
Yazı: Onur Baştürk
Fotoğraflar: Jamie Cole
“Evde büyük ve geniş yapraklı bitki seviyorum” 
Murat Patavi̇:
(Republica Ajans Sahibi)
Babam bahçe ve bitki aşığıydı. Tohumlar, fideler, çiçekler ve hayvanlara düşkünlüğümde onun doğa sevgisinin payı büyük. Farklı fidanlıklardan fideler arar, gittiği seyahatlerden tohum ve yaprak toplayıp onları üretmeye çalışırdı. Toprağı ve toprakla oyalanmayı çok severdi. Kendi evime geçtiğim ilk gençlik yıllarımdan beri yaşam alanlarımda ben de bitkilere sıkça yer verdim. Yaşadığım mekanları seçerken yeşil her zaman tercih ve önceliğim oldu. Yani deniz manzaralı ev mi yoksa yeşillikler arasında bir ev mi diye sorulsa, tercihim hep yeşilden yana olur.
Evde daha çok büyük ve geniş yapraklı bitki çeşitlerini seviyorum. 60’lar ruhunu yaşatan deve tabanı, kauçuk, kaktüs ve fil kulağı gibi. Onlarla özlediğimiz estetiği, yeşile özgü stili, samimiyet ve sıcaklığı yakalıyorum. Bu da beni bir yandan özgürleştirirken bir yandan da hayranlık duygusuyla iç içe yaşamamı sağlıyor.

Başka ülkelerden bitki taşıma hikâyem çok var! Mutlaka elimde nemli pamuğa sarılmış bir dalla dönerim. Özellikle de İtalya seyahatlerinden...
Aldığım her bitkiyi Google’lıyorum. İhtiyaçlarını ve bakımını hemen öğrenmeye çalışıyorum. Bakması değil, ama bitler ve böceklerle savaşması zor oluyor genelde. Bir bitki öldüğünde ise bir çıplaklık, boşluk hissi kaplıyor evi. Özellikle olduğu yerle özdeşleşmiş bitkiler böyle hissettiriyor.

“Ficus’um tam 19 yıldır bizimle. Evlendiğimde almıştım”

Gülin Özalp:
(Topaz, Firuze, Monkey, Pandeli ve Ringa restoranlarının sahibi)
Bitkilere olan sevgi ve ilgim çocuklukta başladı. Beni yakından tanıyanların çok iyi bildiği gibi, doğada olmayı fazlasıyla seven biriyim. Ancak şehirde yaşadığım için her zaman doğanın içinde olamıyorum. Ben de evimde kendi yeşil alanımı yaratmak istedim. O yüzden evimde bolca bitki yetiştiriyorum. Büyüklü küçüklü olmak üzere 30 bitkim var.
Evde yetiştirmekten en zevk aldığım bitki Monstera (Deve Tabanı). Çünkü sürekli yeni yaprakları çıkıyor. Yenilenip şekil değiştiriyor.
‘Ficus’um ise 19 yıldır bizimle! Evlendiğimde almıştım. Bazen yaprakları dökülüyor, sararıyor ama bizi hiç bırakmıyor. Aldığımızda ince, uzun bir bitkiydi. Şimdi oldukça genişledi.
Bali’den Coconut Palm taşımışlığım var, ama bir yıl sonra beni terk etti maalesef.
Benim için bakması en zor bitki Bonzai. Kendisi bana biraz nazlı geliyor.
Bir bitkiyi yaşatamadığım zaman çok üzülüyorum. Çünkü bir canlı olarak ilgi gösterip onunla bağ kuruyorum. Neyse ki zamanla bitkilerin neye ihtiyacı olduğu konusunda daha çok bilgi sahibi oldum. Artık bitkilerimi kaybetmeyip yaşatabiliyorum.
Şu anda yazlık bir ev hayalim var. Orada bolca dev kaktüsüm olsun istiyorum.

“En sevdiklerim körpe ve parlak gözüken yeşillikler”

Murat Süter:
(Kreatif Direktör)
Bitkilerin tutku haline gelmesi 15 yıl önce Nişantaşı’ndan Beykoz’a taşınma kararımla beraber başladı sanırım. Penceremden bakınca gördüğüm şey uçsuz bucaksız bir orman olunca, bu yeşilliği evimin içine de sokma isteği kaçınılmaz oldu.
En sevdiğim bitkilerim körpe ve parlak gözüken yeşillikler. Zamia Zamioculcas, Monstera, Asparagus (Kuşkonmaz), Ficus Elastica (Kauçuk), Calathea Orbifolia ve Marantha. Ayrıca genel olarak tüm kaktüs ve sukulentleri de severim.
Chinese Coin Plant’le (Pilea Peperomioides) ilk olarak Hong Kong’ta tanışmış, küçük bir saksıyla İstanbul’a dönmüştüm! Minik yaprakları olan bitki, dikildiği saksının ebadına göre çeşitli yaprak boyutlarıyla kendini göstermeye devam etti. Hong Kong’tan getirdiğim ise hâla aynı minik boyutuyla yaşamaya devam ediyor.
Yetiştirmekte zorlandığım bir bitki olmadı. Ama ağaçlara gelirsek, evimin önünde 10 yıl önce diktiğim üç adet mimoza ağacı beni en çok zorlayanlar. O kadar çok seviyorum ki, her kar yağdığında iki-üç saatte bir (geceleri dahil) dallarını silkiyorum. Üzerlerinde biriken karı azaltabilmek için. Çok zor ve kondisyon gerektiren bir iş olduğunu söylemeliyim!
Çok fazla bitki öldürmedim. Bir yolunu bulup muhakkak yaşatmaya çalışıyorum bitkiyi.
Büyükçe bir Ficus Elastica (Kauçuk) almak hep aklımda var.

Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Yuzu Mag
Print ve dijitalde seyahat, mimari, gastronomi, yaşam, sanat ve botanik konulu yazı ve fotoğraflar yayımlayan Yuzu, geçmiş sayılarından yayımlanan yazılarından oluşan seçkiyle her cuma 11.00'de Aposto'da.
İLGİLİ OKUMALAR



