"Kuş serbest kaldı": Elon Musk yönetiminde "yeni" Twitter

"Kuş serbest kaldı": Elon Musk yönetiminde "yeni" Twitter

31 Ekim - AIFD
AIFD ile birlikte

#ÇareBulanaDek: Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği (AIFD)

Nedir? AIFD, Türkiye'deki hastaların yeni ve orijinal ilaçlara erişimini sağlamak, Türkiye'de sağlık sorunlarına etkin çözümler bulunmasına katkıda bulunmak ve sağlık alanında etik ve şeffaf bir çalışma ortamı sağlamak amacıyla, Türkiye’de…

Daha fazlasını öğren →

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

Aylar süren çalkantılı sürecin ardından Elon Musk, elinde lavaboyla Twitter’ın San Francisco'daki merkez binasına giriş yaptıktan saatler sonra, 27 Ekim Perşembe günü sosyal medya devini en nihayetinde satın aldığını açıkladı. Twitter'ı devraldığını Twitter üzerinden duyurduğu "Sevgili Twitter Reklamverenleri" başlıklı paylaşımda Musk, platformu "insanlığa yardım etmek" amacıyla, "geniş bir inanç yelpazesinin sağlıklı şekilde tartışılabileceği" bir alana sahip olmanın önemli olduğuna inandığı için satın aldığını belirtirken aynı zamanda Twitter'ın şu anda "daha fazla nefret üreten ve toplumu bölen aşırı sağ ve aşırı sol" bölünmesi konusunda "büyük bir tehlike" altında olduğunu ifade ediyordu.

Nasibini ilk alanlar

Musk'ın ilk işi CEO Parag Agrawal, CFO Ned Segal, hukuk işleri ve politika şefi Vijaya Gadde ve genel danışman Sean Edgett'i görevden almak oldu. Musk'a göre bu isimler, platformdaki sahte hesapların, toplam kullanıcıların %5'inden daha azını oluşturduğunu söyleyerek hem kendini hem de Twitter yatırımcılarını yanılttı.

Konuya aşina bir kişinin bu ayın başlarında yaptığı açıklamaya göreyse Musk, Twitter'ın iş gücünün %75'ini işten çıkarmayı hedeflediği ve işten çıkarmalar için şirket yöneticilerinden isim istediği aktarılıyor.

Musk yönetiminde Twitter'ı neler bekliyor?

Musk'ın şirketin başına geçmesi henüz oldukça taze; ancak elimizdeki bilgilere göre Musk, Twitter'ı bir "her şey uygulaması"na (everything app) dönüştürmeyi planlıyor.

Musk'ın "her şey uygulaması" olarak tanımladığı şey aslında özellikle de Asya'da oldukça popüler olan "süper uygulamalar". Süper uygulamalar, kullanıcılarına mesajlaşmadan sosyal ağa, eşler arası ödemelerden e-ticaret alışverişine kadar pek çok farklı hizmet sunuyor.

Peki neden?

Haziranda Twitter çalışanlarıyla gerçekleştirdiği bir soru-cevap oturumu sırasında Musk, WeChat gibi bir süper uygulamanın Asya dışında muadili olmadığını belirterek benzer bir uygulama yaratmak için bir fırsat gördüğünü söylemişti. Aynı oturumda Musk ayrıca, Twitter’ın mevcut 237 milyon olan kullanıcı sayısının "en az bir milyar"a çıkmasını istediğini ifade etmişti.

Musk ile Twitter arasındaki dava sürecinde ortaya çıkan mesajlaşmalarda ise Musk'ın platforma dijital ödeme özelliği eklemeyi istediği; bir başka mesajda ise Twitter'ı blok zincirine ekleme ihtimalini tarttığı ve daha sonra bu fikirden vazgeçtiği ortaya çıkmıştı. 

"Kuş serbest kaldı"

Yıllarca platformdaki taciz ve zorbalık yüzünden "toksik" olmakla eleştirilen Twitter, itibarını düzeltmek için bir süredir oldukça çaba gösteriyor. Daha önce platformdaki söylemleri nedeniyle eski ABD Başkanı Donald Trump'ın hesaplarını kapatan ve yeni hesap oluşturmasını yasaklayan Twitter, geçtiğimiz günlerde benzer bir tutumu ünlü sanatçı Kanye West için de göstermiş, kısa bir süreliğine de olsa West'in hesabına kısıtlama getirmişti.

Musk'a göre Twitter, bütün bu kısıtlamalarla biraz fazla ileri gitmiş gibi görünüyor. Twitter'ın aldığı bu önlemlerin ifade özgürlüğünü baltaladığını düşünen, Twitter'ı satın almasının ardındaki asıl nedenin "insanlığa yardım etmek" olduğunu savunan Musk'ın devralma işleminin gerçekleşmesiyle "Kuş serbest kaldı" şeklinde bir tweet atması Musk'ın, platformu herkesin düşüncülerini söyleyebileceği bir ortama dönüştüreceğinin sinyallerini veriyor.

"Yanlış bilgi dalgası"

Ayrıca, 8 Kasım'daki ABD ara seçimleri öncesi siyaset ve medya uzmanları, Musk'ın Twitter'ı satın almasıyla seçime yönelik bir "yanlış bilgi dalgasının" ortaya çıkabileceğinden endişe duyduklarını belirtiyor. 

Trump, 2020 seçimlerinde kaybettiğinde Twitter hesabından kazananın kendisi olduğunu ve seçimin ondan "çalındığını" beyan eden bazı açıklamalarda bulunmuştu. Şimdiyse birçok sosyal medya platformunun kendilerine karşı önyargılı olduğunu söyleyen Cumhuriyetçiler Twitter'ın platformdaki kısıtlamaları kaldıracağını söyleyen Musk tarafından satın alınmasını memnuniyetle karşılarken Demokratlar da Twitter'daki aşırı sağ görüşlerin ve seçime yönelik yanlış bilgilerin artacağından endişe duyuyor.

AB'den uyarı

Öte yandan, Musk'ın Twitter planlarının önünde büyük bir de engel bulunuyor: Avrupa Birliği (AB).

Musk'ın "kuşu serbest bıraktığını" söylemesinden saatler sonra Avrupa Komisyonu'nun İç Pazarlar Komiseri Thierry Breton, Musk'ın Twitter vizyonunun AB'nin içerik denetleme kurallarına uygun olmadığına dair uyarıda bulundu.

Ekimde resmen yasallaşan AB'nin Dijital Hizmetler Yasası (DSA), Avrupa Komisyonu'na daha önce benzeri görülmemiş birtakım yetkiler veriyor. Musk'a bu kurallara uymaktan başka seçeneği olmadığını hatırlatan Breton, henüz baharda "Avrupa dışında ne yaptığı umrumda değil" demiş, ancak Avrupa'da faaliyet göstermek istiyorsa Musk'ın DSA'ya uymak zorunda olduğunu söylemişti.

ABD, Musk'ın girişimlerine inceleme başlatmak için kolları sıvadı bile

Konuya aşina kaynaklara göre ABD yetkilileri, SpaceX'in Starlink uydu ağı anlaşması ve Twitter'ı satın alması dahil olmak üzere Musk'ın bazı girişimlerinin ulusal güvenlik incelemelerine tabi tutulması gerekip gerekmediğini tartışıyor. Buna göre ABD yetkilileri, Musk'ın Twitter'ı bir grup yabancı yatırımcıyla satın almasından da pek hoşnut değil gibi gözüküyor.

Görüşmelerin henüz çok erken aşamada olduğunu belirten anonim kaynaklar, yetkililerin, Musk'ın atılımlarının incelenmesi için ne gibi yolları deneyebileceklerini araştırdıklarını aktarıyor. Bir ihtimalin, ABD'deki Yabancı Yatırım Komistesi'ni yöneten yasa aracılığıyla Musk'ın anlaşma ve operasyonlarının ulusal güvenlik riskleri açısından gözden geçirilmesi olabileceği değerlendiriliyor.

Hazine Bakanlığı'nın denetlediği kurumlar arası bir panel olan CFIUS, ABD işletmelerinin yabancı alıcılar tarafından satın alınmasını inceliyor. Musk'ın konsorsiyumunda yabancı yatırımcıların var olduğu gerçeği ise 44 milyar dolarlık Twitter anlaşmasına yönelik bir CFIUS incelemesinin tetiklenebileceği anlamına geliyor. Buna göre, sözü geçen yabancı yatırımcılar, Suudi Arabistan Prensi Alwaleed bin Talal, Changpeng Zhao tarafından kurulan ve yönetilen dijital varlık borsası Binance ve Katar'ın egemen servet fonunu içeriyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto GündemAposto Gündem
∙

BÜLTEN SAYISI

🗞️​ “Yapay kıtlık”, anayasal kriz

Rusya tahıl anlaşmasından çekilince Zelenski, Putin'i yapay kıtlık oluşturmakla suçladı. Togg'un Mart 2023'te piyasaya sunulacak modelinin renkleri açıklandı. Lübnan'ın anayasal krize sürüklendiği ifade edildi. Güney Kore'de 153 kişi öldü.

31 Eki 2022

AIFD ile birlikte
Fotoğraf: Onedio

YAZARLAR

İrem Denli

Teknoloji Editörü

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İLGİLİ OKUMALAR

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

10 maddede bu hafta
10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

10 maddede bu hafta
10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

10 maddede bu hafta
Eğitimin ötesi: Güçlü kızlarla ortak bir gelecek inşa etmek

Türkiye’de kız çocuklarının eğitime erişiminde son 20 yılda önemli ilerleme sağlandı; ancak eğitimde kapanan makas, okuldan işe geçişte, ekonomik katılımda ve karar alma süreçlerinde yeniden açılıyor. Bugünün meselesi artık kız çocuklarını yalnızca okula ulaştırmak değil, değişen dünyada kendi yollarını çizebilecekleri beceri, özgüven ve fırsatlarla desteklemek. Aydın Doğan Vakfı, "Güçlü Kızlar Güçlü Yarınlar" projesiyle eşitsizliğin eğitim sonrasındaki halkalarına odaklanıyor.

Eğitimin ötesi: Güçlü kızlarla ortak bir gelecek inşa etmek
10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

10 maddede bu hafta