
Belki de en büyük lanet sıradanlaşmaktır. Her şey sıradanlaştığında; umutsuzluğa kapılmak, o umutsuzluğa alışmak, hedefsiz kalmak ve bundan dolayı tünelin ucunda bir ışık görememek döngüsü sırasıyla izler birbirini. Leicester City, 5 sene önce Claudio Ranieri ile şampiyonluğa ulaşıp bulutların üstüne çıktıktan sonra, yere indiğinde adeta Jetlag olmuştu. Maliyetli kadrolara rağmen, şampiyonluğu takip eden sezonlarda bir 12.’lik, bir de 9.’luk gelince camia doğal olarak “Ne oluyoruz?” havasına büründü. Bu sisli hava, benim de menajerliğini çok takdir ettiğim ve çoğu zaman hak ettiğinden az değer gördüğünü düşündüğüm Brendan Rodgers ile dağıldı.
Kulüp Rodgers yönetiminde ligde kendine bir yer edinip, burada olmak için çabaladı. O yer ilk 4 sıra, yani Şampiyonlar Ligi potasıydı. Tüm bunları yaparken de ortaya istikrarlı olarak iyi bir futbol koyuldu. Fakat fazla istikrar, bir noktada bıkkınlığı da beraberinde getiriyor. Ranieri’nin kurduğu yapı Kante – Mahrez gibi oyuncuların satışından gelen sermaye ile birlikte bir kabuk değiştirdi. Bu değişimin vazgeçilmez ismi Jamie Vardy’di. Vardy’nin merkezde kaldığı Leicester, dönüşümünü tamamladı ve bu değişimin üstünden tam 5 sene geçti. Gözüken o ki artık bir kabuk daha değiştirilmeli, çünkü cazibelerini kaybetmiş görünüyorlar.

Görsel: Sky Sports
Eldeki isimleri teker teker incelediğimizde ortaya eli yüzü düzgün bir takım çıksa da bu sezonki sakatlık problemleri, özellikle de savunma hattındaki Fofana ve James Justin’in sakatlıkları onları derinden yaraladı. Çağlar’ın da geçmişe kıyasla daha ‘Gölge’ bir performans göstermesiyle birlikte, eski kimliklerinden uzaklaşıp kolay yenilebilecek bir profil çiziyorlar.
Öte yandan James Maddison’ın sezona düşük viteste başlaması, ki ben burada transfer döneminde adının başka takımlarla anılmasının epey payı olduğunu düşünüyorum; Ice Kings için büyük bir handikap oluşturdu. Fantasy takımımda da büyük bir beklentiyle yer verdiğim genç İngiliz, son haftalarda ligin tozunu attırsa da, başlangıçta saç baş yolduracak tonla performansın altına imza attı. Şu an bence takımın en kilit pozisyonunda oynuyor ve o üretken olduğunda forvetlerden Iheanacho, Jamie Vardy ya da Patson Daka artık hangisi oynarsa oynasın, çok daha üretken olabiliyorlar.
Onların sıkışıklık haline örnek olarak UEFA Avrupa Ligi grubunda 6 maçta 8 puan alıp, +1 averajla Spartak Moskova’nın gerisinde kalmaları gösterilebilir. Evet, normalde Premier Lig takımları bu turları pek de önemsemezler ama şu aşamada böyle bir lükslerinin olduğunu sanmıyorum. Hele ki son hafta oynadıkları Napoli deplasmanlarını izledikten sonra buna kesinlikle ikna oldum. Ellerinden geleni yaptılar ama İtalyan ekibini alt etmeyi başaramadılar.
Göbeğinde Ndidi – Tielemans ikilisinin oynadığı bir takımdan istikrar beklemek, diğer ihtimale göre daha olasıdır. Çünkü bu bölgede elit bir ikili yakalamak neredeyse dünya üzerindeki tüm takımların hedeflediği bir şeydir. Bence bu ‘Bir öyle, bir böyle’ durumun tek sebebi artık hedefsiz kalmaları. İşte burada da özellikle takım yazılarında sıklıkla bahsettiğimiz ‘Potansiyeli, kinetiğe çevirme’ durumu karşımıza çıkıyor. Onlar için artık bir şeylerin değişmesi için, galiba çok şeyin değişmesi gerekiyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Gündem, Röportaj: Graham Potter, Leicester City'nin Gerçekçi Hedefi Nedir?
14 Ara 2021

YAZARLAR

Görkem Alkan
Author @This is England.

This Is England
Premier League gündeminden öne çıkan gelişmeler ve eşsiz yorumlar mail kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR



