☀️ Işığın olduğu her anda: Dilan'ın Rotası

Fotoğrafçı Dilan Bozyel'i Dilan Bozyel yapan yollar
☀️ Işığın olduğu her anda: Dilan'ın Rotası

Kimsiniz? Ne yapıyorsunuz?

Annemle babam beni 1985 Temmuz 1’de Diyarbakır’da dünyaya getirmişler. İsmimi de Dilan koymuşlar. 21 yaşıma dek ne olacağımı bilmiyordum, çocukken dansöz olma hayalim vardı, sonra neredeyse tüm çocukluğum boyunca TRT Çocuk Radyosu spikerliği yaptım, sonra insan olmaya çalıştım, herkese kendimi kabul ettirmeye çalıştım. Doğuda doğan, annesi Kıbrıs Limasollu bir kadın olarak sesimi çıkarınca dinlendiğimi fark edince bağırmaya başladım. Sonra öfkemi dindirmeyi, sessiz olunca da duyulabilmeyi öğrendim. Ya da hayat öğretti. Bu arada da fotoğrafçı oldum, 17 yıldır fotoğrafçıyım. Fotoğraf hikâyeleri de yazıyorum, demek ki cesur biriyim. Yönetmenliğe bile soyundum; ödüller falan topladık son çektiğim kliple. Herhâlde hayata tutunmaya çalışan biriyim. Yeterli mi, aşklarımdan da bahsedeyim mi?

Dilan Bozyel


Hayatınızı değiştiren, sizi siz yapan yolculuk nedir?

1 Temmuz sabahı, 1985’ te dar bir yolculuk yapmıştım. Beni ben yapmıştı. Bu soruyu sen sorduğun için elbette başka bir yolculuktan daha bahsedeceğim; sene kaçtı acaba, 10 yılı geçtiği kesin, Çok Gezenler Kulübü davetiyle seninle Beyrut’a gitmiştik. Beyrut’a aşık olmuştum. Sarhoş olduğum o gece, asfalta uzanıp “beni burada bırakın” dediğimde, sen beni sırtına alıp otel odama götürmüştün güvenle. O yolculuk önemliydi çünkü daha sonra Beyrut’ a dönmemi sağladı, bir süre orada kaldım, ilk bağımsız fotoğraf kitabım Beyrut hakkındaydı. Öyle derin, mistik ve zorlama bağlar kurmak için değil ama her yola çıkışım bir başka hikâye, beni ben yapan şey yolun ta kendisi. Gecenin bir yarısı Irak’ ta bir otobüste yalnız başıma yolculuk yaparken de, Las Vegas’ta gecenin başka bir yarısı herkes kumar oynarken Santana konserinden çıkıp sokakta bira yudumlayarak o aptal suni şehri izlemek de beni ben yapan yolculuklardan biri. Yolculuk, başlı başına bir inşaat.

Dağ mı deniz mi?

Haha! Bu soruya bayıldım. Daha geçen gün sordum kendime. Ben kahverenginin her tonuna sahip dağların arasında doğup büyüdüm, benim meskenim dağlar diyor şiirde Sabahattin Ali; bunu kendime çok belledim. Lakin gel gör ki geçtiğimiz hafta Karadeniz’de toprağın hiçbir rengini göstermeyen yeşilin her tonu ağaçların sardığı, bulutların ağaçlara yaslanıp uyuduğu dağları görünce yeşil dağlara da vuruldum. Haftaya deniz izlemeye gidiyorum. Fikret Kızılok gömleğimi giyip gideceğim, denizler hayatı kabul etmemi sağlıyor. Dağlar ise düşünmeyi, mücadele etmeyi öğretiyor bana. Dağ denizsiz, ben doğasız kalamam özetle.

Hayatınızda çektiğiniz en kıymetli seyahat fotoğrafı hangisi?

Aman bu soru zor oldu şimdi. Aklıma ilk gelen fotoğrafım Mısır’da çektiğim güzel gözlü bir çocuğun portresi oldu. Arap Baharı’nın başıydı, piramitler arasında aylak aylak dolaşıyordum kameramla. Puşi satan bir çocuk beni uzaktan görüp yanıma geldi, tam bir Ortadoğu arthouse film sahnesi gibiydi. Yanıma geldi, kameramı işaret etti. Puşiyi uzattı ve saçıma doladı özenle. Karşılığında fotoğrafını çekmemi istedi.

O fotoğraf bir yıl sonra -çok da önemli saymadığım- global bir yarışmada yılın en iyi çocuk portresi ödülünü aldı. Fakat ben mutlu olmadım çünkü o savaşta çocuğun hayatta olup olmadığını bilmiyordum, bu hikâyeyi internette paylaştım. Mısırlı takipçilerim duyurular yaptı, çocuğu bulayım diye. Ne yazık ki haber çıkmadı. Belki de savaşta ölmüş bir çocuğun bir çift güzel gözü hâlâ gözümün önünde durduğu için aklıma bu fotoğrafım geldi sorunu okuyunca.

Yolda yazmak mı fotoğraflamak mı daha iyi bir bellek tutma yolu?

Önce fotoğraflamak sonra notlar almak, karalamak.

Söz uçar, yazı silinir, fotoğraf kalır.

Yolda tanıştığınız en acayip insan kim?

Meczup bir heykeltıraş. Bir tarlanın ortasında yaşıyor. Tesadüfen denk gelince tarla ortasında ahşap heykellere, inip bakayım dedim. Heykellerin çoğunda kadın sureti vardı, uzun yüzlü kısık gözlü kadın yüzleri. Hafif başı eğik bir kadın. Yanında ev arkadaşı olan eşeğiyle kulübesinden çıktı bu kişi, sessizce yanıma gelip, yüzüme bakıp “sen Meryem Ana’sın” dedi. Sonra bizim sözde çağdaş sanatseverler bu adamı keşfettiler, pohpohladılar, aldılar heykelleri yüksek komisyonlarla sattılar. Sergilerde, sanat fuarlarında, zengin beyazların evlerinde gördüm o heykelleri. Ama adamı bir daha hiç ziyaret etmedim. Telefon numarasını da engelledim. Orada, o sevdiği surette kalalım birbirimizin aklında istedim.

En sevdiğiniz rota nedir?

Plansız, keşfetme amaçlı; yola teslim olduğum rotalar. Barış Manço misali doğu-batı kuzey-güney, fark etmez.

En iyi 5 seyahatinizi sıralar mısınız?

Piyuv! Amma zor soru. Çok taze diye 2 günlük Rize seyahatimi alırım listeye, İskoçya var bir nevi Karadeniz gibi orası da, Dersim seyahatlerim hep en göz doyuran, e son kitabım Paris ve Beyrut üzerineydi; beşli listeyi doldurdum böylece.

Daha çok, en yeni, uzak. Seyahati hep bu kavramlarla birleştiriyoruz. Bunların arayışında yakınımızda olanları, etrafımızdan geçenleri kaçırıyor muyuz?

Bir fotoğrafçı olarak kaçırmadığımı düşünüyorum. Işığın olduğu hiçbir hayat akışını kaçırmamaya yemin ederek giriyoruz bu yola sanırım. Arayış kelimesi soruna dahil olunca daha detaylı ve daha dürüst cevaplamam gerek aslında; benim dünyayı kaçırmayışım sırasında sulamayı unuttuğum çiçeklerim, yeteri kadar ilgilenemediğim kedilerim, sevgimi içimde taşarak yaşasam da her zaman çok aktaramadığım aşklarım oldu. Aileme de vakit ayıramıyorum bu yolculuk kaderini üstlenince. Umarım helal ederler hakkımı.


Bir yeri keşfetme telaşı ne zaman geçer, insan durmayı, çevresine bakmayı nasıl öğrenir?

Hayat ince ince, ilmek ilmek öğretiyor. 2 sene önce bugünlerde dört duvar arasında durduk hepimiz. Bırak kapanan yolları, zaman bile durdu kaldı öylece. Hatırlasana. Benim ödüm kopuyordu bir daha yola çıkamayacağız diye. O dönemin haricinde konuşursak; biraz daha sufi konular girer devreye. Her anı fark etmek, değerini bilmek, inanca göre şükretmek… Fotoğraf çekmeden, not almadan; sadece nefes alıp şöyle bir ayağının altındaki yeryüzünün koordinatlarını hissederek yol alır insan. Hayvanlar bile böyle bence. Ben tabii yabanıl bir insandan çok yabani bir hayvan misali yaşıyorum bu hayat yolculuğumu.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

RutaRuta

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

☀️ Işığın olduğu her anda: Dilan'ın Rotası

Fotoğrafçı Dilan Bozyel'i Dilan Bozyel yapan yollar

12 Eki 2022

Dilan Bozyel

YAZARLAR

Ruta

Ruta hayatını genelde yolda geçiren ve not tutmak yerine fotoğraf çeken bir adamın seyir defteri.

İLGİLİ OKUMALAR