İşyerinde ses kayıt özelliği olan güvenlik kameraları mahremiyeti ihlal ediyor!

Teknoloji her geçen gün hızla ilerliyor ve bununla birlikte güvenlik önlemleri de gelişiyor. Geleneksel güvenlik kameraları sadece görüntü kaydedebilirken, yeni nesil kameralar ses kaydı da yapabiliyor. Bu özellik sayesinde, bir taraftan güvenlik sistemleri daha etkili çalışıyorken, bir taraftan da kişisel verilerin korunması ve temel hakların güvence altına alınması gibi önemli hukuki sorunlar ortaya çıkıyor. Haydi gelin, ses kayıt özelliği bulunan güvenlik kameralarının işyerlerinde kullanımını işçi ve işveren açısından ele alalım.
İşyerinde ses kayıt özelliği olan güvenlik kameraları mahremiyeti ihlal ediyor!

Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK), kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişilere ait her türlü bilgiyi kişisel veri olarak kabul ettiğinden, güvenlik kameralarıyla elde edilen görüntü ve/veya ses kayıtlarının da birer kişisel veri olduğunun altını çizelim.

Veri sorumlusu olarak kabul edilen işverenler, işyerinde güvenliği sağlamak ve faaliyetleri denetlemek gibi amaçlarla güvenlik kameraları kullanabiliyor. Eğer ortada bir kişisel veri işleme faaliyeti varsa -ki bu durumda kameralar aracılığıyla var- elde edilen bu verilerin de KVKK’da belirtilen temel ilkelere uygun olarak işlenmesi şart. Kameralar aracılığıyla elde edilen kişisel verilerin; belirli, açık ve meşru amaçlarla ve bunlarla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olarak işlendiği ve aynı zamanda işçilerin de özel hayatının gizliliğini ihlal etmediği durumunda, kamera ile izleme faaliyetinin hukuka uygun olduğunu söyleyebiliriz. Peki, işverenin güvenlik kameraları aracılığıyla elde etmek istediği amaca ulaşabilmesi için hem görüntü hem de ses kayıt özelliği bulunan güvenlik kamerası kullanılmasını da hukuka uygun kabul edebilir miyiz?

KVKK’nın temel amaçlarından biri de veri sorumlusu tarafından gerçekleştirilen veri işleme faaliyeti ile kişisel veri sahibinin hakları arasında bir denge oluşturmak. İşverenin, işyerinde güvenlik kameraları kullanmak suretiyle, işyerinin ve çalışanların güvenliğini sağlama ve işyeri faaliyetlerini denetleme yükümlülüğünü yerine getirdiği söylenebilir. Ancak işverenin bunu yapması sırasında çalışanlarının özel hayatının gizliliğini isteme hakkı arasında bir çatışma meydana gelebilir. Sadece görüntü kaydeden güvenlik kameraları açısından bir değerlendirme yapıldığında, işverenin 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu uyarınca çalışanların ve işyerinin güvenliğini sağlama yükümlülüğü bulunmakta olup aynı zamanda iş faaliyetlerinin yürütülmesini denetlemek istemesi de en doğal hakkıdır. Bu durumda işverenin belirli, açık, meşru amaçlarla veri işleme faaliyeti gerçekleştirildiğinden söz etmek mümkün. Bu şekilde, bir noktada işçinin de korunması sağlandığından menfaat dengesinin ihlal edilmediği söylenebilir. Ancak, ses kayıt özelliği ile donatılmış güvenlik kameraları söz konusu olduğunda ölçülülük ilkesine uygun bir işleme faaliyetten bahsetmek pek de mümkün değil. Şöyle ki; ses kayıt özelliği de bulunan güvenlik kameraları aracılığıyla çalışanların hem görüntü hem de ses verileri elde ediliyor. Bu uygulama işverene, işçiyi ve işyerindeki faaliyeti daha sıkı denetleme ve izleme yapma imkanı sunarken, azami olarak haftada 5 gün ve günde 8 saatini işyerinde geçiren işçi açısından ise sürekli olarak konuşmalarının ve hareketlerinin izleniyor olması nedeniyle özel hayatına müdahale edilmesi sonucunu doğuruyor. Bu nedenle, ilgili uygulama işverenin çıkarlarını gözetirken işçinin özel hayatına ağır bir müdahale içeriyor ve ölçülülük ilkesine aykırılık teşkil ediyor.

Özel hayatın gizliliği temel bir Anayasal hak olup Anayasa’nın 20. Maddesinde düzenleniyor: “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.” Ses kayıt özelliği bulunan güvenlik kameraları ile gerçekleştirilen veri işleme faaliyeti çalışanların özel hayatına müdahale içermekte olup Anayasal bir hakkın ihlali söz konusudur.

Sonuç olarak veri sorumlusu konumundaki işveren tarafından söz konusu uygulama ile ulaşılmak istenen açık ve meşru amaçlarla görüntü kaydı alan güvenlik kameraları ile ulaşılması mümkün iken işyerlerinde ses kayıt özelliği de bulunan güvenlik kamerasının kullanılması kişisel veri işleme faaliyeti ile ulaşılmak istenen amaç arasındaki dengenin bozulmasına yol açacaktır. Veri sorumlusunun özel hayatın gizliliği hakkını kullanmasını ciddi ölçüde güçlendiren bu uygulamanın ancak ölçülülük ilkesine aykırılık teşkil etmediği hallerde kanuna uygun olarak uygulanması mümkündür. Aksi halde temel bir hakkın ihlali söz konusu olduğu bahsedilebilir. Bu sebeple ses kayıt özelliği bulunan güvenlik kamerası kullanılmak istenen işyerlerinde bu işleme faaliyeti ile hangi amacın elde edilmeye çalıştığı ve söz konusu açık ve meşru amaca görüntü kaydı alan güvenlik kameraları ile ulaşılmasının mümkün olup olmadığı sorularının yanıtlanması gerekir. Eğer ki söz konusu amaca görüntü kaydı alan güvenlik kameraları ile ulaşılmak mümkün ise ayrıca ses kaydının da alınması hukuka uygun değildir.

Kişisel Verileri Koruma Kurulunun bir kararı da aslında burada özetlediğimiz konuyu etraflıca ele alıyor. Bir kamu kurumu olan veri sorumlusu tarafından ses kayıt özelliği bulunan güvenlik kamerası kullanılması hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulundan görüş talep ediliyor. Kararda, gözetim sistemlerinde görüntü kaydı ile birlikte ses kayıt sisteminin de kullanılmasının sadece görüntü kaydına göre çok daha müdahaleci olacağı; kameralar vasıtasıyla görüntü ile birlikte ses kaydı yapılmasının bireylerde her açıdan gözetim altında tutuldukları endişesi yaratabileceği değerlendirmeleri yer alıyor.

Son olarak şunu da belirtmek gerekir ki her ne kadar görüntü kaydı alan güvenlik kameraları ile veri işleme faaliyetinin yürütülmesi hukuka uygun bir uygulama olsa da KVKK uyarınca veri sorumlusunun kişisel veri sahiplerini aydınlatma yükümlülüğü ve belirli, meşru amaçlarla işlediği kişisel verileri işlendikleri amaçla sınırlı ve ölçülü kullanma yükümlülükleri bakidir. Bu sebeple işyerlerinde güvenlik kamerası bulunan alanlarda kamera ile görüntü verisinin elde edildiğini bildirir uyarı levhalarının bulundurulması ve ilgili kişilere kişisel veri işleme amaçları, veri sorumlusunun kimliği, kimlere ve hangi amaçla aktarılabileceği, kişisel veri toplamanın yöntemi ve hukuki sebebi, veri sahibinin kanundan doğan haklarını içeren bir aydınlatma metni sunulması gerekir. Ayrıca elde edilen kişisel veriler işleme amaçları doğrultusunda ve ölçülülük ilkesi gözetilerek kullanılmalıdır. Yani işverenin işyeri güvenliğinin sağlanması amacıyla elde ettiği kişisel veriyi çalışanın performansının değerlendirilmesi amacıyla kullanması hukuken mümkün değil. İş yerlerinde ses kayıt özelliği bulunan güvenlik kameraların kullanılması işverenler açısından daha avantajlı gibi görünse de aslında özel hayatın gizliliğine ölçüsüz müdahale içeren bu uygulamaya şimdilik temkinli yaklaşılması gerektiğini söylemekte fayda var.

Bu yazı Verini Koru gönüllüsü Sema Selek tarafından hazırlanarak, 29.05.2023 tarihli bültenimizde yayınlanmıştır.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

Yapay zeka uygulamaları veri mahremiyeti radarında! 1 veri kaç para?

Meta'ya 1,2 milyar € ceza, GDPR'ın 5. yılı, yapay zeka destekli güvenlik kamarası gözetimine Fransa AYM'sinden onay, Google'a bir dava da Hollanda'dan

29 May 2023

canva

YAZARLAR

Veri Koruma ve Mahremiyet Gündemi

Sivil toplum kuruluşu Verini Koru'nun ekibi, Türkiye'de ve dünyada kişisel verilerin korunması alanında yaşanan gelişmeleri yakından takip ediyor ve her Pazartesi sizlerle buluşturmak için bültenler hâline getiriyor.

İLGİLİ OKUMALAR