Kanada GP’si: Pistin karakteristiği ve favoriler

2023 sezonu Yeni Kıta’da, Kanada’da devam ediyor. Kanada’nın başkenti Montreal’in içinde, yapay bir adanın üstünde konumlanmış Gilles Villeneuve pisti, adını aldığı efsane pilot kadar heyecan verici olmasa da zaman zaman güzel yarışlara sahne oldu. Yakın geçmişte 2011 gibi efsane bir yarışla silinmemek üzere hafızamıza kazınan Kanada, umarız bu hafta da yüzümüzü güldürür. 2011’deki yarışta Jenson Button, Vettel’in son turdaki hatasında beklenmedik bir galibiyet almıştı. Yine 2019’da Vettel’in yarışın son bölümünde yaptığı hata sonrası piste dönüşü ceza almasına ve garanti gibi görünen galibiyeti kaybetmesine neden olmuştu. Vettel ile Kanada arasında çok güzel anılar yok. 2023’te keyifli bir yarış olması için yağış, değişken koşullar ve/veya beklenmedik hatalar gibi ilahi desteklere ihtiyacımız var. Aksi taktirde yarışın açık farkla favorisi, istatiksel olarak tarihin en iyi sezon başlangıçlarından birini yapan Red Bull Racing ve geçtiğimiz iki sezonun şampiyonu Verstappen.
Gilles Villeneuve pistinin diğer önemli özelliği şampiyonlar duvarı olarak adlandırılan duvar. 1999 sezonundaki ilginç hafta sonunda sırasıyla Damon Hill, Michael Schumacher ve Gilles’in oğlu Jacques Villeneuve gibi şampiyonların peş peşe çarptığı duvar, şampiyonlar duvarı adını aldı. Bakalım bu hafta sonu pistteki şampiyonlardan duvarı ziyaret edenler olacak mı?
Şimdi pistin karakteristiğini inceleyerek hafta sonundaki beklentilerimi yazayım.
Pistin karakteristiği

F1
Pist çok klasik bir düşük-yere basma kuvveti pisti. Yavaş virajlardan sonra yüksek hızlı düzlükler nedeniyle bir “stop and go” (dur ve kalk) pisti olarak anılıyor. Yüksek hızlı düzlüklerin sonundaki yavaş virajlar büyük frenleme kuvveti gerektiriyor. Güçlü frenlemeler, ön lastiklere yaklaşık 6G şiddetinde dikey yüklerin (Z ekseninde) etkimesine neden oluyor. Bu durum hem lastikleri hem de pilotları zorluyor. Şiddetli frenleme bölgelerindeki negatif ivmelenmenin diğer kurbanı da frenler. Bu yarış frenlerin en çok zorlandığı yarışlardan.
4.361 metrelik kısa pist benim sevmediğim bir yapıda. Kısa olduğu için sık yaşanan tur bindirmeler burada zaman zaman sorun oluyor. Tur bindirmeler yarışın sonucuna etki edebiliyor.
Kısa olduğu için sadece 14 viraja sahip pist, genel olarak dar ve duvarlar piste yakın. Piste yakın duvarlar hata yapan pilotları cezalandırmak için hazırda bekliyor. Suç ve Ceza gibi; Hata ve Ceza. Pistin ilk sektöründe, pistin bu iki tehlikeli özelliğine yoğun virajlar da ekleniyor. İkinci sektörde 3 şikan ve bir DRS bölgesi var. Üçüncü sektörse uzun bir düzlükten ve 1 şikandan oluşuyor. Son virajdan sonraki duvar, en az pilotlar kadar ünlü olan “Şampiyonlar Duvarı.”

Pistteki 14 virajın 2 tanesi tam gaz geçiliyor, yani onları tam olarak viraj olarak adlandırmak mümkün değil. Tam gaz geçilen 2 virajdan sonraki virajların hemen hemen tamamı yavaş ve orta hızlı şikanlardan oluşuyor. Sadece belki 5. virajı yüksek hızlı viraj olarak adlandırabiliriz.
Pistin diğer özelliği, 2 tane DRS tespit noktasına rağmen 3 tane DRS bölgesine sahip olması. 9. virajdan hemen sonraki DRS tespit noktasının etkileri tüm 3. sektör boyunca ve 1. sektörün ilk metrelerini kapsayacak şekilde devam ediyor. Uzun düzlüğün sonunda kapanan DRS, pistin son şikanından sonra tekrar açılıyor.
400 metre uzunluğundaki pit yoluna sahip pistte, pit stoplar yaklaşık 20 saniye sürüyor. Pit çıkışı yolu, 2. virajın sonuna bağlandığı için pit çıkışları ilginç mücadelelere sahne olabiliyor.
Lastikler

Red Bull
Pirelli sezonun en yumuşak hamurlarını pilotların hizmetine sunacak. Yanal kuvvetlerin azlığı Pirelli’nin bu tercihi yapmasına yardımcı oldu muhakkak. Ancak frenlemelerdeki dikey kuvvetleri küçümsememek lazım. Kanada rear limited (arkası sınırlı) bir pist. Yani lastikler açısından bakıldığında zor olan konu arka lastiklerin hayatta tutulması olacak. Bunun nedeni çok sayıda yavaş viraj olması. Bu virajlardan sonraki çekiş bölgelerinde arka lastikler çok fazla aşınıyor.
Cadde pisti olması nedeniyle asfalt kısmen gündelik trafiğe açık olduğu için ezilmiş durumda. Gündelik yaşamın trafik yükünü çeken asfaltın yüzeyinde neredeyse hiç pürüz kalmıyor. Pistin pürüzsüz olması birbirine zıt 2 etki yapıyor. Pürüzsüzlüğün lastiklere ilk etkisi olumlu. Düz zemin yarış boyunca lastik aşınmasını geciktiriyor. Böylece tek pit stop stratejisi, anormal bir yarış akışı olmazsa doğal sonuç olarak karşımıza çıkıyor. Lastik aşınmasının az olması nedeniyle geçmişteki bazı yarışlarda overcut denemelerinin başarılı olduğuna şahit olduk. Yani undercut deneyen pilotlar öndeki rakiplerinin lastiklerinin ömrünün sonuna yaklaştığından emin olmalı.
Asfaltın düz olmasının ikinci etkisi olumsuz. Pistlerde kauçuğun yola tutunmasını sağlayan konu zeminin pürüzlü olmasıdır. Zemindeki pürüzler, aslında lastiklerin yola tutunmasını sağlayan küçük sivri tepeciklerdir. Pürüzlülüğün olmaması, yani bir anlamda bu küçük sivri tepeciklerin olmaması, yol tutuşu azaltıyor. Yol tutuşun eksikliği lastiklerin ömürlerine olumsuz etki ediyor, özellikle de lastikler yeni takıldıklarında. Bu tip zeminlerde lastikler yeni takıldıklarında, yani lastikler henüz soğukken, zorlandıklarında topaklanma sorunu sıkça karşılaşılan bir sorun. Bu sorunun etrafından dolaşmak için pilotlar lastikler takıldıktan sonraki ilk turlarda ayrıca dikkatli olacaktır. Bu sorunla karşılaşan pilotlar birden fazla pit stop yaparak cezalarını çekeceklerdir.
Hava sıcaklığı da lastik ömrüne etki edecektir. Bu sezon ne olacağını merakla izleyeceğiz.
Ayarlar

Mercedes
Pistte hızlı viraj yok denilecek kadar az demiştik. Yavaş viraj sayısıysa oldukça fazla. Kısaca belirtmek gerekirse yere basma kuvveti istemeyen, buna karşılık çok iyi bir süspansiyon geometrisi isteyen bir pist. Yere basma kuvveti beklentisinin az olması nedeniyle daha küçük ve/veya daha yatay kanatlar bekleyebiliriz.
Büyük fren soğutma kanalları Gilles Villeneuve pistinin en önemli zorunluluğu. Özellikle hava sıcaklıkları yüksek olduğunda frenler aşırı zorlanıyor. Böyle havalarda ömrünün sonuna yaklaşan fren balatalarını jantlardan atılan balata tozları sayesinde anlayabiliyoruz. Sonuç olarak büyük fren soğutma kanalları hayat kurtarıcı olmaları nedeniyle son derece önemli.
Yavaş virajlardan çıkışta çok sert ayarlanmamış arka süspansiyonlar önemli. Biraz daha yumuşak ayarlanmış süspansiyonlar, ivmelenme sırasında aracın ağırlık merkezinin arka lastiklerin üstüne daha rahat kaymasını sağlar. Böylece lastikler asfaltı daha iyi kavrayarak daha iyi çekiş yakalanmasını olanaklı kılar. Fakat çok yumuşak ayarlanan süspansiyonlar yön değişimlerinde dengeyi olumsuz etkiler. Bu nedenle süspansiyon yumuşaklığında tatlı noktayı (mühendislerin sweet spot dedikleri) bulmak önemli.
Zaman zaman yüksek konumlanmış kerbler süspansiyonların çok alçak ayarlanmasına olanak vermiyor. Ayrıca çok sert ön ve arka süspansiyonlar araçların kerblerden zıplamasına neden oluyor. Bu nedenle de çok sert süspansiyon ayarlarından kaçınmak lazım. Fakat yukarıda da bahsettiğim gibi gereğinden fazla yumuşak süspansiyon ayarları araçların ağırlık merkezinin fazlasıyla “oynak” olmasına neden oluyor. Bu durum akıcı virajlarda araç kontrolünü zorlaştırıyor.
Genel anlamda özetlemek gerekirse; düşük yere basma kuvveti isteyen, süspansiyonların daha ön planda olacağı bir yarış bizi bekliyor.
Favoriler

Red Bull
Yarışın doğal favorisi Red Bull. Red Bull’un çok verimli bir araç olması, Montreal’daki düzlüklerde onları yenilmez yapacaktır. Ayrıca yavaş virajların çıkışındaki peş peşe gelen akıcı virajlar da Red Bull damak tadına uygun. Kuvvetli frenleme gerektiren bölgeler, geleneksel olarak dengeli frenlere sahip Red Bull’a yarayacaktır. Viraj girişlerinde dengeli frenlere, viraj çıkışlarındaysa iyi çekişe sahip olmaları önemli avantaj. Yön değişimlerinde zaten sezonun en iyi aracı olmaları avantajlarını katlayacak.
Öte yandan bu pist Ferrari ile de uyumlu özelliklere sahip. Pistin en güçlü motoruna sahip Ferrari düzlüklerde Red Bull’a yakın performans gösterebilir. Gösterebilir diyorum çünkü yüksek hava sıcaklıkları, dayanıklılık endişeleriyle motoru kısmalarına neden olabilir. Yavaş virajların çıkışında çekiş bölgelerinde de arka süspansiyonlarının keyfini süreceklerdir. BU kategoride Red Bull’a en yakın takım, hatta bazen daha iyi görünen takım Ferrari. Ancak akıcı virajlarda Red Bull kadar hızlı olmalarını beklemiyorum. Bu tip virajlarda lastiklerinin üstünde çok kayarlarsa lastik ömrü onlar için sorun olabilir.
Mercedes güncellemelerinin doğru yönde olduğunu Barcelona’da gösterdi. Ama Kanada geleneksel olarak güçlü motor ister. Düşük motor gücü ve rakiplerine oranla yüksek sürüklenme değerlerine sahip olmaları nedeniyle zorlanabileceklerini düşünüyorum. Genellikle çekiş bölgelerinde zayıf olmaları bu pist için diğer handikapları. Aynı arka süspansiyonlara sahip Aston Martin’in çekiş bölgelerinde daha iyi olmasıysa Mercedes açısından çok ilginç. Aston Martin demişken, onların bu pistte daha hızlı olmasını bekliyorum. Barcelona’da ayağı takılan Aston Martin, buraya getireceği güncellemelerle Mercedes’in ve Ferrari’nin önüne geçebilir.

Alpine Team
Alpine yolunu bulmaya çalışan, hatta galiba yolunu bulmaya “başlayan” bir takım. Monako öncesi onlarla ilgili büyük beklentiye sahip olduğumu belirtmiştim. Monako’da podyum yaptılar. Sonrasında da Barcelona gibi zorlu bir pistte süper bir performansla sıralamalarda ilk üçe girmeyi başardılar. Yarışta da değerli puanlar aldılar. Burası normal koşullarda Alpine için biçilmiş kaftan. Düşük sürüklenme değerine sahip araçları düzlüklerde uçacaktır. En azından beklentim o yönde.
Bu pistte McLaren’ın fren sorunu yaşaması beni şaşırtmaz. Geçen sezonun başından beri yaşadıkları fren problemlerini zaman zaman çözmüş gibi görünüyorlar. Ama özellikle sıcak yarışlarda bu sorun hortlamaya devam ediyor. Kanada’daki yüksek frenleme güçleriyle havanın sıcaklığı birleşirse McLaren zorlanabilir. Fren sorunlarını bir kenara bırakırsak, Kanada’nın McLaren’a çok uygun bir pist olduğunu düşünmüyorum. Yüksek sürüklenme değerleri onları düzlüklerde zorlayabilir.
Alfa Romeo, Williams, Alpha Tauri ve Haas birbirine yakın olacaktır. Bu 4 takım arasında Williams sürpriz yaparsa şaşırmam. Düşük sürüklenme değerine sahip Williams düzlüklerde hızlı olacaktır.
Elbette takımların bu hafta sonu getirecekleri güncellemeler, arızalar, yağış, kazalar, takımların ve pilotların günlük performansları tahminlerimizde sapmalara neden olabilir. Mekanik sporlar böyledir, tahmin yapmak zordur. Her şeye rağmen güzel bir yarış seyredeceğimizi düşünüyorum.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta sonu pistteki şampiyonlardan ‘Şampiyonlar Duvarı’nı ziyaret edenler olacak mı?
15 Haz 2023

YAZARLAR

Punto Formula 1
Yarış öncesi ve sonrası değerlendirme yazılarıyla Formula 1 gündemi, araç incelemeleri ve pit stop’ta olan bitenler.
İLGİLİ OKUMALAR


