KÜLLERİNDEN DOĞAN LEPRİKON

KÜLLERİNDEN DOĞAN LEPRİKON

Sezona iyi başlayamayan, istikrarsız sonuçlar alan, kendini playoff potasının bile dışında bulan ve en kötüsü izleyenlere acı veren bir basketbol oynayan Boston Celtics, sonunda beklentileri karşılamaya başladı. Hem de faiziyle. 


Sezon öncesi Celtics’te oldukça fazla belirsizlik olmasına rağmen, kimsenin bu takımın Doğu’nun en iddialılarından biri olacağına kuşkusu yoktu. Brad Stevens’ın saha kenarından idari göreve geçmesi ve yerine çaylak koç Ime Udoka’yı getirmesi bu belirsizliklerden biriydi. Kadro yapısı da, özellikle bir ana oyun kurucunun yokluğu sebebiyle soru işaretleri oluşturuyordu. 

Sezon başlangıcında, hatta ocak ayının son haftasına kadar, bu kaygıların haklı olduğu ortaya çıktı. Celtics ligin en kötü hücum eden takımlarından biriyken, ne koç Udoka buna bir çözüm bulabiliyordu ne de elindeki takım yapısı buna çok fazla müsaade ediyordu. Sakatlıklar, Josh Richardson ve Dennis Schröder gibi takıma yeni katılan oyuncuların beklenen katkıyı verememesi ve Grant Williams haricindeki genç rol oyuncularının gelişim göstermemesi takımı tamamen Jayson Tatum ve Jaylen Brown’un eline bakar hale getirmişti. Problem, özellikle Jayson Tatum’un kendi seviyesinin çok altında oynamasıyla daha da katlanılmaz hale gelmişti. Bu sırada, neredeyse takımın tamamının yaşadığı sakatlıklar ve Covid vakalarıyla Celtics bir türlü ritim bulamıyordu. Bir kazanıp bir kaybeden, sürekli %50 civarında gezinen bir takım haline gelmişti. Bu takımın artık bir yere varmayacağı, dağıtılması gerektiği bile dillendirilmeye başlandı. Umudun bitmeye yüz tuttuğu bir noktada, bu takım nasıl tekrar şampiyonluk adaylarından biri haline geldi? 

En önemlisi, sakatlıkların ve Covid vakalarının son bulmasıyla Celtics ocaktan itibaren ideal beşini düzenli olarak sahaya çıkarmaya başladı: Marcus Smart, Jayson Tatum, Jaylen Brown, Al Horford ve Robert Williams. Özellikle Horford ve Williams’ın sakatlıkları takımın uzun rotasyonunu tam anlamıyla baltalamıştı. Horford’un tecrübesi ve savunma bilgisi, Williams’ın atletizmi ve enerjisiyle Boston savunması kademe atladı. Şu anda Celtics savunma verimliliğinde birinci sırada ve en yakın rakibinden 100 pozisyon başına potasında tam beş sayı daha az görüyor. Switch temelli savunma şimdilik harika sonuçlar verse de, playoff döneminde biraz canlarını sıkabilir. Robert Williams dış oyuncuların da karşısında durabilen bir uzun ama sürekli onun üzerinden ters eşleşmeyi oynayan takımlar hem Williams’ı yoruyor hem de pota altı caydırıcılığını elimine etmiş oluyor. Ancak bu çözülmeyecek bir sorun değil. Williams’ın olduğu ikili oyunlarda daha esnek switch kuralları uygulamak Udoka’nın aklında mutlaka vardır.     

Hücum anlamındaysa takımın iki yıldızı Jayson Tatum ve Jaylen Brown muhteşem bir form grafiği yakaladı. Özellikle Jayson Tatum takımın 21 galibiyet elde ettiği son 25 maçta adeta alev aldı ve bu alev sönecek gibi görünmüyor. Tatum bu dönemde 12 kez 30 sayı, üç kez 40 sayı ve iki kez de 50 sayı barajını aştı ve MVP seviyesinde bir performans sergiledi. Sezon başına oranla Celtics hücumu çok daha akıcı olsa da, hala Brad Stevens dönemlerindeki akıcılıktan uzakta. Buna da ulaşmak çok kolay olmayacak çünkü takım hala bir ana top yönlendiricinin eksikliğini hissediyor. Bu takım, en azından sezon sonuna kadar büyük ölçüde Tatum ve Brown’un eline bakmaya devam edecek.

Takas döneminin son günlerinde takıma katılan oyuncular da Celtics’e büyük güç kattı. San Antonio Spurs'ten takas edilen Derrick White ligin en iyi topa baskı yapan gardlarından birisi ve bu, takımın zaten iyi olan savunmasını bir kademe daha yükseltiyor. Hücumda ise çok istikrarlı olmasa da hem oyun kurucu özellikleri olan, hem içeri penetre edebilen hem de şut atabilen bir profile sahip. Şu ana kadar ritmini bulamadı ancak şut istikrarını yakaladığı takdirde hala sınırlı diyebileceğimiz Celtics hücumuna ekstra bir opsiyon sağlayacak. Houston Rockets’tan takas edilen pivot Daniel Theis ise daha önce bu yapının içinde bulunmuş ve başarılı olmuş bir parça. Savunmada gayretli ve zeki, hücumda şut tehdidi sayesinde her türlü uzunla kombine edilebilen, kısa beşlerde tek uzun olarak oynayabilen versatil bir oyuncu.

Celtics’in kötü başladığı, işlerin sarpa sardığı sezonu son 25 maçla tamamen değişti ve kara bulutlar dağıldı. Rotasyonun oturması, bireysel performansların artması ve yeni eklenen parçaların katkısıyla Boston vasat bir takımken 44-28’le Doğu üçüncülüğüne kadar yükseldi ve lider Miami Heat ile arasında yalnızca üç maçlık bir fark var. Şimdi sıra playoff’a geldi. Halen bazı eksikleri olmasına rağmen bu form durumuyla ligin en iyi savunmasını kimse karşısında görmek istemeyecek. Şampiyon olabilirler mi bilmiyoruz ama azımsanmayacak bir şansları olduğunu biliyoruz.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

BÜLTEN SAYISI

🗞️ Mundial #14: Atletizm & Basketbol

Dünya Salon Atletizm Şampiyonası'nın yansımaları & Boston Celtics'in yükselen formu

22 Mar 2022

Atletizm ve Basketbol

YAZARLAR

Berkhan Günaydın

Yazar @ Punto

İLGİLİ OKUMALAR