Macron'la 5 yıl daha. Peki kimin sayesinde?

Macron'la 5 yıl daha. Peki kimin sayesinde?

25 Nisan - Lexus - Spektrum
Lexus ile birlikte

Yeni Lexus NX şimdi Türkiye’de

Lexus için yeni bir dönem başlıyor; özel bir geçmişin yeni varisi olan yeni Lexus NX hayatı N’lerde yaşamanız için şimdi Türkiye’de . Lexus’un geleceğini şekillendirirken markanın tasarımda gideceği yeni yönü ortaya koyan; dinamik,…

Daha fazlasını öğren →

Pınar Kılavuz / Paris

Fransa'da seçmen, gelecek 5 yılda cumhurbaşkanlığı yapması için yeniden Emmanuel Macron’a oy verdi. Fakat seçmenin Macron'a oy vermesi sadece kendisine inandığı için değil, Marine Le Pen'i Elysée sarayına taşımamak içindi. Bu yazıda hem Macron'un "zaferini" kimlere borçlu olduğunu, hem de neden "3'üncü turdan" bahsedildiğini anlatmaya niyetliyim.

Öncelikle Fransa başkanlık ve seçim sistemini anlamak gerekiyor. Fransa'da yarı başkanlık sistemi var. Seçmenler 5 yılda bir Cumhurbaşkanını seçmek için sandığa gidiyor. Seçimler iki tur hâlinde düzenleniyor. İlk turda %51 çoğunluğu alan bir aday olmazsa seçimlerin ikinci turu düzenleniyor. Sandığa giderken ilk turda «en çok içimize sinen, gönlümüzden geçen» adaya oy veriyoruz. İkinci turda ise desteklediği aday ikinci tura çıkamamış seçmen grubu, «kötünün iyisine» oy veriyor. 

Macron zaferini kimlere borçlu ?

İki tür arasında, sona kalan adaylar tüm güçleri ile diğer seçmenleri kendilerine çekmek için uğraşır. Düello sırasında ve son miting/gezilerinde "herkesin Cumhurbaşkanı" olacaklarını en yüksek sesleri ile anlatırlar. Bu seçimlerde %21.95 oy alan sol aday Jean-Luc Mélenchon seçmeni de belirleyici faktördü. Hem Macron hem de Le Pen, Mélenchon seçmenine en güvenilir, en çok ortak nokta olan adayın kendisi olduğunu ispatlamak istedi. Fakat, önemli bir hatırlatma yapmakta fayda var. Mélenchon, 10 nisan akşamı yaptığı konuşmada 3 kez "Madame Le Pen’e bir oy bile yok" dedi. Ve seçmeninin üstü kapalı bir şekilde Macron’a oy verme çağrısında bulundu. Aynı çağrıyı Yeşiller Partisi adayı Yannick Jadot, Cumhuriyetçiler Partisi adayı Valérie Pécresse, Sosyalist Parti adayı Anne Hidalgo, Komünist Parti adayı Fabien Roussel de yaptı. Sadece Eric Zemmour, ikinci turda Marine Le Pen’e oy verilmesini istedi. 

Ipsos'un yayımladığı rapora göre, ilk turda Mélenchon’a oy verenlerin %42’si Macron’a, %17’si Le Pen’e oy verdi.

Bu da bize Macron’un zaferini, sadece kendi seçmenine borçlu olmadığını gösteriyor. Bir diğer tartışma konusu ise katılım oranı ve sonuçların meşruluğu. İlk turda sandığa gitmeyen seçmen oranı %26 ikinci turda ise %28 oldu. İkinci turdan önce, "sağcı" ve "ırkçı sağcı" olan iki adayın arasında seçim yapmak zorunda kalan seçmenin, aynı senaryoyu ikinci kez yaşamanın verdiği bıkkınlık nedeniyle katılım oranının daha düşük olabileceği konuşuluyordu. "Sandığa gitmezsek ya Le Pen seçilirse?" diye sorup vicdan azabının ufak ufak içimize işlediği anları da yaşadık. Solcu figürlerden ve gazetelerden de bu nedenle "Radikal sağa baraj yapın. Macron’a oy verin" çağrıları geldi.

20 Nisan düellosu ve seçime etkisi

Kafası karışık olan seçmeni ikna etmek için her iki aday 20 Nisan akşamı düzenlenen düelloda son kozlarını kullandı. Kırgınlığın ve öfkenin etkisi reytinglere de yansıdı ve 15 milyon kişinin izlediği (bu, tarihin en düşük rakamı) bu programın sonucunda, izleyicilerin %59'u Macron’u, %39'u ise Le Pen'i daha ikna edici bulduklarını söyledi.

  • Düello nasıl düzenlendi? Düellonun belirleyici noktalarına geçmeden önce nasıl düzenlendiğinden de bahsetmekte fayda var. 2 gazetecinin moderatörlüğünde adaylar kendilerini anlatıyorlar. Gazetecilerin tek görevleri soruları sormak (iki adaya da aynı sorular soruluyor) ve adayların söz alma sürelerinin aynı olduğunu kontrol etmek. Le Pen ve Macron çoğunlukla birbirlerinin sözlerini kesmeden konuştular, demokrasinin gerektirdiği şekilde ilerlediler. 

Genellikle Macron atak bölgesinde, Le Pen ise savunmadaydı. Tartışma sırasında tansiyon iki noktada yükseldi. Laiklik/ kamusal alanda dinî semboller ve Le Pen’in Putin ve Rusya ile olan finansal ilişkileri. 

Gazeteci Léa Salamé, iki adaya da "Seçilirseniz kamusal alanda dinî semboller hakkında nasıl düzenleme olacak?" diye sordu. Marine Le Pen hatalı bir deparla  "Ülkemizde islamcılık var, terör riski var. Macron'un bu konuda yürüttüğü politikalar etkili olmadı" dedi. Le Pen, kadınların sadece evlerinde ve camilerde baş örtüsü takmasına izin vereceğini söyledi. Macron ise "Baş örtüsü sorusunda, terörizme, ordan da islamcılığa geçtiniz. Ben 1905 yasasını savunuyorum. laiklik, bir dinle mücadele etmek değil. Bunu  yaparsanız, sivil savaş başlar. Bu dediğiniz çok tehlikeli. Siz bunu yaparsanız, kamusal alanda dinî sembolü yasaklayan ilk ülke olacak Fransa" cevabını verdi.

Le Pen'e partisinin Rusya bankalarından aldığı borçları hatırlatan Macron "Putin'den bahsederken bankacınızdan bahsediyorsunuz." dedi.

Fransa’da 3'üncü tur ve "kolaborasyon" ihtimali

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra, seçmen bu kez genel seçimler için sandığa gider. Fransa’da, halkın oyları ile seçilmiş cumhurbaşkanı, başbakanı tayin eder. Başbakan ise kabinesini oluşturur. Fakat, 2022’de biz bir yenilik bekliyor olabilir. Cumhurbaşkanı, başbakanı seçiyor fakat her seçimde Cumhurbaşkanı ve milletvekillerinin çoğunluğu aynı siyasi partiden olmuyor. Buna "kolaborasyon sistemi" deniyor. Yani Cumhurbaşkanı ve Başbakanın farklı partilerden olduğu sistem. (Fransa, 5'inci Cumhuriyet tarihinde bunu üç kez yaşadı.1986’da Mitterand/Chirac. 1993’te yine Mitterand/ Edouard Balladur ve son olarak 1997-2002 arasında Chirac /Lionel Jospin.)

Hem Marine Le Pen ve Eric Zemmour ittifakı, hem de ilk turdan birleşip çatı aday konusunda anlaşmaya varamayan sol grup kendilerinden birisini başbakan seçtirmek için hazırlanıyorlar.

Sol, ilk turda güçlerini birleştirip bir aday etrafında toplanmadığı için toplumun belli bir kesimi tarafından suçlandı. Yeşiller (%4,63) + Fransız Komünist Partisi (%2,28) ve Sosyalist Parti (%1,75) diye dağılmasaydı, Mélenchon belki 2'nci turda olacaktı; fakat Mélenchon şimdi "beni başbakan seçin" çağrısında bulundu. İlk turda birbirine küsen, kırılan sol bu defa birlik olabilir. İttifak anlaşması için Mélenchon, Jadot ve Roussel hem fikirler, fakat Sosyalist Parti şimdilik bekleme odasında. Belki de ilk kez "Sol neden birleşemiyor ?" yerine "Sol ne güzel birleşti" deriz. Kim bilir ?

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

SpektrumSpektrum
∙

BÜLTEN SAYISI

Macron'la 5 yıl, yeniden savaş korkusu

Merhaba. Türkiye Raporu'nun siyasi partilerin oy oranları ve liderlerin başarılarına dair anketleri paylaştı. Fransa'da seçimi "aşırı sağa karşı "sağ" kazandı. İsrail ve Filistin arasındaki gerilim yeniden tırmandı.

27 Nis 2022

Lexus ile birlikte
Louise Delmotte/Getty Images

YAZARLAR

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR