Kartalkaya yangınında hatalar zinciri: Denetim sorumluluğu kimde, yönetmelik neden değişti?

Grand Kartal Otel'deki yangınla ilgili Aposto’ya konuşan TÜYAK Başkan Vekili ve yangın güvenliği uzmanı Taner Kaboğlu, can kayıplarının bu kadar yüksek olmasının nedeninin yıllardır ihmal edilen denetim sorunları olduğunu söylüyor.
Kartalkaya yangınında hatalar zinciri: Denetim sorumluluğu kimde, yönetmelik neden değişti?

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

Türkiye'de kaydedilen en ölümcül otel yangınları arasına giren Grand Kartal Otel yangını, 79 kişinin hayatını kaybetmesine, onlarca kişinin yaralanmasına yol açtı. Faciaya dönüşen yangın, olaydaki ihmallerin ve sorumluların da sorgulanmasına neden oldu.

Saat 03.21’de, 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan ihbar üzerine bölgeye ekipler sevk edildi. Görgü tanıklarının ifadelerine göre ilk iki itfaiye aracı yaklaşık 04.00 sıralarında Kartalkaya'ya ulaştı. Bazı görgü tanıkları, bu sürenin 1-1,5 saate kadar uzadığını belirtti. Bu araçların Dörtdivan ilçesinden Kartalkaya'ya gelebildiği kaydedildi. 

  • Bu ifadeler, Türkiye'nin en önemli kış turizmi merkezlerinden 2 bin yatak kapasiteli Kartalkaya'da itfaiye biriminin mevcut olmamasına ve yangına müdahalenin zamanlamasına yönelik eleştirilere neden oldu.

Öte yandan: Birçok yangın uzmanı, yangınların itfaiye müdahalesinin gerekeceği noktadan önce kontrol alınması gerektiğini ifade ediyor. Bunun için de binada yangın önlemlerinin alınmış olması kritik önem taşıyor. 

Otelde yangın alarmı ve yangın merdiveni var mıydı?

Yangından sağ kurtulan bazı kişiler, gece 3.00 civarında başlayan yangını koku sayesinde fark ettiklerini, yangın alarmının onlar dışarı çıkana kadar çalmadığını söylediler. Yangından sağ kurtulan Eylem Şentürk, “Göz göre göre bir felaket yaşandı. Yangın alarmının ve merdiveninin olmaması insanları orada mahsur bıraktı. Bu kadar can kaybının olmasının nedeni yangın alarmının olmaması” sözlerini kullandı.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, otelde iki yangın merdiveni olduğunu, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da 2021 ve 2024 yıllarında denetimlerinin yapıldığını ve "itfaiye tarafından verilmiş" yangın yeterlilik ruhsatlarının olduğunu söylese de BBC'ye konuşan Şentürk "Eşim yangın merdivenini bulamadığı için sundurmadan aşağıya atlamak zorunda kaldı" demişti.

Yangının söndürülmesinin ardından çekilen görüntülerde, otelin iç kısmında, binanın girişine yakın sağ ve sol kısımda iki yangın merdiveninin yer aldığı görülüyor. Öte yandan yangın sırasında yapılan iki farklı kayıttan birinde yangın merdivenlerinin dumanla kaplanmış hâli, diğerinde ise alevler içinde kaldığı kameraya yansıdı. 

  • Yangın uzmanları, otel içinde bu merdivenlere yönlendirmelerin doğru yapılması, merdivenin çevre duvarlarının yangına dayanıklı olması ve basınçlandırılması gerektiğini söylüyor. 

Yangın durumunda yağmurlama (sprinkler) sistemi yangını oyalayarak insanların merdivene ulaşması için zaman kazandırsa ve merdiven yangına dayanıklı olsaydı otel çok daha kısa sürede boşaltılabilirdi.

Ancak: TMMOB Bolu İl Koordinasyon Kurulu, “Otelin internet sitesindeki fotoğraflarda 2008 yılında yapılması gereken otomatik yağmurlama sisteminin yapılmadığı görülmektedir" açıklamasını yaptı.

Denetim sorumluluğu kimde?

Kartalkaya'da turistik tesislerin ruhsatlandırması genellikle Bolu İl Özel İdaresi tarafından yürütülüyor. Bunun nedeni ise bölgenin belediye sınırları dışında ve kırsal bir alanda yer alması. Turizm İşletme Belgesi olan işletmelerin ruhsatı ise Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından veriliyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın kendi sitesindeki bilgiler Grand Kartal Otel'in Turizm İşletme Belgesi sahibi belgeli bir tesis olduğunu kanıtlıyor.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, düzenli kontrollerin ve yeterliliklerin itfaiye tarafından yapılması gerektiğini söylerken, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, turizm özel alanı olan bölgede ruhsat ve denetim yetkisinin Kültür ve Turizm Bakanlığı’nda bulunduğunu savundu. 

  • Özcan, katıldığı bir canlı yayında "Yangın merdiveni var mı yok mu bilemiyorum. Ruhsatını biz vermediğimiz için bilgimiz yok. 1997’de Turizm Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış. Bölge Millî Parklar'a ait. Bizim yetki sınırımızın dışında" dedi.

Bakanlık kaynaklarından, uzmanlık gerektiren yangın konusunda kontrol yetkilerinin bulunmadığı, sadece sistemlerin var olup olmadığını denetleme yetkilerinin olduğu açıklaması geldi.

19 Aralık 2007’de Resmî Gazete’de yayımlanan “Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik”in 131. maddesinde denetim konusuna ilişkin olarak şu ifadeler yer alıyor:

Özel yapı, bina, tesis ve işletmeler, mahalli itfaiye teşkilatı ile bunların bağlı veya ilgili olduğu bakanlık ve kamu kurum ve kuruluşlarının müfettişi, kontrolör veya denetim elemanları tarafından denetlenir. Bina sahibi, yöneticisi ve sorumluları denetim elemanlarınca binaların arzu edilen bütün bölümlerini ve teçhizatını göstermek, istenilen bilgi ve belgeleri vermek zorundadır. Denetim sonunda eksik bulunan ve giderilmesi istenilen aksaklıklar ile talep edilen önlemlerin öngörülen uygun süre içerisinde ilgililerce yerine getirilmesi mecburidir.”

  • Burada denetimden kimin sorumlu olduğu net olarak anlaşılmıyor.

Turizm Teşvik Kanunu’nun 30. maddesinde ise denetime dair "Belge talebinde bulunan işletmelerin belgelendirilmesine esas denetimleri, belgeli yatırım ve işletmelerin niteliklerine ilişkin denetimleri ve işletmeleri sınıflandırma yetkisi Bakanlığa aittir" ifadesi yer alıyor.

Öte yandan: 2006 yılında yapılan bir değişiklikle yönetmelikten bazı maddelerin çıkarılmasıyla yetki sahibi olan Bakanlık'ta bu denetimleri yapacak organizasyonun ortadan kaldırıldığı anlaşılıyor. Bakanlık'ın açıklamaları da bu durumu doğrular nitelikte.

İtfaiyenin yetkisi neden kaldırıldı?

2007 yılında yayımlanan "Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik", 2012’de yapılan bir düzenlemeyle büyük bir değişikliğe uğradı. O dönemde Resmî Gazete’de yayımlanan bir Bakanlar Kurulu kararıyla itfaiye birimlerinin projeleri inceleme ve görüş verme yetkisi kaldırıldı.

Yönetmeliğin 6. maddesinde yer alan, “Projeler; ilgili belediye itfaiye birimlerinin uygun görüşü alındıktan sonra, ruhsat vermeye yetkili merciler tarafından onaylanarak uygulanır” ifadesi, “Projeler; ruhsat vermeye yetkili merciler tarafından onaylanarak uygulanır” şeklinde değiştirildi. Bu değişiklikle birlikte itfaiyenin projeleri inceleme ve denetim yapma zorunluluğu ortadan kaldırıldı.

İTÜ Makine Fakültesi öğretim üyesi ve Türkiye Yangından Korunma ve Eğitim Vakfı (TÜYAK) kurucusu Prof. Dr. Abdurrahman Kılıç, o dönemde yaptığı açıklamada bu değişikliklere tepki göstermişti: 

“Bu düzenlemelerle itfaiye elemanları projeleri incelemeyecek ve iskân kontrollerini yapamayacak hale getirildi. Avrupa'da, itfaiyenin projeleri incelemediği bir başka ülke yok. Türkiye, bu konuda tek başına. Bu sisteme artık itfaiye demek mümkün değil. Bu, tam anlamıyla Tulumbacılığa geri dönüştü.”

İhmaller zinciri: Hangi önlemler alınmalıydı?

TÜYAK'ın bugünkü Başkan Vekili, makina mühendisi ve yangın güvenliği uzmanı Taner Kaboğlu, 2012’de yapılan değişikliğin nedenin hâlâ bilinmediğini söylüyor:

“Biz de yönetmeliğin neden değiştiğini Bakanlık’a sorduk ama biz de cevap alamadık. Bize hiçbir cevap vermediler. Bakanlık da bilmiyor yönetmelikte neden değişikliğin yapıldığını.”

Yangında bu kadar yüksek sayıda can kaybı yaşanmasının yıllardır ihmal edilen denetim sorunlarından kaynaklandığını belirten Kaboğlu, “Binaların denetim sorumluluğu itfaiyenin merkezî hâle getirilmesiyle çözülür, bu konu itfaiyenin uzmanlığına bırakılmalı” diyor ve ekliyor:

“Yangın yönetmeliğinden önce yapılan yapıların eğer ruhsatları varsa denetiminin yapılması söz konusu değildi. İtfaiye ya da belediyenin ruhsatı olan bir binayı yeniden denetlemesi ve geri alması gibi bir durum normalde mevzuatta yok. Ancak bina sahibi başvurursa, yapı kullanımında bir değişikliğe giderse veya büyük bir tadilat yapılırsa o zaman belediyeye başvuruyor. Ruhsat yenileme işlemleri için belediye veya itfaiye gerekli çalışmayı yapıp raporu çıkarıyor.”

Kaboğlu, özellikle Grand Kartal gibi oteller ile konaklama tesislerinde yapısal önlemler alınması ve gerekli denetimlerin yapılması gerektiğine dikkat çekiyor:

“Hem klasik hem de yapısal önlemler var bunun için. Binada yangına dayanıklı malzemelerin kullanılması, kaçış yollarının oluşturulması, buraların her zaman boş tutulması ve doğru yönlendirme yapılması gibi önlemler alınmalı. Bunun dışında da otomatik algılama ve alarm sistemleri, acil anons sistemleri, otomatik söndürme sistemleri gibi aktif önlemler var. Bunlar da yangın anında hiçbir insan müdahalesi beklemeden otomatik olarak yangını söndürüyor.”

Türkiye’de yangınlar neden bu kadar ölüme neden oluyor?

Kaboğlu'na göre, başka ülkelerde bu tip yangınlarda bu kadar fazla can kaybı olmazken Türkiye'de her zaman faciayla sonuçlanmasının birçok sebebi var:

“Diğer ülkelerin yönetmelikleri çok daha eski. Onların yönetmeliğinin yayımladığı tarihten önceki binalar artık yok. Örneğin ABD’de 1985’te yönetmelik yayımlandı. Dolayısıyla eski bina dediğimiz binalar bile dönemin yönetmeliğine uygun olarak yapılmış. Yani yönetmelikten önce yapılmış bina kavramı artık ortadan kalkmış durumda."

Kaboğlu, diğer bir nedenin ise, "itfaiyenin daha fazla yetkisinin olması" olduğunu söylüyor:

"Eğer siz binanın eksiklerini tamamlamıyorsanız sizin binanızın açılmasına itfaiye izin vermiyor ya da eksiklerin olduğunu tespit ettiği zaman binanızı mühürleyip kapatabiliyor. Böyle yaptırımlar olunca da kurallara uymaktan başka çare kalmıyor. binayı yapınca da insanlar ölmüyorlar. Yangın çıkıyor, hasar oluyor ama can kaybı olmuyor.”

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

YAZARLAR

Melisa Gülbaş

Aposto editörü

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İLGİLİ OKUMALAR

Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

11 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

04 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

‘Gibi gibi gibiyim’: Şarkılarla, şiirlerle 'gibi' edatı üzerine

“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.

Suha Çalkıvik

·

28 Haz 2026

‘Gibi gibi gibiyim’: Şarkılarla, şiirlerle 'gibi' edatı üzerine
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

27 Haz 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

20 Haz 2026

10 maddede bu hafta