yazık ki globalde inşaat sektörü için belirlenmiş uzun soluklu yapı standartları mevcut değil. Fakat geleceği düşünen regülasyonların ne kadar büyük bir etkisi olacağını tahmin etmek de zor değil.

Dekonstrüksiyon için inşa
Deconstruction” kelimesinin tam Türkçesi olarak “yapısöküm” kelimesi sözlüklerde yer alsa da, çok bir diğer kullanım olan “dekonstrüksiyon” bu yazımız için daha uygun bir kullanım diye düşünüyoruz😊 Döngüsel ekonominin en kritik aşamalarından olan tasarım aşaması, ürün, hizmet ve en genel anlamı ile sistem tasarımını kapsamaktadır. Olası tüm senaryoların düşünülerek tasarım sürecine dahil edilmesi ile, kolayca bakım yapılabilen, yeniden kullanıma uygun yapılar tasarlamamız gerekiyor. Mevcut uygulamalar dolayısı ile bugün yıkılan bir yapı, bünyesindeki materyallerin kullanılamaz hale geleceği bir süreçten geçiyor. Bunun yerine dekonstürksiyona uygun tasarlanmış bir yapı ile, atık oluşumunun önüne geçmek ve yıkmak istediğimiz yapının barındırdığı tüm materyalleri farklı yapıların inşasında kullanmamız mümkün olabilir.

İnovasyona açık düşünce yapıları
Döngüsel ekonominin en heyecan verici noktası, limitlerin olmadığı bir sistem yaratılıyor olması. Bu da elbette sınırsız bir yaratıcılık ve inovasyon imkânı sağlıyor. Lineer ekonominin “dogmatik” uygulamaları dolayısı ile, mevcut süreçlerin sorgulanması söz konusu bile değil. Fakat günümüz dünyasında artık çağa ayak uyduranların geliştiğini kabul etmemiz gerekiyor. Bu da uzun yıllardır aynı uygulamaların çalıştığı inşaat sektörü gibi sektörlerin inovasyona daha açık olması gerektiğini bizlere hatırlatıyor.

Esneklik mi dayanıklılık mı?
Esneklik, döngüsel ekonomi için kritik bir öneme sahip. Ürün ve hizmetlerin bakım ve onarıma uygun olması, yeniden kullanılabilir olması ve geri dönüştürülebilir olması, esnekliğin en önemli kriterlerinden. Fakat bunun yanında bu süreçler, özellikle inşaat sektörü için, fazladan lojistik ve kaynak kullanımı sorununu ortaya çıkartıyor.

Bunun yanında dayanıklılık ise, bir ürünün uzun süreli fakat sabit kullanımına odaklı. Burada dikkat edilmesi gereken nokta ise şu; döngüsel ekonomi sadece adı dolayısı ile tamamen verimli süreçler içermeyebilir. Bu da bizleri inovasyona ve dengeli bir sistem kurmaya yönlendiren en önemli nokta. Bu nedenle özellikle inşaat sektörü için kolayca sökülebilen ve yeniden kullanıma izin veren esnek yapı tasarımları ile, uzun vadeli kullanıma olanak tanıyan dayanıklı yapı tasarımlarının dengesini kurmak kritik.

İş birliği
İş birliği sanıyoruz ki, bugüne kadar sizlerle paylaştığımız tüm içeriklerde yer alan kelime öbeklerinden en önemlisi. Döngüsel bir sisteme geçmek için tek başımıza yaptıklarımız elbette belli bir yol kat etmemize olanak tanıyor. Fakat sistem içerisindeki tüm paydaşların, değer zincirinde yer alan herkesin üstüne düşeni yapması ile geleceğimizi doğru şekilde tasarlayabiliriz. İnşaat sektörü özellikle alt yükleniciler ve tedarikçiler ile çok fazla paydaşa sahip olan, hitap ettiği kitle dolayısı ile de neredeyse tüm insanlığa dokunan bir sektör. Bu da her sistem için çok önemli olsa da iş birliğinin inşaat sektörü için çok daha önemli bir hale gelmesini sağlıyor. İnşa edeceğimiz yapının tasarım aşamasından, hangi materyallerin kullanılacağına, inşa süreçleri sırasında ne gibi tekniklerin uygulanıp, müşterilerle nasıl inovatif anlaşmalar yapılacağına ve hatta yapıların kullanımı sırasında herkesi belirli bir sisteme uymak durumunda bırakacak bir yol haritasının belirlenmesi, tüm paydaşların aynı düşünce yapısına sahip olması ile mümkün olacaktır.

Yazımızın girişinde de belirttiğimiz gibi, döngüsel ekonomi her sektör için farklı yol haritaları, inovatif iş modelleri ve çeşitli iş birlikleri gerektiriyor. Fakat temelde, döngüsel ekonominin prensiplerini öğrenirken, döngüsel ekonominin sadece basit bir strateji değil, hepimizin gündelik veya profesyonel hayatlarımızda benimsediği bir düşünce yapısı olduğunu kabul etmeliyiz. Bu da kendimize yarayacak kadar öğrenmek değil, farklı bakış açılarından da bakarak hayata bakışımızı değiştirmekle başlar. İklim krizi ile mücadelede, kitleleri etkilemek için alınan bazı kararları yerine, düşünce yapılarımızın değişmesi için bazı kararlar alınsa, emin olun bugünkünden çok daha doğru ve hızlı ilerliyor olurduk. Bildiklerimizi etrafımızla paylaşıp, iş hayatımıza entegre ederken, bunu sadece kurallar ve stratejiler bağlamında değil, bakış açısı olarak uyguladığımız güzel günlerde görüşmek dileğiyle.

İyi haftalar!

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

Döngüsel EkonomiDöngüsel Ekonomi

BÜLTEN SAYISI

İnşaat sektöründe döngüsel ekonominin önemi

Bina değil, geleceğimizi inşa etmeliyiz

13 Oca 2022

İnşaat sektöründe döngüsel ekonominin önemi

YAZARLAR

Döngüsel Ekonomi

Döngüsel Ekonomi Hakkında Her Şey!

İLGİLİ OKUMALAR