Karahindiba

Açık uçlu sohbet
Karahindiba

İnsanın küçüklüğü ve büyüklüğü arasında çok şey değişse de bazı zevkler, bazı keyifler aynı kalıyor. Fantasia'yı 7 yaşımda izlerken nasıl büyülendiysem hala öyle büyüleniyorum. En sevdiğim kısmı 'Dance of the Sugar Plum Fairy' bölümüydü, hala da öyle. Bu arada 1940 yapımı olan ilk Fantasia'dan bahsediyorum. Fantasia 2000 de kesinlikle izlemeye değer, o ayrı... 

Ne dediğim hakkında hiç bir fikriniz yoksa, 2 buçuk dakikalık 'Dance of the Sugar Plum Fairy' kesitini göz ve ruh zevkiniz için şöyle bırakıyorum. 

Bu kesitte tanıdık bitkiler görmek mümkün. 46. saniyede, peri tozuyla karışık çiy damlalarına bulanmış bir karahindiba, bu sihirli anlatımın bir parçası olmakta hiç de zorlanmamış görünüyor.

--

Farklı deneyimlerle, farklı zamanlarda, tekrar tekrar anladığımız üzere, hayat biraz açık olmayı ve açık uçlu sormayı gerektiriyor. 

Biz de gıyabında konuşmak yerine Karahindiba'yı bültenimize konuk etmeye karar verdik. Uçuş uçuş bir sohbet için aşağı buyurun.



Bengisu: Merhaba sevgili Karahindiba, tüm karahindibaları temsilen bültenimize hoşgeldin!

Karahindiba: Çok teşekkür ederim. Ama okuyuculara yalan olmasın, aslında sen bana geldin. 

Bengisu: Eh doğru. Burası Amsterdam’da güzel bir park. Bir huş ağacının altındayız. Ne zamandır buradasın?

Karahindiba: Pek bilinmez ama, bizler epey uzun yaşayabiliyoruz. Çok yıllık bitkileriz. Eğer rahatsız edilmezsek 10-13 yıl hayatta kalabiliyoruz. Kökümüz sabit, her bahar toprağın üzerinde çiçeklerimizle görünür oluyoruz diyelim. Ben genç sayılırım, 2 yıldır buradayım. Annem de yakınlarda, bu parkın içinde. Çok hatırlamıyorum tabi tohum olduğum zamanları, ama sanıyorum ufak bir fırtınada annemin tohum başından savrularak geldim ve burada hayatımı inşa ettim. 

Bengisu: İnanılmaz. Peki annenin tohum başında kaç kardeştiniz? Takribi kaç tohum yer alıyor o pofidik beyaz halinizde? 

Karahindiba: Yaklaşık olarak 150-200 kadar tohum oluyor her bir beyaz başımızda. Bir tüm karahindiba bitkisinde ise 10 taneye kadar çiçek olabiliyor. Yani tek bir karahindiba bitkisi 10x200 tohum üretebiliyor diyelim. 

Bengisu: Yayılmakta zorlanmıyorsunuz. Gerçekten güçlü, mütevazi biraz da sihirli bir duruşunuz var bu hayatta. Peki nedir bu ekosistemdeki rolünüz?

Karahindiba: Evet bu kadar dayanıklı olmamız senin türünü bazen gıdıklıyor ama biz bütünün hayrı için buradayız. Sanırım en kıymetli özelliklerimizden biri baharda açan ilk çiçeklerden olmamız. Arılar, böcekler, kuşlar ve pek çok başka canlı için kıştan sonraki ilk lezzetli ve besleyici öğün biz oluyoruz. Aylardır uykuda olan bünyeleri bahara hazırlıyoruz. Bizim uyanışımız pek çok böceğin ve arının da kış uykusundan uyanışına tekabül ediyor. Ayrı ayrı organizmalar gibi gözüksek de hepimiz aynı büyük organizmanın parçasıyız işte. 

Bengisu: Aynen öyle. Baharın ilk besinleri senin bünyende. Ben de siz çıkar çıkmaz çayınızı yapmayı çok seviyorum. Bir nevi bahara giriş iksiri.

Karahindiba: Doğru, her bir parçamız insan vücudu için epey kıymetli besinlerle dolu. Kökümüz, yapraklarımız ve çiçeklerimiz hepsi yenilebilir. Genel olarak anti-oksidan ve anti-inflamatuar özelliklerimizle biliniyoruz. Bu özellikleri sağlayan polifenol bileşeni açısından en zengin kısmımız çiçeklerimiz. Yapraklarımızı da körpeyken hasat edip yiyenler, hiç de fena olmadıklarını söylüyor. Karıştırın salatalara derim.

Bengisu: Peki, elbette pek çok bitki farklı evrelerden geçerken farklı görünümlere bürünüyor. Tohum evresine geçerken sendeki dönüşüm ise özellikle çarpıcı. Bunca farklı maskeyi bünyende birleştirmek nasıl bir duygu? Arada ben kimim sorgulamasına düşüyor musun?

Karahindiba: Tüm karahindibaların üzerine epeyce kafa yorduğu bir konudur bu. Öncelikle bunu sorduğun ve bana paylaşma şansı verdiğin için teşekkür ederim. Bu konuda biraz kırgınız aslında, özellikle insan canlısına karşı. Tüm insanlar bizim tohumlarımızı üfleyerek dilek dilemiş olsa da, neredeyse çoğu, sarı halimizle beyaz halimizin aynı bitkiye ait olduğunun farkında bile değil. Bu bülteni okuyanları ayrı tutuyorum. Büyük ihtimalle onlar biliyorlardır.

Bengisu: İnşallah. Birilerini utandırmadık. :)

Karahindiba: Bilmemek değil öğrenmemek, diyip devam edelim. Şimdi biz karahindibaların farklı maskelerinin ardında, kıymetli bir dönüşümün adımları gizli. Çiçekten tohuma evrilmek, sanıyorum insanlar için ebeveyn olma deneyimine benzetilebilir. Hayat amacınızın, odağınızın değiştiği, yeni işlevler edindiğiniz büyük bir dönüşüm. Biz karahindibalar bunu yavrularımıza şu hikayeyle anlatmayı seviyoruz:

Bir karahindiba doğar. Önce güneştir o. Sapsarı yapraklarıyla. Herkes onun etrafında döner. Arılar, kuşlar ve kelebekler…

Gün geçer, ay geçer. Çiçek yavaş yavaş ruhunu teslim eder. Gitmek için değil. Başka bir şey olarak dönmek için…

Ve döner, bembeyaz, yusyuvarlak hafif mi hafif bir dolunay olarak . Tohumların birlikteliğinden doğan bir ay. En ufak esintide titrer, olduğu halde uzun kalamaz. Bilir.. Hayat, dönüşmektir. 

Bir meltem, bir insan nefesi, bir kanadın rüzgarı yeter. Şimdi vakit yıldızlara dönüşmek vaktidir. O beyaz yumuşak yuvarlak ansızın dağılır. Ve yol verir nereye konacağından habersiz süzülen kardeş yıldızlara.. Başlatsınlar diye, her biri, bu masalı, yeniden...

Bengisu:  Ne güzel anlattın. Güneş oldun, ay oldun, yıldız oldun. Tüm karahindibalar gibi… Mikroda makro oldun. 

Karahindiba: Eh. 'Bir söylene dönüşmek içindir dünya'. :) 

Bengisu: İlhan Berk bir otun kendinden alıntı yaptığını duysa eminim çok mutlu olurdu. Bazı insanların sizlerden çekindiklerini duyuyorum, özellikle onların tarlasında ya da bahçesindeyseniz. Bu konuda ne söylemek istersin.

Karahindiba: Evet ilk duyduğumuzda bu bizi epey şaşırtmıştı. Zira bahçelere, tarlalara zararımız olmadığı gibi aksine faydamız var. Öncelikle epey derine inen güçlü köklerimizle toprağı havalandırıyoruz. Ayrıca toprağın alt katmanlarındaki besinleri yukarı taşıyıp, o kadar derine gidemeyen bitkiler için erişilebilir hale getiriyoruz. İlla bizi ortadan kaldıracaklarsa bari yesinler.

Bengisu: Belki bu röportajin sayesinde daha çok insan tüm bunlardan haberdar olur :) Harika bir sohbetti. Bu bültene konuk olan ilk bitki olman tesadüf değil biliyorsun. Seni ilklerle özdeşleştiriyorum. Neredeyse her gün görüşüyoruz, o yüzden cok dramatik bir veda olmayacak ama kendine iyi bak! Son olarak, okuyucularımıza söylemek istediğin bir şey var mı?

Karahindiba: Ben de davet edilen ilk bitki olduğum için çok mutluyum. Okuyuculara da kocaman teşekkürler. İnsanlığa genel olarak karşılaştıkları her problemi teknolojiyle çözme eğilimlerinin altını kısmalarını öneririm. Herkese harika bir yaz mevsimi diliyorum. Ha bir de, ne yazık ki dilekleri gerçekleştiremiyoruz. Ama dileğiniz bütüne faydalı bir yerdense, onu evrene yaydığımıza ve bir gün size geri dönme ihtimalini artırdığımıza emin olabilirsiniz. Karahindibalar olarak ‘morfik rezonans’a inanıyoruz. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

Haziran Bülteni '22

🌞🌞🌞

14 Haz 2022

A Bohemian Peasant

YAZARLAR

Bitkiler Eşrafından Dedikodular

Kimler çiçek açtı? Kimler tohuma kaçtı? Bu ay neleri ekmeli? Kimleri kimlerle dikmeli? Bitkiler dünyasından en güncel havadisler ve sezona uygun ekim-dikim önerileri her ayın ilk haftası e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR