
Bülten için kendi aramızda “Abi ne yapacağız bu hafta?” diye konuşurken, iş dağılımında bana şu anda Premier Lig’de 12 puanla Avrupa Kupaları’nın kapısını zorlayan Brentford çıktı. E tabii ki birilerinin burada ne olduğuna değinmesi lazımdı, ama bu şark görevi gibi bir şeydi benim için. Çünkü Thomas Frank, fazla Amerikanvari bir peri masalını gerçekleştiriyordu ’The Bees’in başında. Yazıya oturmadan önce, yaşananları tam olarak anlatabileceğimden emin olamadım.
Türkçe’ye “Kazanma Sanatı” olarak çevrilen, başrolünde Brad Pitt’in oynadığı ve artık bir klasik olarak sayılabilecek Moneyball’u çoğunuz izlemişsinizdir. Bu filmden sonra dünyanın çeşitli yerlerinde, sporun farklı alanlarından pek çok kulüp böyle bir anlatı yaratmaya yeltendi. Kısıtlı bütçelerle, maaş dengesini sağlayıp, oyuncu yetiştirip, yetiştirdiği oyuncuları yüksek fiyatlara satarak; kulübü bir üst segmente, hatta bir üst lige taşımak pek çok menajerin rüyalarını süslüyordu. İşte Brentford, yaklaşık 5 senedir kendi hikayesini bu şekilde yazıyor.

Planet Football
Brendford’ın büyüsüne kapılıp biraz araştırmaya koyulduğumda, daha büyük bir şaşkınlığa uğradım. Kulübün sahibi Matthew Benham, İngitere’de Oxford mezunu bir kumarbaz olarak biliniyor. Parayı bulma hikayesi de, tıpkı Moneyball filmindeki gibi, matematiksel bir futbol analiz sistemi kurarak tutturduğu bahislere dayanıyor. Benham, aynı zamanda Danimarka ekibi Midtjylland’ın da sahibi. Bir gün, bir restoranda yemek yerken, şu an Midtjylland’ın başkanlığını yapan Rasmus Ankersen ile tanışıyorlar. Ankersen, o zamanlar Danimarka ekibinin futbolcusu. Muhabbet sırasında konu elbette futbola geliyor. Ankersen’in futbola dair fikirleri, Benham’ın dikkatini çekiyor ve o gün, bir imparatorluğun temelleri atılıyor.
Hikayenin devamında Benham, Ankersen’in önerisi üzerine Midtjylland’ı satın alıyor. İki isim de şu an hem Midtjylland, hem de Brentford için beraber çalışıyorlar. İki kulüp için de, geniş bir Scouting ağı oluşturuluyor. Çoğunluğunu İskandinav kökenli oyuncuların oluşturduğu bu veri tabanında, kriterlere uyan isimlerle cüzi paralara kontratlar imzalanıyor. Brentford, Championchip’te oynadığı dönemde de Premier Lig için bir pazar olarak konumlanıyor. Ollie Watkins’i 32 Milyon Euro’ya Aston Villa’ya, Benrahma’yı 23 Milyon Euro’ya West Ham’a, Moupay’ı 22 Milyon Euro’ya Brighton’a satarak ekonomik kalkınma sağlanıyor.

Sky Sports
Kulüp, önce eski futbolcu Dean Smith’e emanet ediliyor. Smith, buradaki başarılı performansıyla Premier Lig ekiplerinin dikkatini çekiyor ve hala görevde olduğu Aston Villa’ya transfer oluyor. Smith’in ayrılığından sonra, yerine Danimarkalı yardımcısı Thomas Frank geçiyor. Frank’in yönetiminde de, geçtiğimiz sene büyük bir sürprize imza atıp bir üst lige çıkıyorlar.
Thomas Frank ligdeki ilk senesinde her şeyiyle “Tahmin edilemez” bir yapı kuruyor, galiba başarılarının sırrı da bu. Brentford, bu sene bize daha önce görmediğimiz bir şey izletiyor. O klasmanda bir takımdan beklenmeyecek şekilde yoğun bir orta blok presleri var ve oyunu ikinci bölgede sıkıştırıyorlar. Burada kazandıkları hızlı toplar, Ivan Toney ile buluşursa çoğunlukla pozisyona dönüşüyor. Artık klişeleşen “Kompakt” sıfatını tüm benlikleriyle karşılıyorlar. Oyun planları 5-3-2 ve 5-2-3 olarak çeşitlilik gösterebiliyor. Özellikle bekleri Canos ve takımın beyni diyebileceğimiz Toney, bence Premier Lig’de Big Six dışında her takımda ilk 11’de forma giyebilecek düzeyde futbolcular. Bu sene beni en çok etkilendikleri maçlar, berabere kaldıkları 3-3’lük Liverpool ve son haftaki 0-1 kaybettikleri Chelsea maçları oldu. Hele son Chelsea maçında, kaybetmelerine rağmen evlerinde tam 16 şut atarak, Tuchel’in ekibine ecel terleri döktürdüler. Dayak yese bile geri vites yapmayıp, diklenmeye devam eden bir çocuk gibiler. Bu mücadeleleri de bir yerde karşılık buluyor.
Onların performansını Sheffield’ın yükseldiği ilk seneye benzetiyorum ama Sheffield’tan farklı olarak çok daha temiz bir futbol oynamaya çalışıyorlar. 18.000 kişilik kutu gibi stadyumlarında, kapalı gişe oynarken, ekran karşısındaki bize “Keşke orada olsaydım” hissini veriyorlar. Galiba en kıymetlisi de bu.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Görkem Alkan
Author @This is England.

This Is England
Premier League gündeminden öne çıkan gelişmeler ve eşsiz yorumlar mail kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR




