Kendimizden başka kaybedecek neyimiz var?

Makro ekonomik koşullar, belirsizlik, güvencesizlik gibi durumların etkisiyle artan zihinsel sağlık sorunları iş yerine nasıl yansıyor? Çalışanlar kurumlardan ne bekliyor?
Kendimizden başka kaybedecek neyimiz var?

9 Aralık - Zingat
Zingat ile birlikte

Taze çıktı: Zingat Prestij Dergisi ’nden yeni sayı Gayrimenkul alanında birbirinden yenilikçi ve kullanışlı araçlar sunarak bilinçli adımlar atmamıza olanak sağlayan Zingat , gayrimenkul sektörüne yepyeni bir soluk getirdiği Zingat Prestij Dergisi ’nin dokuzuncu sayısını okurlarla paylaştı. Neler var? Türkiye'de gayrimenkul sektörüne yatırım yapanlar, gayrimenkul satanlar/kiralayanlar, yeni ev arayışında olanları kapsamlı referans bilgilerle aynı çatı altında buluşturan Zingat.com , derginin dokuzuncu sayısında “Z kuşağı ile gayrimenkul alışverişi”, “Yabancı yatırımcı Zingat’ın İngilizce sitesinde emlak arıyor”, “Rusya vatandaşlarının emlak yatırımı katlanarak artıyor”, “Satın almak mı, kiralamak mı daha kazançlı?” başlıklarına yer verirken; gayrimenkul sektörüyle ilgili gelişmelerden gayrimenkul ofisleri ve danışmanlarla yapılan söyleşilere, yeni konut projelerinden emlak piyasası analizlerine, özel röportajlardan köşe yazılarına dek uzanan geniş bir seçki ve zengin görsel içerikler sunuyor. Radyo Voyage sunar: Zingat Prestij Dergisi , her yeni sayısına özel bir Spotify şarkı listesini Radyo Voyage iş birliğiyle okurlarına sunuyor. Radyo Voyage Genel Yayın Yönetmeni Neslihan Yavuzer Behmuaras ’ın hazırladığı listeyi, derginin yeni sayısını okurken size eşlik etmesi için buradan dinleyebilirsiniz. Gayrimenkul profesyonellerinin yanı sıra Zingat’ın tüm iş ve sosyal paydaşlarına da seslenen Zingat Prestij Dergisi ’nin dokuzuncu sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İş dünyası, normal şartlar altında, iş yerlerimizi “profesyonel” alanlar olarak tanımlıyor ve bizlerin de “rasyonel” tercihlerle bir “profesyonel” gibi davranmamızı öngörüyor. Oysa duygu durumlarımız ile iş dünyasının rasyonalitesi arasındaki çatışma, getirdiği ağır stres ile birlikte milyonlarca çalışan özelinde muhtelif sağlık sorunları olarak kendini gösteriyor. Stresli iş ortamları –içerdiği her türlü ayrımcılık ve eşitsizlik, ağır iş yükü ve iş güvencesizliği ile– ruh sağlığımızı tehdit eden bir faktöre dönüşmüş durumda. Depresyon ve kaygı bozuklukları nedeniyle her yıl 12 milyar iş gücü kaybedilirken bunun ekonomiye yıllık maliyeti de yaklaşık 1 trilyon dolara yükseliyor. 2019’da çalışma koşullarına bağlı olarak 1 milyar kişinin ve çalışma çağındaki yetişkinlerin de %15’inin bir psikolojik rahatsızlık yaşadığı belirtiliyor. 

İş yerinde ruh sağlığı: Okur Anketi'nin gösterdikleri

Geçtiğimiz ay Pareto’da ve Aposto Gündem’de paylaştığımız ve iş yerindeki duygu durum bozuklukları üzerine hazırlanan okur anketimizin sonuçları da çalışma hayatındaki bu kronikleşmiş sorunlara doğrudan işaret ediyor: 

anket verileri

  • İşe yaklaşım: İş yerinde duygu durum bozukluğu yaşadığını belirtenler, genel olarak bu durum sonrasında işe karşı motivasyonlarının düştüğünü, işe karşı umursamaz bir tavır benimsediklerini ve bunun da performans düşüklüğüne neden olduğunu ifade ediyor. İşe karşı aidiyetin kaybolması, sessiz istifalarla ya da istifalarla sonuçlanıyor. İşe ve diğer çalışanlara karşı şüpheci sorgulamaların artmasına neden oluyor.

  • Sağlık problemleri: Ekonomik ya da sosyal gerekçelerle sağlıksız ve güvensiz bir iş ortamına bağımlı olan çalışanlar, uykusuzluk ve kalp çarpıntısı gibi fiziksel problemler yaşayıp ilaç kullanmaya başladıklarını ifade ediyor. Ortaya çıkan "değersiz hissetme" ve "yabancılaşma" hissi, kişileri çalışamaz hâle getiriyor.

  • Tabu: Anket sonuçları, onlarca yıldır süren tartışmalara rağmen iş yerine ait ruhsal bozuklukları iş yerinde tartışmanın hâlâ bir tabu olduğunu da gösteriyor. İş yerindeki strese bağlı yaşanan kaygı bozuklukları, rekabetçi çalışma koşulları dahilinde bir zafiyet olarak değerlendirilebiliyor. Çalışanlar bu nedenle hem çalışma arkadaşlarına hem de yöneticilerine bu problemlerden bahsetmekten ya da onlardan bu konuda yardım talep etmekten genellikle çekiniyor. Problemler dile getirilse bile tatmin edici bir dönüş alınmadığı/alınmayacağı ifade ediliyor.

  • Beklentiler: Çalışanların, çalıştıkları kurumlardan beklentisi aslında oldukça net: Çalışan psikolojisine yatırım yapılması ve sağlıklı bir çalışma ortamının kurumsal kültürün bir parçası hâline gelmesi. Anket sonuçlarının da gösterdiği üzere çalışanlar, iş yerlerinden daha gerçekçi çalışma saatleri (iş yükü değerlendirmesi) ve sağlık harcamalarına yönelik yan hakların güçlendirilmesini (doğrudan psikolojik destek sağlanması ya da bu hizmetin masraflarının karşılanması), sorunlarını paylaşabilmeyi ve bu sorunlara karşı çözümler getirilmesini talep ediyor. Anket katılımcılarının %90’ı, iş fırsatlarını değerlendirirken zihinsel sağlığı gözeten yan hakların kendileri için önemli olduğunu söylüyor.

Nereden başlamalı? 

Öncelikle sağlıklı ve güvenli çalışma ortamına sahip olmanın bir imtiyaz değil hak olduğunu çok daha yüksek bir sesle dile getirmek gerekiyor. “Ne yapmalı?” sorusuna cevap ararken bu hasarın nasıl giderileceğinden önce, iş yerlerinde ruhsal sağlık problemlerinin oluşmasına neden olan temel problemlerin ortadan kaldırılmasına odaklanmak gerekiyor.

Aposto’ya konuşan Uzman Psikolog Sibel Karamaraş, öncelikle "psikolojik güvenlik" kavramına dikkat çekiyor. Psikolojik güvenlik, kişilerin hiçbir cezalandırma ya da küçük düşürülme kaygısı taşımadan iş yerinde çalışma arkadaşları ve yöneticileriyle paylaşımda bulunabilmesi, problemi ve ve eleştirilerini dile getirmesi olarak tanımlanıyor. Karamaraş, yöneticiler ile başlayan şeffaflığın esas olduğu ve güven odaklı bir şirket kültürü oluşturmanın, gün yüzüne çıkan problemlere hızlı ve çözüm odaklı biçimde müdahale edebiliyor olmanın öncelikli adımlar olabileceğini vurguluyor.

“Psikolojik güvenliğin olduğu bir kurumda ruh sağlığını korumaya dair atılabilecek adımlar sonrasında daha net ve daha kolay bir şekilde belirlenebilir. Kurumdaki temel problemlerin nasıl etkileri olduğunu/olabileceğini anlamak, kurumu oluşturan kişileri de katarak beraber çözümler üretmek, bu alanda çalışan profesyonellerle iş birliği yapmak ve kuruma özel müdahaleler uygulayabilmek adına eldeki verileri kullanmak gibi stratejiler üzerinde düşünülebilir.”

Karamaraş ayrıca firmalar kadar çalışanların da bu konuda nasıl aksiyon almaları gerektiğine dikkat çekiyor. Çalışanların da hem kendine hem de işe dair bakış açıları üzerinde durmak gerekiyor. Mevcut problemleri, içinde bulunulan organizasyonun yöntemleriyle aşmaya çalışmadan önce, kişilerin öncelikle kendini bu problemleri aşmaya hazır hissetmesi, kendine güvenmesi ve gerçekten destek almak istediğinden emin olması gerekiyor. 

“Şirketlerin bu konuya odaklanması gerekliliğine kesinlikle inanmakla beraber şirketleri canlı tutan bireyler olarak (yönetim ekibi dışındaki) çalışanların da bu konuya dair bakış açıları üzerinde düşünmelerinin iyi olabileceğini düşünüyorum… Yönetim ekibinden bir şey beklemeden evvel yine çalışanların ruh sağlığına dair bakış açıları da önemli. Psikologlara, psikiyatristlere nasıl bakıyoruz? Psikolojik sağlık tam olarak ne demek, çocuklarımıza duygularını ifade edebilmelerine yardımcı oluyor muyuz ya da mesela stres için neleri yapmanın bize iyi gelebileceği üzerinde hiç kafa yoruyor veya bunun için destek istiyor muyuz”

-Not: Bu yazının orijinali Pareto'nun "İş yerinde ruh sağlığı, enerjide karteller" başlıklı 23 Aralık tarihli bülteninde yayımlandı.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto GündemAposto Gündem

BÜLTEN SAYISI

🗞️ Demokrasi nöbeti, Tayvan'a abluka

Günaydın. Türkiye genelinde kiralar, bir önceki yıla göre %168 arttı. CHP lideri Kılıçdaroğlu, Altılı Masa'nın cumhurbaşkanı adayının ne zaman açıklanacağına dair konuştu. Çin, Tayvan çevresinde askerî tatbikat düzenledi.

27 Ara 2022

Zingat ile birlikte
kaynak: Reuters

YAZARLAR

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İLGİLİ OKUMALAR

Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

11 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

04 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

‘Gibi gibi gibiyim’: Şarkılarla, şiirlerle 'gibi' edatı üzerine

“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.

Suha Çalkıvik

·

28 Haz 2026

‘Gibi gibi gibiyim’: Şarkılarla, şiirlerle 'gibi' edatı üzerine
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

27 Haz 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

20 Haz 2026

10 maddede bu hafta