Kamu yönetiminde yolsuzluk

Yolsuzluk olgusu siyasal ve toplumsal düzensizliklere ve neticede baskıcı bir siyasal yapı oluşmasına yol açmaktadır.
Kamu yönetiminde yolsuzluk

(Çizim: Olçar Yiğen)

Gelişmekte olan ülkeler gibi, Türkiye’de de yaygın olarak görülen yolsuzluk en basit haliyle, "kamu gücünün özel çıkarlar için kötüye kullanılması" şeklinde tanımlanabilir. Devlet yapısı içinde, kararların tümünü programlamak mümkün olmadığından, kamu yöneticilerine takdir yetkisi tanınması kaçınılmazdır. Ancak bu yetki yer yer yasalara aykırı şekilde kullanılabilmektedir. Dolayısıyla kamusal işlemler, her zaman yolsuzluk potansiyeli taşımaktadır.

Yolsuzluğu iki ana kategoride ele almak mümkündür:

  • Siyasal yolsuzluk: Siyasal işlevlere dair kamu yetkisinin, siyasal yönetim sürecinde çıkar gözetilerek, yasal düzenlemelere aykırı biçimde kullanılması siyasal yolsuzluk şeklinde nitelenebilir. Siyasal karar alma sürecinde bazı çıkar grupları, özellikle iktidar partisi ile beraberinde ana muhalefet partisi; bürokratlar ve seçmenler ile lobicilik yaparak, kamu yararına kararlar alınmasını engelleyebilirler.
  • Yönetsel yolsuzluk: Yönetsel veya idari yolsuzluk, politikaların uygulanmasında, yani yasaların ve hükümet politika ve programlarının kamu bürokrasisi tarafından uygulanması sırasında ortaya çıkar. Yönetsel yolsuzluk da maddi çıkara dayalı yolsuzluk ve maddi olmayan çıkara dayalı yolsuzluk şeklinde ikiye ayrılabilir. Rüşvet, haraç, zimmet veya rant sağlama davranışları, maddi çıkara dayalı yolsuzluk türlerini oluştururken; kayırmacılık, patronaj, oy ticareti ve lobicilik faaliyetleri ise maddi çıkara dayalı olmayan yolsuzluk türlerindendir.

Yolsuzluklar eliyle kamu hizmetleri özel amaçlar için saptırılmakta; bu tip uygulamalarla kamu yararı, eşitlik, adalet gibi ilkeler zedelenmektedir. Bunun sonucu olarak ise vatandaşların kurulu düzene ve kamu yönetimine güvensizlik duymalarına, dolayısıyla da siyasal bunalımlara ve toplumsal kargaşalara yol açılmaktadır. Yolsuzluğa karışan kimseler, girişimlerini gizleyebilmek için yasal mazeretlerin arkasına sığınmaya çalışsalar da; yolsuzluğa konu olgunun her zaman illa yasalara aykırı olması da gerekmez. Devletin sağladığı sınırlı sayıdaki birtakım olanaklar, kamu görevlisi tarafından kendisine çıkar sağlayan kişilere tahsis edilebilir. Burada kamu gücünü elinde bulunduran şahıs, yasal düzenlemeleri ihlal etmemekle birlikte, bulunduğu kamu görevinden kişisel yarar temin etmektedir. Bu durum şüphesiz etik sorunları beraberinde getirecektir.

Yolsuzluk olgusu tabiâtı gereği gizli bir nitelik taşıdığından, yaygınlığına dair araştırma ve gözlem olanakları kısıtlıdır. Türkiye, Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün (Transparency International) Yolsuzluk Algı Endeksi 2020 sonuçlarına göre 180 ülke arasından 86. sırada yer almaktadır. Ülkemizin bürokratik yapısındaki siyasallaşma, siyasal kayırmacılık, üst düzey yöneticilerin her iktidar değişikliğinde değiştirilmesi, kamu yönetimindeki örgütlenme yetersizlikleri; devletin siyasal yapısında yolsuzluklara elverişli bir ortam hazırlamaktadır.

Anlaşılacağı üzere yolsuzluklar vatandaşların düzene ve yönetime güvensizlik duymalarına, dolayısıyla da siyasal bunalımlara ve toplumsal kargaşalara yol açmaktadır. Sonuç itibarıyla yolsuzluklar bir taraftan siyasal ve toplumsal düzensizliklere yol açarken, bir taraftan da bu düzensizliğin önlenmesi için baskıcı bir siyasal yönetim oluşmasına yol açmaktadır. Türkiye’de yıllardır süregelen yolsuzluk olgusunun derinleşmesine ve toplumsal, ekonomik ve mali yapıyı daha fazla sarsmasına fırsat vermemek amacıyla bu soruna acilen köklü çözümler üretilmesi gün geçtikçe artan bir önem kazanmaktadır.

Yolsuzluk faaliyetlerinin önüne geçmek üzere kamu mali işlerinde saydamlık artırılmalı, bu alanda bağımsızlığı tartışılmaz denetim mekanizmaları getirilmelidir. Muhakkak ki, söz konusu faaliyetlere karşı uygulanacak yaptırımların sıkılaştırılması önemli bir önlem olsa da; bunların minimum seviyeye çekilmesi için özellikle kamu sektöründe ücret adaleti sağlanması ve toplumsal kamuoyu oluşturulması da bir zorunluluktur. Zira yolsuzluk olgusunun bir ülke gerçeği olmaktan çıkıp yasadışı bir faaliyet olduğunun içselleştirilmesi, ancak bu şekilde mümkün olacaktır.

Elif Ay

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

BÜLTEN SAYISI

Z kuşağı, Kamu yönetiminde yolsuzluk

Etik ve Uyum Bülteni #27

11 Tem 2021

Z kuşağı, Kamu yönetiminde yolsuzluk

YAZARLAR

İLGİLİ OKUMALAR