Kuir çocukların da yaşlanabileceği bir dünya: Kalp Çarpıntısı

Yasaklanan çizgi romanın Netflix uyarlaması ve maceralarına kritik bir bakış.
Kuir çocukların da yaşlanabileceği bir dünya: Kalp Çarpıntısı

31 Temmuz - Frankeştayn Kitabevi - Piccolo
Frankeştayn Kitabevi ile birlikte

Beyoğlu’nda yeni bir kültür alanı: Frankeştayn Kitabevi Bugün Piccolo’ya bağımsız kitapçıların birer ikişer kapılarını kapattığı şu günlerde açılan Frankeştayn Kitabevi 'ni konuk ediyoruz. Avukatlık kariyerinden vazgeçip kitabevi açmaya karar veren Ayşe Tümerkan’ın projesi Frankeştayn Kitabevi, geçtiğimiz mayıs ayında Tophane’deki Lüleci Hendek caddesinde ilk kez kapılarını açtı. Pandemi ve ekonomik kriz gibi engellerle karşılaşmasına rağmen büyük bir okur desteğiyle karşılaşan Frankeştayn , ismini Mary Shelley’nin romanındaki ötekileştirilen, cinsiyetsiz anti-kahramandan alıyor. Neler var? Arkasında herhangi bir sermaye veya yayınevi gücü bulunmaması, diğer bağımsız kitabevlerinde olduğu gibi Frankeştayn’a da dilediği kitabı satma, istediği politik duruşu sergileme özgürlüğü veriyor. Ağırlıklı kurmaca metinler olmak üzere, hem Türkiye hem dünya edebiyat çevrelerinde ses getiren yazarlara ait Türkçe ve İngilizce kitaplar, küçük yayınevlerinin büyük kitapçılarda satılmayan kitapları ve siyaset tarihi, kadın çalışmaları, sanat tarihi seçkileri Frankeştayn’ın raflarında yer alıyor. Editörün önerisi: Kitap seçkisi Umami Kitap isimli yayınevinin kurucularından Seçil Epik tarafından hazırlanan Frankeştayn’ın feminist ve kuir bir odağı bulunuyor. Frankeştayn ’ın seçkisinden klasik Sindirella masalının modern dokunuşlarla yeniden yorumlandığı Sindirella - Özgürlük Kedisi adlı kitaba bir göz atmanızı tavsiye ediyoruz.

Daha fazlasını öğren

İmran Gökçe Şahin

Alice Oseman’ın Kalp Çarpıntısı ismiyle Türkçeye çevrilen çizgi roman serisini hatırlıyor musunuz? Birkaç ay önce Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu’nun kararıyla “18 yaşından küçüklerin maneviyatı üzerinde muzır tesir yapacak nitelikte” olduğu ilân edildikten sonra kitabın siyah poşete sarılı biçimde ve yalnızca 18 yaşından büyük alıcılara satılması epey bir ses getirmişti hani? Belki de tam da bu sebepten hatırlamıyorsunuz. O zaman hatırlatalım: Kalp Çarpıntısı, LGBTİ+ karakterleri ve onların ilk gençlik dönemlerindeki kimlik arayışlarını anlattığı için muzır ilan edilmişti! 

Kalp Çarpıntısı’nın dizi uyarlaması kısa süre önce Heartstopper adıyla Netflix’e geldi ve hayranları tarafından oldukça sevildi. Ancak, Netflix’e Türkiye konumundan giriş yaparsanız diziye başlamadan karşınıza şu uyarı çıkıyor: 

Bu dizi, T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Muzır Neşriyat Kurulunca küçükler için uygun olmadığı karara bağlanan “Kalp Çarpıntısı” kitabından uyarlanmıştır.

🧷 Netflix'in Kalp Çarpıntısı için uygun gördüğü uyarı


"Küçükler için uygun değildir" uyarısı

Bu uyarıyı ilk izlediğinizde fark etmemiş olabilirsiniz—zira ben de sonradan fark ettim. Tekrar bakarsanız dizinin adına tıklayıp biraz aşağı indiğinizde siyah arka plan üzerine dizinin konusu yerine eklenmiş bu uyarıyı siz de göreceksiniz. Eğer Türkiye’de yaşayan bir kullanıcıysanız adından ve kısa bir tanıtım videosundan sonra Heartstopper'la ilgili öğrenebileceğiniz ilk şey, maalesef ki bu. 

Fakat işin komik tarafı Netflix tarafından sağ tarafta şöyle bir bilgi de eklenmiş: 

Türler: Britanya Yapımı, Romantik Drama Dizileri, Ailecek İzlenebilecek Diziler.

Yani anlayacağız dizinin Netflix’teki künyesi oldukça kafa karıştırıcı. Bir dizi hem "muzır" hem de "ailece izlenebilecek" sıfatlarını nasıl aynı anda alabilir? 

Erişim engelleri: Diziyi izledikten sonra aklıma takılan ilk soru elbette ki bu değil. Son bölümü de hızlıca tükettikten sonra yaptığım ilk şey bir hevesle çizgi romanları nereden satın alabileceğime bakmak oldu. Birkaç ay önce kitabın artık siyah poşetler içinde satıldığını öğrendiğimde Kalp Çarpıntısı’nın Türkiye’deki geleceğinin ne olacağına dair hiç düşünmemişim. Şimdilerde serinin ilk cildini arattığımda bile karşıma çıkan en ucuz fiyat 115 lira! Yani bu serinin "muzır" ilân edilmesi sadece 18 yaşından küçükler için değil, kitapların erişilebilirliğini yetişkinler için de engelliyor.

🍃 Yabancı Yayınları tarafından Türkçeye çevrilen Kalp Çarpıntısı


Kalp Çarpıntısı'ndaki farklı bir görme ve görülme biçimi

Peki hem dizisini hem de çizgi roman serisini düşündüğümüzde Kalp Çarpıntısı’na sahip çıkmak neden önemli? Çünkü hem diziye adaptasyonunda hem de kitap serisinde Kalp Çarpıntsı bize temsiliyetin de ötesinde bir şey vaat ediyor: farklı bir görme ve görülme biçimi. 

Biri gökkuşağı kapitalizmi mi dedi?: Kitabın sayfalarını araladığımda, yaygın akım medyada ya da sinemada sıklıkla karşımıza çıkan ve izleyicisinde "acıma" duygusunu uyandırmak için yazılmış, bu koca ataerkil dünyada akranlarından hep daha fazla zorlanacağı vurgulanan karakterlerden fazlasını görüyorum. Kalp Çarpıntısı’nda gördüklerimiz, gökkuşağı kapitalizminin yarattığı karton karakterlerden ziyade büyüme sancılarıyla oldukça gerçek ama bu sancıları arkadaşlıklarıyla ve dayanışmayla atlatmaya çalışan kuir çocuklar ve gençler.

Kuir çocukların da yaşlanabileceği bir dünyayı resmetmek

Alice Oseman’ın kuir çocukların da büyüyebileceği ve yaşlanabileceği bir dünyanın kapılarını aralarken görsel hikâye anlatıcılığını tercih etmesi tesadüf değil diye düşünüyorum. Bu seriyle hemhâl oldum olalı görme biçimlerine, yayıncılık politikalarının ya da Netflix gibi yaygın akım olmuş platformların bizlere neyi nasıl görmeyi öğütlediği üzerine daha çok düşünür oldum. 

🧷 Görsel: Queer Trouble Makers


Doğal olarak görme biçimleri deyince de birkaç yıl önce okuduğum John Berger’a tekrar bakma ihtiyacı duydum. Berger diyor ki:

Bizi çevreleyen dünyada kendi yerimizi görerek buluruz. Bu dünyayı sözcüklerle anlatırız ama sözcükler dünyayla çevrelenmiş olmamızı hiçbir zaman değiştiremez.

Yani Kalp Çarpıntısı, yalnızca yetişkinler için değil, kuir çocuk ve gençler için kendilerini içinde görebilecekleri bir dünya yaratıyor. 

Kuir ütopyalar: Bu kitapların içerisinde sanırım beni en çok etkileyen kısımlar renkli olarak basılan “Moments,” bölümleri oldu. Çünkü kitabın siyah-beyaz kurmaca dünyasının içindeki bu "an"lar, pembeye çalan turuncumsu renkleriyle rüyaya benzer bir atmosfer yaratırken kuir ütopyalarımızı gelecek nesiller için de hayal edilebilir kılıyor. 

Berger’in şu sözlerini de bu noktada hatırlamak isterim: 

Yalnızca baktığımız şeyleri görürüz. Bakmak bir seçme edimidir. Bu edimin sonucu olarak gördüğümüz nesne—her zaman elimizle dokunabileceğimiz bir nesne anlamında olmasa da—ulaşabileceğimiz bir alana getirilmiş olur.

Demek istediğim o ki hem kitap ciltleriyle hem de dizisiyle Kalp Çarpıntısı kuir bir gelecek ihtimalini dokunabileceğimiz kadar yakınımıza getiriyor. 

🏳️‍🌈 İllüstrasyon: Alice Oseman


Netflix uyarlamasına renkler üzerinden bir okuma

Dizisine gelecek olursak alışılagelen yirmi yaş ve üstü kadrolar tarafından oynanan ergen rollerinin aksine gerçekten hâlâ ergenlik yıllarını yaşayan ve onlu yaşlarının sonlarında oyuncuların seçilmesi bu söylediklerimi de destekler nitelikte. Fakat, diziyle ilgili en çok sevdiğim şeylerden biri temsiliyetin ve karakter kurulumlarının yanı sıra bize kuir bir estetik de sunuyor olması. 

Nick ve Charlie’nin tüm hikâyesini renkler üzerinden okumak da mümkün. Dizinin ilk bölümünden itibaren mavi ve sarı tonlarını oldukça baskın bir şekilde görüyoruz. Nick, göründüğü her sahnede okulun da tüm çevresini sarmalayan mavi renkle neredeyse özdeşleşmiş bir biçimde karşımıza çıkarken Charlie’nin mavinin yanında sarının da çeşitli tonlarının baskın olduğu sahnelerde göründüğünü söyleyebiliriz. Evinin mutfağından tutun da odasına kadar sarı baskın bir renk olarak ortaya çıkıyor. 

İki karakterin ekranda birlikte görünme süreleri arttıkça Nick’in etrafındaki sarı yoğunluğu da artmaya başlıyor. Bu benim kuruntum mu bilmiyorum ama ikili arasındaki romantik hisler gelişmeye başladıkça ortaya çıkan pembemsi ve turuncumsu ışık huzmelerinin panseksüel bayrağının renklerini hatırlattığını düşünüyorum! Bunun "aşırı yorum"um olduğunu düşünebilirsiniz elbette ama dizinin renk skalasının gökkuşağıyla özdeşleşen LGBTİA+ temsiliyetine uygun bir biçimde kurgulandığı aşikâr. 

☔️ Fotoğraf: Netflix


İşte tam da bu sebeplerden ötürü kitapların ve dizinin "muzır" olarak yaftalanmasından ziyade onun siyah poşete sokulmasının ya da raflardan kaldırılmasının daha tehlikeli olduğunu düşünüyorum. Çünkü kelimeleri bizim yapabiliriz. Muzır kelimesinin TDK Büyük Sözlük’teki ilk anlamı "zararlı"ysa biz kelimenin ikinci anlamını sahiplenebiliriz—merak edenleriniz varsa ikinci madde şöyle: 

Her şeyi bozan, karıştıran (çocuk).

Eğer buradaki her şeyden kasıt kadına şiddet sahnelerinden, ataerkin etrafında dönen dünyaların hikâyelerinden ibaret yaygın akım medyaysa kuir zaten biraz da bozguncudur demeyi seçebiliriz.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

PiccoloPiccolo

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

🌈 Kuir çocukların da yaşlanabildiği bir dünya: Kalp Çarpıntısı

Bu hafta "muzır" etiketi yiyerek toplatılan Kalp Çarpıntısı serisini yakından okuyarak kuir çocukların da yaşlanabildiği dünyayı inceliyoruz.

31 Tem 2022

İllüstrasyon: Alice Oseman, Tasarım: Alara Demirel

YAZARLAR

Piccolo

Aktivist okur-yazar dergi. Her pazar 12.00'de.

İLGİLİ OKUMALAR