“Leões” ve Madalyonun Diğer Yüzü

Yeşil-beyazlı (Verde e Broncos) Aslanlar, kaderi tersine çevirme kavgasına uzun yıllardır tutunarak bugünkü halini alır. Köklü ve soylu tarihlerini de unutmadan taraftarlarına layık olmak için bitmek bilmeyen bir mücadele sürdürürler.
“Leões” ve Madalyonun Diğer Yüzü

Sporting CP’nin kuruluş hikâyesi ise 1902 yıllarına dayanmaktadır. Bir grup varlıklı gencin Lizbon’un soylu Campo Grande bölgesinde futbol ve sosyal etkinlikleri bir araya getirdiği bir şehir kulübü olarak ortaya çıkar. Ardından yaşanan fikir ayrılıkları sonucunda Jose Alvalade isimli vikontun torunu ve arkadaşlarına yaptığı maddi destekle 1906’da bugünkü Sporting Clube de Portugal adını alarak tekrardan kurulur. Takım antrenmanlarını ve maçlarını ilk olarak “Sitio de Mouras” isimli komplekste yapmaya başlar. Kompleksin o dönem için oldukça gelişmiş ve modern bir tesis olmasında aynı zamanda zengin bir iş adamı olan Jose Alvalade’nin üstüne koyarak yaptığı yatırımların etkisi olur. Soyunma odaları, banyoları, oyun odaları ve ardından eklenen tenis kortu gibi spor tesisleriyle zamanına damgasını vurur. 1956’da yine soyluların desteğiyle Estadio Jose Alvalede kurulur ve Euro 2004 için modernize hali inşa edilene kadar da Aslanlar’a ev sahipliği eder. Bu yeni stadyumla rakibin mabedi Estadio de Luz arasında sadece 2 km kadar kısa bir mesafe vardır.

Sporting CP altyapısının da Benfica’dan aşağı kalır yanı yoktur. Özellikle 2000’ler sonrası önemli bir kanat oyuncusu üretme trendine sahip olurlar. Efsanevi scout şefi Aurelio Perreira Portekiz’in her köşesini tarayarak yetenekli gençleri Sporting altyapısına kazandırır. Bunun sonucu olarak da teknik ve olağanüstü yetenekli kanat oyuncuları ile Avrupa futboluna damga vuran önemli bir jenerasyon yetiştirirler. Şuan bu akademide Filipe Engin Çetinkaya isimli yarı-Türk yarı-Portekizli bir antrenör de görev almaktadır. Bunun yanı sıra esas sükselerini önce Portekiz futbolunun yaşayan efsanesi Luis Figo ve ardından da Cristiano Ronaldo’yu yetiştirerek yaparlar. Bu iki oyuncu da Ballon d’Or kazanan kariyerler izlemiş hatta Ronaldo belki de futbol tarihinin en önemli futbolcularından biri olur. Yıllar içerisinde Sporting CP kulübünün dünya futboluna kattığı önemli diğer isimler de bulunmaktadır;

Simao Sabrosa, Hugo Viana, Beto, Luis Nani, Ricardo Quaresma, Joao Moutinho, Rui Patricio, William Carvalho

Sporting CP, belli dönemleri ülkenin diğer iki büyük takımının dominasyonu altında geçirir. Bu sebeple olacak ki kupa sayısında oldukça geride kalır. 18 Lig Şampiyonluğu ve 17 Portekiz Kupası Şampiyonluğu’na 1962’de dönemin UEFA Kupası olarak sayılabilecek Kupa Galipleri Kupası Şampiyonluğu eklenir. En başarılı yıllarını 1940’ların sonu ve 1950’lerin başında geçiren yeşil beyazlılar, döneminin en önemli golcüsü Fernando Peyroteo (393 maçta 635 gol atmıştır) önderliğinde 8 şampiyonluk kazanır. O dönemden sonra gerçekleşen düşüşle birlikte kulübün taraftar kitlesi de değişerek mazlumun takımı konumuna gelirler. Son şampiyonluğunu 2002 senesinde kazanmalarına rağmen en ateşli taraftar gruplarından birine sahiptirler. Bunun yarattığı coşku yanında baskı da getirdiği için hiçbir teknik direktörle uzun süre çalışamazlar.

İroni olacak bir şekilde; bu sezon 20 yıllık şampiyonluk hasretine Benfica kulübünün ikonik futbolcularından şimdilerde ise genç ve tecrübesiz bir teknik adam olan Ruben Amorim önderliğinde son verme yolunda ilerlemekteler. Kadronun genç yıldızı Pedro Gonçalves, çiçeği burnunda İspanyol Milli oyuncusu Pedro Porro ve emektar kaptan Sebastian Coates’in önemli katkılarıyla 24 maçta 20 galibiyet ile en yakın rakiplerine 10 puanlık bir fark açmış durumdalar.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş