
Serseri çocuklar Shaky Kane ve Krent Able karanlık zamanlarımıza insan etinden oluşmuş ömrünün sonundaki bir güneş gibi doğmak için güçlerini birleştirdi. 70 sayfalık bir one shot ile suratımızı kocaman botlarıyla ezen ikili, ikişer kısa hikayeyle karşımıza çıkıyor. Kane birbirinden leziz iki Shield Bug hikayesiyle, Able ise grotesk Black Fur ve gerilim dolu Creepzone ile üstümüzden geçiyor. 60’lardan kalma çizgilere gönül veren bu İngiliz ikili, rengarenk paletler üzerine kurguladıkları psikedelik ve kan revan içindeki öyküleriyle aklımızı almakla kalmıyor, midemizi de bulandırmayı es geçmiyor.
Shaky Kane ilk Shield Bug hikayesinde Kral Jack Kirby’nin Marvel karakterlerini yaratmak için kullandığı ilhamın nereden geldiğini anlatıyor. Kralı ve kendini uzaylılar yoluyla bağdaştırdığı bu hikayede ana karakterimiz Shield Bug’ı ise hepimize vatandaşlık dersi verirken okuyoruz. Detaylı çizgileri uzunca boşluklarla birleştirmesiyle ünlü Kane, yine hepimize “bağımsız çizgi roman nasıl yapılır” dersi veriyor. Psikedelik pop-art olarak tanımlayabileceğimiz tarzının ana özelliklerinden biri olan renk paletini izlerken de görsel şölen üzerine görsel şölen yaşıyoruz. Beynimiz gözlerimizden sayfalara akarken ağzımızdan dökülen “ben ne yaşadım az önce?” sözleri bu kitabın daha ilk sayfalarından bize göreceklerimize hazırlanmamız gerektiğini hatırlatıyor.
İkilinin kendine özgü hiciv dolu ara sayılarından sonra karşımıza Able’ın ilk hikayesi Black Fur çıkıyor. Biz insan etinden bir denizde sörf yaparken Able da bize tanıdık yüzler ve grotesk canavarlarla dolu bir hikaye hazırlıyor. Alemin kralı, jetpack’li uçan ayı Black Fur şehri kurtarmaya gelirken biz de gördüğümüz panelleri az önce gözlerimizden akan beynimizle işlemeye çalışıyoruz. EC comics’in eski sayılarından fırlamış gibi duran çizimleriyle Able, Kane’in başladığı derse devam ediyor ve niye bu kadar saygı gören iki sanatçı olduklarını herkesin gözüne sokuyor.
Patlayan kafalardan tekrar Shield Bug’a döndüğümüzde ise bu sefer ilk hikayede kendisini bir convention’da yaptığı sketch ile gördüğümüz Kane’i bu sefer o sketch ile hikayenin teması olarak buluyoruz. Kane hayranı birinin öldükten sonra bıraktığı evi ziyarete giden Frank’i ve evde dönen garip olayları izliyoruz. Kane’in önceki işlerinden biri olan Bulletproof Coffin’e atıfta bulunan sahnelerden sonra ilk hikayede gördüğümüz sketch’in canlandığı bir evrene açılan pencereler ve yaşanan olaylardan sonra Frank akıl sağlını korumak için evi yakmaya karar veriyor, Shield Bug da küller içinde kalan tabutu aramaya gidiyor.
Mikrofon tekrar Able’a geçtiğinde ise bu sefer Batman ve Robin parodisi Nightmare & Sleepy’ye geçiyoruz. Creepzone, harika bir açılışla bizi duvardan duvara vuruyor ve ikiliyi vampir avlamaya yolluyor. Benim Nightmare Mobile olarak adlandırdığım kurukafa şeklindeki tankla göreve giden ikili, paneller dolusu kafa ezme görselleri eşliğinde vampir avlıyor ve akan beynimizi temsil etmek için her sayfayı patlayan beyinlerle dolduruyor. Able yaşattığı bu gorefest’ten sonra kalp kıran bir sonla hikayeyi bitiriyor ve bir çırpıda okuduğumuz bu şahane kitabı da sonlandırıyor.
İngiliz panklarının şakaları birkaç sayfa daha devam ettikten sonra arka kapağa ulaştığımızda yaşadığımız şok bütün vücudumuzu sarıyor, ellerimiz titrerken yakmaya çalıştığımız sigara her yeri dumanla kaplıyor, biz de sayfalarda kalan beynimizi gözlerimizden geri sokmaya çalışıyoruz. Kane ve Able okumayı en sevdiğim sanatçılardan. Bu kitabı duyurduklarında ise ben evde sevinç çığlıkları atıyordum. Devamı gelir mi bilmem fakat yaşadığım duygu seli bana dönüp dönüp bu kitabı tekrar okumam için yeterli gücü verdi. Bu iki amca çizmeye devam ettikçe ben de onları okuyacağım. Aynısını sizin de yapmanızı istiyorum. Hayatta neyi sevdiğinizin pek bir önemi yok bu kitabı sevmeniz için. Daha ilk sayfadan aşık olacaksınız. Açın okuyun, sevmezseniz bana mail atın.
Kapak: Shaky Kane & Krent Able
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş


