İnternet Çağında Beyin Göçü: Dijital Kaçış

Yurt dışına fiziksel olarak göçemeyen ve dijital yetkinliklerini kullanarak çözüm yolu arayan gençler fırsatlarla birlikte bazı engellerle de karşılaşıyor.
İnternet Çağında Beyin Göçü: Dijital Kaçış

Mesleki açıdan iyi eğitim almış ve yetişmiş kişilerin, olanaksızlık ve işsizlik gibi nedenlerden dolayı başka ülkelerde okumayı veya çalışmayı tercih etmesi olarak tanımlanan beyin göçü gece rüyalarımızın, sabah düşlerimizin başrolü olmuş durumda. 

Gençlerin Türkiye özelinde motivasyonu kalmadığı herkesçe bilinen bir gerçek. Günlük yaşantımda konuştuğum her 10 gençten 9’unun yurt dışına gitmek için bir yol aradığını da tecrübe ediyorum. Fakat, 21. yüzyılda fiziksel olarak yaşadığımız ülkenin şartlarına boyun eğmemiz gerekmediğini de hatırlamak gerekiyor. "Bu gençler nereye gidiyor?" diye kendimize sorduğumuzda; ülkeden fiziksel olarak ayrılmayan gençlerin bile artık yurt dışı kaynaklı dijital işler peşinde koştuğunu görebiliyoruz. İnternet çağında, beyin göçü sadece fiziksel olarak gerçekleşmiyor. 21.yüzyıl; internet ve daha birçok teknoloji ile konum bağımsız bir ‘iş hayatı’ sürebilmemizi sağlıyor. Ancak bu sanal göçü engelleyen bir çok etmen de bulunuyor. 

Görsel: Gelecek Burada - Nuh Enes Sakallı

Bugün sanal göçe dair fırsatlar ve bu fırsatları engelleyen bazı sorunlara şöyle bir bakacağız.

İçerik Ekonomisi

Bugün; belirli konuları doğru şekilde araştırma, derleme, çevirme ve yorumlama becerisine sahip insanlar blog yazarak, video çekerek veya farklı şekillerde içerik üreterek para kazanma şansına sahip. Tabii pazar analizi, pazarlama ve farklı süreçlerin de dikkatli şekilde yürütülmesini gerektiren ve rekabetin çok yüksek bir alan olmasından dolayı birçok insan bu konuda hayal ettiği noktalara ulaşamıyor.  

Amerika’da YouTuberların %97.5’i ülkenin yoksulluk sınırına ulaşabilecek kadar para kazanamıyor.

Yine de henüz iş bulma konusunda çok aceleci olmayan ve bu alanlarda şansını denemek için fırsatı bulunan herkesin değerlendirmesi gereken bir alan olduğunu söylemek mümkün. Çünkü içerik üretmek; içerisinde bulunan doğal süreçlerden dolayı insanın kendisini birçok konuda geliştirmesi ve farklı iş fırsatlarına açık hâle gelmesini sağlıyor. 

İçerik üreterek bu ekonomiye dahil olmak isteyenler, en kötü senaryoda: işletme, pazarlama gibi konularda kişisel tecrübe kazanmış ve içerik ürettiği alana dair bilgi birikim seviyesini artırmış oluyor. 

Kariyerini içerik üretimi üzerine kurgulamak isteyenler Twitch ve YouTube’da canlı yayın yaparak, Medium ve Steemit üzerinde blog yazısı yazarak içerik ekonomisine giriş yapabilir. Bunların yanı sıra Twitter, Facebook, Instagram gibi sosyal mecralarda içerik üreterek topluluk oluşturmak ve Patreon gibi platformlar üzerinden bağış/abonelik modelleri üzerine bir strateji geliştirmek de mümkün. Tabii, bunların ciddi bir rekabeti beraberinde getirdiğinin farkında olmak gerekiyor. Yukarıda ismini saydığım platformlar haricinde TikTok, Snapchat ve Pinterest gibi onlarca farklı platformdan bahsetmek de mümkün ancak şu an çok bilinen alternatiflere değil de gündeme yeni gelen alanlara odaklanalım. Çünkü Gelecek Burada olarak bugünü değil yarını merak ediyor ve araştırıyoruz. 

Medium’un para kazanma seçeneğinin sadece Amerika’da yaşayanlar için aktif olmasını coğrafya kaderdir klişesine bağlayabiliriz. Ancak, içerik üretimi yolunda bizi vazgeçiren şey bu olmamalı.

Görsel: Gelecek Burada - Nuh Enes Sakallı

Daha önce, Kolay Para Kazanmak Ah Ne Güzeldir İnternette içeriğimizde de bahsettiğimiz gibi içerik ekonomisi her geçen gün büyüyor ve yepyeni alanlar yaratıyor. Son zamanlarda Amerika’da geliştirilen ve yakın gelecekte farklı ülkelerde de kullanılma potansiyeli bulunan bazı yeni uygulamalar şöyle: 

Pearpop: İçerik üreticilerin, takipçileri ile gireceği etkileşimden para kazanmasını hedefleyen uygulamada işleyiş oldukça basit, “senin gönderine yorum yapmamı mı istiyorsun? 250 TL ver.”

NewNew: Kendisini bir “sosyal karar uygulaması” olarak tanımlayan NewNew’da kullanıcılar, takip ettikleri insanların hayatında aldığı kararlara etki edebiliyor. Yani bu uygulamada, "Hasan ile mi çıkmalıyım Filiz ile mi" diye sorarak para kazanabilirsin. Ne de olsa, “üzerine yeterince düşündüğümüzde hayatımızdaki her şey bir içeriktir”.

Rally: İçerik üreticilerin kendi kripto paralarını üretmesini sağlayan bu platform ile bir kripto para yaratarak takipçilerinle birlikte özel bir ekonomik ekosistem kurabilirsin.

Clout Market: Ethereum destekli bir kripto para birimi olan bu girişim, ‘insanları’ satın almamızı sağlıyor. Bir fenomen için oluşturulan tokenları satın alıp, yatırım yapmış oluyoruz. Bir şirkete hissedar olmak gibi, bir insana da hissedar olabiliyoruz. 

Maalesef şu an için yukarıda ismini verdiğim yeni platformları da coğrafya kaderdir kategorisine almak durumundayız. 

Dijital -Uluslararası- Hizmetler

İçerik yazarlığı, tasarım ve yazılım gibi konularda yetenekliysek içerik üretebileceğimizden veya kendi uygulamalarımızı geliştirerek pazara sunabileceğimizden bahsettik. Ancak herkes bu yolu tercih etmek zorunda değil. Birçok insan, içerisinde çok fazla katman bulunan içerik üretimi & girişimcilik yolunu tercih etmek yerine direkt olarak bu yetenekleriyle hizmet vermeye odaklanıyor.

Bu gibi durumlar için Upwork, freelance.com gibi platformlar sıkça tercih ediliyor. Tasarım ve yazılım gibi evrensel yetenekler sayesinde Türkiye ekonomisinin tatmin etmeyen gelir seviyesine alternatif olarak yabancı müşterilerden döviz kazanmak mümkün olabiliyor. 

Coğrafya kaderdir: PayPal 2016 yılında ülkemizdeki operasyonlarını durdurduğu için yurt dışı kaynaklı birçok işte ödeme sıkıntıları yaşanabiliyor.

Bu gibi durumlar için Metamask üzerinden kripto para cüzdanı açarak müşterilerden kripto para ödeme rica edilebilir ancak bugün hâlâ bu teknolojiye uzak olan milyonlarca insan var. O yüzden olumlu cevap alma ihtimali oldukça düşük. Onun haricinde, belirli şartlar olgunlaşırsa dijital göçebelik yöntemi de tercih edilebilir.  

Kitlesel Fonlama

İnternet kültürünün en önemli kazanımlarından birisi de kitlesel fonlama, yani crowdfunding oldu. Hayata geçirmek için can atılan ancak sermaye konusunda sıkıntı yaşanan sanat veya teknoloji projelerini Kickstarter ve benzeri platformlarda paylaşarak henüz fikir aşamasındayken bile maddi destek toplama ve projeyi gerçekleştirme şansı yakalanabiliyor.

Yıkıcı Teknolojiler, Yeni Fırsatlar

Yukarıda çoğunlukla internetin hayatımıza kazandırdığı evrenselliğe bağlı bazı fırsatlardan bahsettik ama bir yandan da doğmakta olan, henüz ciddi bir pazar oluşturamamış veya ana akım hâline gelememiş ‘niş’ alanlar bulunuyor. 3D yazıcılar, blockchain, sanal gerçeklik ve yapay zekâ gibi teknolojiler; yepyeni fırsatları da beraberinde getiriyor. Bu alanlarda yeni girişimler, içerikler, çeviriler ve çok daha fazlasına ihtiyaç duyuluyor. Bir avukat olarak iş bulamıyor olabilirsiniz ancak yapay zekâ ile ilgilenen bir avukatsanız, yeni kurulmuş bir şirkette pozisyon bulma şansınız yüksek olacaktır. Herkes içerik üretebilir ancak 3D yazıcı ile yakından ilgilenen, terimlere ve sektöre hakim bir içerik yazarıysanız 3dörtgen’in blogu için aranan kişi olabilirsiniz. (Evet, o içerik yazarları bizim Gelecek Burada takımımızda olduğu için şu an 3dörtgen’in bloguna biz içerik üretiyoruz.) 

Blockchain ile yeni fırsatlar

İçerik ekonomisi kısmında örneğini verdiğimiz yeni girişimlerden bazıları blockchain temelliydi. Blockchain teknolojisinin eşten eşe veri iletimi üzerine kurulmuş olması; ülkelerin yasal düzenlemelerine takılmadan dünyanın diğer ucundaki kişi ve kurumlarla bilgi veya değer alışverişi yapabileceğimiz anlamına geliyor. Bu sayede ekonomik bir devrime tanıklık ediyoruz. Akıllı sözleşme platformu Ethereum’un gücünü arkasına alan birçok girişim NFT’ler ile içerik üreticilerinin ciddi anlamda para kazanabileceği alanlar yaratıyor. Kripto paraların ödemeleri hızlandırması, kolaylaştırması ve komisyon oranlarını düşürmesi de içerik üreticilerin gelir modeli oluşturabilmesini sağlıyor. Tüm bu konularda bir içerik üretici veya girişimci olarak rol almak ve öncülerden olmak da ihtimallerden birisi. 

NFT nedir?

Son günlerde sıkça gündeme gelen NFT, ilk duyuşta herkese oldukça ‘garip’ geliyor. Araştırmaya değer ve oldukça derin bir altyapısı bulunan Non-Fungible Token (NFT), en basit anlatımıyla her bir eserin/varlığın özel bir kimliğe sahip olmasını sağlıyor ve kopyalanmasını engelliyor. Böylece, bir değeri olduğunu düşündüğümüz her şeye bir kimlik (nüfus cüzdanı) ve bir sahip atayabiliyoruz. 10 yıl önce atılmış bir tweet, bir sanat eseri, bir YouTube videosu, şu an okuduğun bu satırlar ve sıradan bir selfie fotoğrafın bile NFT ile bir kimliğe sahip olabilir ve pazar yerinde satışa çıkabilir. 

Kripto Para Yatırım & Trade

Maalesef, ekonominin çok kötü olduğu ülkelerde kripto paralara yatırım oranı çok yüksek oluyor. Ülkenin yerel para birimine olan güvenin azalması ve ekonomik zorlukla birlikte gelen kolay para kazanma isteği insanları kripto paralara yatırım yapmaya itiyor. Kripto para borsaları, birçok insanın para kazanabileceği ciddi fırsatlar yaratsa da yeni yatırımcıların tüm parasını kaybetme riski bir hayli yüksek oluyor. 

Direkt kripto paralara yatırım yapmak yerine; o projeleri detaylı araştırarak sundukları çözümleri anlamak, vizyonlarını kavramak uzun vadede çok daha kazançlı sonuçlar verecektir. 

İlk olarak Decentraland projesini inceleyerek başlayabilirsin 

3D yazıcılar 

1984 yılında geliştirilen bir patentin 2009 yılında sona ermesiyle birlikte 10.000 dolardan 1000 doların altına kadar inen 3B yazıcı 2010’lu yılların yıldızı hâline geldi.

Kendin yap (DIY) kültürünün ve paylaşım ekonomisinin adeta baş rolü hâline gelen 3D yazıcılar sayesinde istediğimiz ürünleri tasarlayıp evimizde üretebiliyoruz. Hayalini kurduğumuz küpeyi bir şirketin üretmesini, üzerine lojistik bedellerini ve pazarlama masraflarını da ekleyerek fahiş fiyattan satmasını beklemek yerine evimizde hemen üretebiliriz. Bu da yepyeni bir pazar, yepyeni bir ekonomi anlamına geliyor. 

Binlerce girişimci 3B yazıcı kullanarak ürettiği özel ve kişiselleştirilmiş ürünleri Instagram ve Etsy gibi platformlar üzerinden satıyor veya 3B modelleri myminifactory, cults3d gibi platformlarda pazara sunuyor. 

Sonuç olarak; ekonomik krizle baş etmeye çalışan bir ülkeden fiziksel göçe başvurmak oldukça mantıklı bir hareket ancak vize ve diğer masraflardan dolayı bu herkes için mümkün olmuyor. Fiziksel göç yapılamayan durumlarda ise sanal göç yolunu tercih ederek, geliri yurt dışından sağlayabilir ve ekonomik farklılıklardan dolayı yabancı müşteriler için ‘ucuz iş gücü’ sağlarken bizler için oldukça kazançlı işler bulmak mümkün.

Bu içeriğin istatistik ve demeçlerle genişletilmiş dosya versiyonunu buradan okuyabilirsin.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

BÜLTEN SAYISI

🙋‍♀️🙋‍♂️ İnternet Çağında Beyin Göçü

Fiziki Kaçış ⚔️ Dijital Kaçış

18 Tem 2021

Gelecek Burada - Aleyna Özcan

YAZARLAR

İLGİLİ OKUMALAR