
Kenar dediğimiz şey bir unsurun, kendi olmayan ile etkileşim potansiyelini barındıran sınırlarıdır. Bir diğer deyişle, bir şeyi o şey yapan, dışarıdakini de dışarıdaki şey yapan çizgilerdir. İki farklı ortamın, olgunun kesiştiği yerlerdir. Doğası gereği bir kenarın oluşabilmesinin önkoşulu farklılıktır.
Kenarlar aynı zamanda etkileşimin ve alış-verişin gerçekleştiği yerlerdir. İki farklı ortam arasındaki geçişlerin olduğu ufak kapıları bünyesinde bulundurur. Kavramlardan somut dünyaya ufak bir iniş yapmak istersek, bir kaç saniyeliğine hücre zarını düşünebiliriz. Dü-şüüüüün-dük. Şahane. Devam ediyorum.
Tabiatta canlılığın kurguladığı kenarlarda bazı ortak eğilimler görürüz. Kökler, dallar, bağırsaklarımız, beynimiz, akciğerlerimiz, eğrelti otu yaprağı gibi bir takım apaçık örnekleriyle gördüğümüz bu eğilim, kenarları maksimize etme stratejisidir. Bu ne demektir?
Hasbelkader* kendimizi canlı olarak içinde bulduğumuz bu dünyanın temel çalışma prensibinin alma verme dengesi olduğunu anladığımızda bu çok da mantıksız bir strateji değildir. Zira maksimum kenar, maksimum etkileşim yani maksimum alışveriş demektir. Kenarın maksimize edilmesi ile ilgili geometrik stratejilere bir sonraki bültende gireceğim. Şu an üzerinde durmak istediğim ise, canlı bir kenarın sahip olması gereken diğer özellik: Seçici geçirgenlik.
Tabiattaki tüm kenarlarda görebileceğiniz bu ortak özellik epey hayati. Hayatın temelini oluşturan alışverişlerimizin kalitesini kenarlar, kenarlarımız belirliyor. Bağırsak zarınız özelliğini yitirirse, işinize yaramayacak, besin değeri olmayan gıdaları da bünyenize emebiliyor mesela. Kenarlardan neyi içeri aldığımız, neyi dışarıda bıraktığımız epey kritik.
Şimdi biyolojiden çıkıp, psikolojiye ve hatta sosyolojiye sıçrıyorum, o yüzden dik oturmanızı öneririm. Frontal lobunuza değil, amigdalanıza sesleneceğim yerdeyim. Umarım siz de oralarda bir yerdesinizdir.
Hem biyolojide, hem psikolojide hem de sosyolojide geçirgenliğini yitirmiş kenarlardan bahsedebiliriz. Biyolojide, geçirgenliğini yitirmiş bir hücre zarı hücrenin ölmesine sebep olur. Psikolojide bir insanın kenarlarının geçirgenliğini yitirmesi, onların artık duvar olması anlamına gelir ki duvarın içinde olmanın da dışında olmanın da acısını her insan bir şekilde deneyimlemiştir. Sosyolojide ise kenarların geçirgenliğini yitirmesi, siyasi ya da sosyal sınırlar üzerinden düşünülebilir. Farklı olanlar arasında toplumsal alış verişin gerçekleştirilememesi, potansiyel kültürel zenginliklere ket vurulması ve toplumsal yalnızlaşma anlamına gelebilir.
Bu konuyu detaylandırmaya devam edeceğim ama yeni yıla girmeden önce dileklerimi size kenarlar üzerinden sunmak istediğim için bu girizgahı yapmayı seçtim. Dileklerim hepimize,
1. Kenarlarınızı kontrolsüzce geniş alanlara doğru değil, özünüze yakın tutarak bolca kıvrımla, bolca fraktal hareketle kalbinize yakın şekilde maksimize ettiğiniz bir yıl olsun! Bir canlı olmasa da kar tanesini örnek göstermek isterim. O ufacık çapına sığdırdığı kenar uzunluğunu hayal edin. Kalbinden başlayarak büyüttüğü, inanılmaz bir zenginlik ve kendine haslıkla sonsuza uzanan çevre uzunluğu... (Fraktalların canlı ve cansızlardaki örneklerine eğileceğim. Ocakta :) )
2. Kenarlarınızın duvara dönüşmesine izin vermediğiniz bir yıl olsun! Geçirgenlik, vermek ve almanın dengede olmasıyla ilgili. Bunu sağlıklı bir hücre zarı kadar doğal bir yerden dengeleyebildiğiniz, akışkan bir sene olsun!
3. Farklılıklarla beslendiğiniz ve farklılıklarınızla beslediğiniz bir yıl olsun! Özünüzde ve sadece size has olan kıymetleri paylaşmaktan çekinmeyin. Kenarlarınızdan usulca salın. Eminim onlarla beslenecek çokça komşu kenar var etrafınızda.
Benimle bu yıl 'Bitkiler Eşrafından Dedikodular' serüvenini paylaştığınız için hepinize sonsuz teşekkürler! Ben 2022'de de burada olacağım. Bu yolculukta ilüstrasyonlarıyla, ilhamıyla, yeri geldiğinde dürtüşleriyle bana eşlik eden güzel arkadaşım Melisa Özdilek'e de güneş gibi sıcacık bir teşekkür! Melisa'nın dediği gibi 'Uçurumdaki çilekleri yemeyi unutmayın!'. Belki bu masalı da bir sonraki sayıda açarım <3
Kendinize, kenarlarınıza güzel bakın!
İyi seneler,
Bengisu
---
*Bu topa girmiyorum.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Bitkiler Eşrafından Dedikodular
Kimler çiçek açtı? Kimler tohuma kaçtı? Bu ay neleri ekmeli? Kimleri kimlerle dikmeli? Bitkiler dünyasından en güncel havadisler ve sezona uygun ekim-dikim önerileri her ayın ilk haftası e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR



