Köylüler ve Beyefendiler

Sanatta dinsel temalar artık tarihe karışıyor veya bambaşka bir şekilde gündeme getiriliyordu. Katolik ülkelerdeki o nefes kesici Meryem Ana ve aziz senaryolarıyla artık bir alakaları yoktu bu resimlerin.
Bir tabloyu kısaca incelemek gerekirse bu mutlaka Frans Hals’ın meşhur tablolarından biri olan St. Georg Avcılar Loncası’nın Balosu olmalıdır:

Neşeli bir topluluk. Tablonun ortasındaki avcı resimden bize doğru davetkar bir bakış fırlatmış, bekliyor. Adeta bizden bu eğlencenin içine katılmamızı istiyor. Yoksa sakiyi mi bekliyor? Bu yüzden mi kadehinin son damlalarını alelacele yere döküyor?
Bu canlı tasvirin ardında her ayrıntısı incelikle planlanmış bir kompozisyon yatar. Resmin ortasında ayakta duran bayrak taşıyıcı resmi iki eşit parçaya böler. Alt soldan sağ yukarıya doğru uzanan bayrak direği, adamların başlarının sağdan sola doğru çizdiği hat ile dengelenir. İnsanların birbirleriyle, başlarının duruşu ve ellerinin hareketleri aracılığıyla kurdukları ilişki Barok resminin en önemli karakteristik özelliklerinden biridir. İç içe geçen birçok öğeyi barındıran kompozisyon böylelikle bir bütünlüğe ulaşmayı daha da kolaylaştırır.
Tablo, karanlık bir fonun önünde resmedilmiş 18 figür içerir. Hals, her figürü canlı bir şekilde resmederek, onların farklı kişiliklerini ve kişisel özelliklerini ortaya çıkarmayı başarmıştır. Resimdeki figürler arasındaki etkileşim ve sosyal sınıflar arasındaki karışım, o dönemdeki Hollanda toplumunun dinamik yapısını yansıtır.
Tablo, Hals'ın karakteristik serbest fırça darbeleri ve canlı renkleriyle doludur. Hals, figürlerin elbiseleri ve aksesuarlarındaki detaylara büyük özen gösterdiği bu tablosuyla ve figürlerin yüzlerindeki ifadeleri, jestleri ile de bir portre ustası olarak döneminde ün kazandı.
“Altın Çağ” denen bu devrin demirbaş listelerinden ve müzayede kataloglarından sanat zevkini okuma şansımız oldukça yüksektir. En favori motifler arasında gündelik hayattan sahneler bulunur. Bu tabloları satın alanlar, resimlerde kendilerini buluyor; onları duvarlarına astıklarında bir bakıma kendilerine güvenlerini tazeliyorlardı.
Resim satın almak öyle her önüne gelenin yapabileceği bir iş değil, aksine aristokrasiye özgüydü. Kendi özel dört duvarını tablolarla donatmak isteyen zenginleşmiş burjuva kesiminin sayısı arttıkça, Hollanda’da sanatın pazarı temelden değişti.
Ressamlar artık alıcının taleplerine göre resim yapmaya başlamışlardı. Burjuva, toplumun en alt kesiminde yer alan hayattan kesintilere, motiflere ve natürmortlara odağını kaydırmıştı. Ayrıca portre ressamlığı da oldukça revaçtaydı. Tüccarlar, senato üyeleri, bilginler ve lonca mensupları kendilerini portreleri sayesinde ölümsüz kılma arzusu içindeydiler.
Özellikle lonca birlikleri her büyük kentte var olan lonca evleri için grup resim sipariş ediyorlardı. Bunun en büyük örneği az önce yorumladığımız St. Georg Avcılar Loncası’dır. Ressam Hals’ın modelleri sade ve insancıldır. Eski durağan pozları tarihin tozlu sayfalarına göndermiş ve yerine hareketli, canlı ve faal olan figürler ekledi. Sıkıcı, kasılarak pozlar veren insanlar artık yoktu, tam anlamıyla bir anın fotoğrafını çekercesine resimler çiziyordu Hals ve Hollanda Barok’unun artık yol göstericisiydi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Hollanda Sanatı, Otuz Yıl Savaşı'ndan nasıl etkilendi? Resim sanatı nereye vardı? Tablo yorumlarıyla dönemin en zengin ülkesine gidiyoruz!
08 Nis 2023

YAZARLAR

Yıldızlı Bir Hikâye
Edebiyata ve sanata yön veren isimlere, hayatlara ve eserlere tanıklık edeceğin bir yayın.
İLGİLİ OKUMALAR


