
İşletme terminolojisinden return on investment (yatırım getirisi) terimini muhtemelen duymuşsundur. Peki ya return on luck (şans getirisi)?
Bu yazıyı Jim Collins'in Great by Choice adlı kitabında kullandığı ''return on luck'' kavramı üzerinden yürüteceğim. Şansın iyi ya da kötü hepimizin hayatında yer alan bir faktör olduğuna inanıyorum. Collins ise önemli olanın şanslı olup olmadığın değil şans kapını çaldığında hazır olup olmadığın olduğunu savunuyor. Bir nevi şansın kontrol edilebilir olduğuna değiniyor. İnternetle birlikte yaşadığımız yeni dünya düzeni için özellikle durumun böyle olduğunu söylemek yanlış olmaz. Örneğin bir aşçı adayının yemeklerini sosyal medyada paylaşması, tariflerini yayınlaması, yemek konusunda bilgili kişileri sosyal medyadan takip edip onlara ulaşması potansiyel iş sahibi olması yolundaki şansını arttırır. Kişi networkünü ilgili olduğu alanda geliştirdikçe, paylaştıkça ve görünürlüğünü arttırdıkça ulaşmak istediği kişiye, işe ya da hedefe ulaşma yolundaki şansı artacaktır.
Daha somut ve tartışmalara yol açan bir örnekten gidelim: Bill Gates'in doğum yılından, o dönemde bilgisayara erişiminin olmasından, ailesinin varlığından, okuduğu okullara kadar pek çok detayı bir araya getirerek Microsoft'u şans eseri (!) ya da şans sonucu ortaya çıkardığını öne sürenler var. Olaya diğer bir taraftan baktığımızda Gates ile aynı dönemde dünyaya gelen, aynı eğitimi alan, aynı bilgisayar imkanına sahip olan, hatta aynı sıralarda oturan bile pek çok çocuk var. Kısacası Microsoft'un başarısının sırrı Gates'in şansında değil, şansı nasıl yönlendirdiğinde.

Collins kitabında, kendi şansını kendin yaratırsın da diyor. Bu noktada Türkiye'den köy okulunda eğitim hayatına başlayıp şu anda bulunduğu noktada eğitim teknolojilerine yön veren girişim Udemy'nin kurucusu Eren Bali'nin hikayesini okumanı tavsiye ederim. Küçük bir spoiler: Pek çok başarılı insan gibi Eren de bolca başarısızlık ve red yeme aşamalarından geçmiş. Yaşadığı zorlukları en iyi şekilde değerlendirerek hayatına beceri olarak katan Eren, şans yüzüne güldüğünde (Dave McClure'dan yatırım aldığında) hazırlıklı bir şekilde karşısına çıkmış. Öyle ki yakın bir tarihte Apple Health'in başındaki isim Myoung Cha Apple'daki görevinden ayrılıp Eren'in bir diğer başarılı girişimi Carbon Health'e geçtiğini duyurdu.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş

