İstersen dakikada bin kelime yaz, Çirkin misin? Nafile uğraşma, daktilo olamazsın!

Arkadaşım (N...), beni dalgın halimde yakaladı: Arpacı kumrusu gibi düşünüyorsun! Yoksa evleniyor musun kız!

9 Ekim - İBB Kültür AŞ - İstanbul
İBB Kültür AŞ ile birlikte

İstanbul'un kültür arşivi sergilerle şehirde Bir Zamanlar İstanbul sergisi, 2022 6 Ekim - 16 Ekim tarihleri arasında beşinci edisyonuyla şehre yayılan fotoğraf festivali 212 Photography Istanbul , İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Dairesi Başkanlığı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştirak şirketlerinden Kültür AŞ iş birliğiyle şehri de festivalin bir parçası hâline getiriyor. Neler var? Festival kapsamında İstanbul Büyükşehir Belediyesi arşivinde yer alan, Faik Şenol ’un insan ve şehir manzaralarına odaklanarak İstanbul’un gelişim ve değişimini belgelediği fotoğraflarının bir araya geldiği Bir Zamanlar İstanbul sergisi, Taksim Sanat ’ta ziyaretçilerini nostaljik bir İstanbul kesitiyle buluşturuyor. Akaretler’de ziyaretçilerini bekleyen Kayıttayız sergisi, Kültür AŞ Genel Müdürü Murat Abbas , Kanat Atkaya ve Burak Sülünbaz ’ın plak koleksiyonlarından yola çıkarak müziğin görsel tarihinden kareleri ve hikâyeleri sanatseverlere ulaştırıyor. Kültür AŞ iş birliğiyle şehre yayılan sergiler hakkında daha fazla bilgiye ulaşmak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsin.

Daha fazlasını öğren

(3)
Röportajı yapan: Neriman


(N.) a iş hayatına atılacağımı söylemekle ilk adımı atmış olacaktım. Ona hemen açılmamakta bir maksadım vardı. O zeki bir kızdı. Birdenbire söylemiş bulunsaydım, pek ihtimal vermemesi imkânı olabilirdi. İşi ehemmiyetli telâkki ettiğimi anlatmak, kararımın kat'i olduğunu kanaatini aşılayabilmek, bunun sokak üstünde konuşulacak şeylerden olmadığını anlatmakla kabil olacaktı.

Önümden, her renkten, her çeşitten adam geçiyordu. Bunlardan bazılarının kılıklarından ne işle uğraştıklarını kolaylıkla anlamak kabil oluyordu. Fakat bazıları?.. Bunlar ne tüccara, ne komisyoncuya, ne memura, benziyorlardı.

İşçi miydiler?.. Belki.. Yoksa tüccara, komisyoncuya, memura benzemedikleri halde bu sınıftan mıydılar? Gene belki...

Ben bu sabaha kadar muharrirken şimdi, iş arayan birisi olamaz mıydım?. Kim temin ederdi ki işte yanımdan, başı önünde dalgın geçen şu adam düne kadar tüccar değildi de şimdi komisyonculuk peşindedir? Gene kim temin ederdi ki şu ihtiyar düne kadar memur değildi de yaş tahdidi yüzünden, bugün memuriyetten ayrılmış ve bir iş peşinde koşmaktadır?.

Böyle düşüncelerle kendimi, hakikaten bir iş arayanın hüviyetine sarmıya ve bunu benimsemeye çalışıyordum.

Arkadaşım beni gene dalgın halimde yakaladı:

— Sen de bir şey var amma, bakalım nedir? Arpacı kumrusu gibi düşünüp duruyorsun. Yoksa evleniyor musun kız?.

— Evlenen düşünür mü?

— Ne bileyim ben. Nen var öyleyse?..

Cevap vermedim... Kolundan yakalayarak yürüme istedim..

— Dur, dedi.. Gitme.. Azıcık bekleyeceğiz..

— Kimi?

— Görürsün..

Bu sırada taş merdivenlerde genç ince, uzun, mavi gözlü mütenasip endamlı bir kız göründü. (N.) bana döndü:

— Sana, dedi, arkadaşımın kızkardeşi (F.) yi tanıtayım.

Sonra ona da beni tanıttı:

— Mektep arkadaşım Neriman..

Elimi uzatarak bana uzanan eli sıktım. (N.) devam etti:

— F. de artık bugün çalışmıya başlıyor. Kendisini bizim şirkete alacağız.. Daktiloluklan.

— Daktiloluklan mi?.

— Evet..

Elden kaçırılan bir devlet kuşunun bir başkasının başına konmuş olmasına şahit olmaktan doğan bir üzüntü bile gayriihtiyarî:

— Ne iyi, ne bahriyarlık..

Demişim..

(N.) :

— Hakikaten bahriyarlık. Amma kızcağız çok bekledi.. Değil mi F.? Belki iki aydanberi baş vurmadığımız yer kalmadı.. Dürüst bir yer bulamamıştık.. Bizde bir ermeni kız vardı. Evlendi... Yerine birisi lâzım oldu. Kısmet F. nin imiş.

(N.) a fikrimi söylememekte israr edişime âdeta yandım. Belki de şimdi bu kızcağız yerine şirkete ben gider ve hemen çalışmıya başlayabilirdim..

— İş güç mü bulunuyor, diye sordum..

F., susuyor. Mütemadiyen N. konuşuyordu:

— Bu da lâf mı? Tabiî güç.. Hele yüzün gözün düzgün olmadı mı daktiloluk arama.. İş var amma işte öylesi.. İyi yer bulmak mı? Büyük bir bahtiyarlık.. Ben bugün yerimden ayrılsam bir başka yerde dünyada çalışmam.

(Neden?) diye sormadım. Zaten sormaya da lüzum yoktur. İki üç kelime ile biraz önce anlatıvermişti.

(Devamı var)


Kaynak: Haber (Akşam Postası), 22 İkinciteşrin 1937, Sayfa 11.


Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

KupürKupür

BÜLTEN SAYISI

Bir işçi gibi fabrikada çalıştım; hizmetçilik yaptım! #2

Daktilo olmanın incelikleri, küçük ilanlar, dokuma fabrikası

14 Eki 2022

İBB Kültür AŞ ile birlikte
Neriman

YAZARLAR

Kupür

Geçmiş gazete ve dergilerden yazılar, makaleler, röportajlar. İki haftada bir cuma neşrolunur.

İLGİLİ OKUMALAR