Kupa Öncesi Son Provalar

Uluslar Ligi Gareth Southgate ve öğrencileri için baştan sona kötü geçti. Oynanan 6 maçın hiçbirinden galibiyet çıkaramamalarının getirdiği bazı bunaltıcı istatistikler Dünya Kupası’na gün sayarken takımı ve menajeri zora soktu. Almanya maçına kadar İngiltere, Uluslar Ligi’nde oynadığı 5 maçın sonunda San Marino dışında penaltı harici gol bulamayan tek takım konumundaydı. Son 3 maçtır gol atamama serileri ise Kasım 2000’den beri başlarına gelmemiş bir hadiseydi.
İngiltere’nin duvara toslayışı, Dünya Kupası’nın sadece 2 aylık bir mesafede olduğunu düşünürsek kötü bir zamanda geldi. 181 gündür galibiyet yüzü görememek Katar’a gidilirken Southgate’in pozisyonuna dair medyadaki eleştirileri arttırdı. Hoş ‘İngiliz medyası ne zaman eleştirmedi ki?’ sorusu hemen akla geliyor. Southgate, The Athletic’e verdiği bir röportajda İngiltere’deki geleceğinin Dünya Kupası performansına göre şekilleneceğini farkında olduğunu söylemişti. Bu iki maç, güven tazeleme ve cevap verme açısından ciddi bir fırsattı. Ancak Euro 2020’den beri vazgeçilmez hâle gelmiş bazı oyuncuların keskinliklerinden son derece uzakta olmaları, planları suya düşüren faktörlerden biriydi.
Kadronun demirbaşlarından biri olan Kalvin Phillips, Manchester City transferinden bu yana yalnızca 14 dakika süre aldı. Üstüne üstlük omzundaki sakatlığı onu sadece Uluslar Lig’i maçlarından değil kesin olarak açıklanmasa da Dünya Kupası’ndan da uzak tutacak gibi duruyor. Phillips üzerine Jordan Henderson’ın da hem formsuz hem de sakatlıktan %100'ü ile dönememiş oluşu, genç yıldız Jude Bellingham'ı bir kahraman konumuna soktu. Bellingham’ın bu iki maçta da sergilediği başarılı performans, Southgate ve İngiltere taraftarlarının yüreğine su serpen nadir gelişmelerden biriydi.

Görsel: Sky Sports
Öte yandan; Harry Maguire, Ben Chillwell ve Luke Shaw’un formsuzlukları ve kulüplerinde forma şansı bulamayışları Southgate’in elini kilit bölgelerde oldukça daraltıyor. Aynı zamanda Demokles’in kılıcı gibi sallanan bir Trent Alexander Arnold krizi de var. Bu problem, Uluslar Ligi boyunca Southgate’in oyununda belli tutarsızlıklara yol açtı. Üçlü ve dörtlü savunma arasında yaşanan gelgitler ve beraberinde gelen oyuncu tercihleri çok sorgulanabilecek kararlardı. Southgate de birçok milli takım antrenörünün yüzleştiği bir ikilemle karşı karşıya: formu yüksek olan oyuncu mu yoksa isim yapmış oyuncu mu?
Bu dikotomi, özellikle Harry Maguire üzerinde beden buluyor. Southgate’in en güvendiği isimlerin başında gelen Manchester United kaptanı, takımının 4-0’lık Brentford mağlubiyetinden beri oynanan 4 Premier Lig maçında da kulübedeydi. United’ın onsuz bu 4 maçtan da galip ayrılması, Maguire’ı daha da kötü gösterdi. Fakat bütün bunlar İtalya ve Almanya karşısında Southgate’in tercihini değiştirmedi. Southgate, kendi kariyeri pahasına Maguire’a şans vermekten kaçınmayacağını ama kulübünde yedek kalmaya devam etmesinin Dünya Kupası’na gidilirken işleri karmaşıklaştırdığını söyledi. Belki de İtalya maçında rakibi ve atmosferi iyi tanıyan Milan stoperi Fikoyo Tomori tercih edilebilirdi.
İngiltere’nin üçlü savunmadan oyun kurulumuna destek alamaması onları topa sahip oldukları bir düzlemde son derece etkisiz kılıyor. İtalya’nın ön alan baskısında savunmacıları bırakıp, Rice ve Bellingham orta sahasını devamlı bir beşgen içine hapsetmesiyle birlikte yaşanan durum da bu oldu. İngiltere, Phil Foden’ın geriye geldiği pozisyonlar haricinde oyunu hiç ileriye taşıyamadı. Ayrıca sol kanat bekindeki arayışa Bukayo Saka da çare olmadı.

Görsel: The Times
Almanya maçında ise kart cezası biten John Stones ve sol kanat bekinde işlemeyen Saka yerine Luke Shaw görev aldı. Manchester United’da yerini Tyrell Malacia’ya kaptırmış olmasına karşın Shaw, maçta sergilediği iyi performansı golle taçlandırdı ve Dünya Kupası öncesi güven aşıladı. İtalya maçının aksine, Almanya karşısında topu rakibe bırakıp baskıyı absorbe eden ve direkt oyunlarla daha tehlikeli bir İngiltere gördük. İkinci yarıda 2-0 geriye düşülmesiyle beraber Wembley’e çöken matem havası, Saka ile Mason Mount’un oyuna girişi ve 13 dakikada bulunan 3 golle hızla dağıldı. Fakat üstünlük uzun sürmedi. Nick Pope’un elinden kaçırdığı topta yenilen 3. gol, İngiltere’nin son derece muhtaç olduğu galibiyeti elinden aldı.
Bu iki maçın Southgate’e aradığı cevapları sağladığını söylemek güç. İngiltere kadrosunda ciddi formsuzluklar ve bundan kaynaklanan büyük sorunlar var. Bu kadro bize ilerisi için herhangi bir fikir verecekse o da form durumunun Southgate için birincil öncelik olmadığı olur. Ama esas an gelince öncelik oyuncu değil maç kazanmaya kayınca tercihler değişebilir.
İngiltere, Uluslar Ligi defterini kötü kapatıyor. Ama günün sonunda ana hedefin Dünya Kupası olduğu unutulmamalı. Ve söz konusu büyük turnuvalar olunca Southgate İngiltere’sinin rüştünü ispat ettiği ortada.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
İngiltere, en yüksek form grafiğinden uzak şekilde kupaya gidiyor.
27 Eyl 2022

YAZARLAR

Özer Çeliksüngü
Felsefe okumayı, sporu ve sporun kültürel etkileri hakkında konuşmayı/yazmayı seven, insanlara farklı bir perspektif sunmak için heyecanlı olan birisi.

This Is England
Premier League gündeminden öne çıkan gelişmeler ve eşsiz yorumlar mail kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR



