Mahalleyi Gülümseten Çift


Pandemiyle değişip dönüşen tasarım ve mobilya trendlerini Kelebek Mobilya’dan dinliyoruz Pandemi döneminin beraberinde getirdiği dönüşümlerle mobilya sektörü de evrim geçirmeye başladı. Evde geçirilen sürenin artması, sosyalleşmenin evlere yansıması ise ev dekorasyonuna verilen önemi daha da artırdı. Değişen ve dönüşen tüketici anlayışını her daim tasarımlarına uyarlayan Kelebek Mobilya , pandemi döneminde de tasarladığı ürünlerle tüketicinin değişen ihtiyaçlarına cevap vermeye devam etti. Bugünün bülteninde sizi, Kelebek Mobilya Tasarım Müdürü Gürkan Gülturan’ın evlerde sık sık vakit geçirdiğimiz bu dönemin tasarım ve mobilya anlayışıyla ilgili yaptığı yorumlara kulak kesilmeye davet ediyoruz. Tasarım kodları kurulduğu tarihten bu yana kemikleşmiş olan Kelebek Mobilya Tasarım Müdürü Gürkan Gülturan, konfor ve kullanışlılığın büyük önem kazandığının altını çizerek “ Pandemi döneminde göz yormayan, abartı detaylardan uzak tasarımlar ilgi çekti. Bu yalın tasarımlar yine bu süreçte hijyenin sağlanması adına daha çok önem kazandı. Bu süreçte koltuk gruplarında ergonomik konforun önemi daha da anlaşıldı. ” diyor. İnsanların evlerinde görmek istediği aksesuar algısının da değişmeye başladığını belirten Gülturan, özellikle yapay ürünler yerine doğal malzemeler ve doğadan esinlenen tasarımların tercih edildiğini dile getirerek “ İnsanlar daha uzun süre evlerinde vakit geçirme alışkanlığı kazanarak artık ekstra konforlu Hibrit Teknolojilerin kullanıldığı USB girişli koltuklar gibi farklı ihtiyaçlara göre tercihlerini yapıyor. Silinebilen ve yıkanabilen kumaşlara da yönelimin artması da önemli detaylar arasında. Sosyal medyanın da etkisiyle tüketici evini dekore ederken artık daha cesaretli parçalara eşlik eden cesaretli renkler tercih ediyor. İnsanlar bir koleksiyonun TV ünitesini, başka bir koleksiyonun salon takımıyla kombinleyerek farklı tasarımlar tercih ediyor. Kelebek Mobilya olarak bu gelişimleri ve tüketici davranışlarını yakından takip ediyor, mobilyalarımızı günün şartlarına uygun olarak tasarlıyoruz. ” diyor. Gelecekte: Pandemi sürecinde insanlar doğanın hayatlarına olan etkisini daha fazla kavradı. Bu farkındalıksa insanların yaratıcılığını artırarak, evlerinde değişim yapmaya motive etti. Gülturan, “ Bu yaratıcılık insanları kendi evlerinin iç mimarı hâline getirerek, kişilerin evlerini daha da kişiselleştirip yaşayan bir ortama dönüştürdü. ” diye belirtirken mobilyanın yaşamın tam içinde olduğunu vurguluyor: “ Tasarımlar insanı etkileyen her türlü konudan şekil alarak etkilenmeye devam edecektir. Son zamanlarda yaptığımız araştırmalar ve çalışmalar sonucunda pandemi döneminde yaşam alanlarının daralması, bireylerin tek yaşama oranının artması ve evde çalışma sistemine geçilmesinden dolayı bazı modüler ve tasarım stilleri popülerliğini yitirdi. Bu tasarım anlayışının yerini daha inovatif, fonksiyonel ve modüler sistemler aldı. Önümüzdeki yıllarda akıllı mobilyalara da geçişler olacak. Yeni tüketiciye uyarlanmış, dijital ve multifonksiyonel özelliklere sahip mobilyalar yaklaşan bir trend. ” Modüler tasarım yaklaşımı, detaylarla zenginleştirilmiş yalın tasarımlar, konfor ve sağlam mobilya anlayışıyla her zaman bir adım öne çıkan Kelebek Mobilya ürünlerini keşfetmek üzere bu bağlantıyı ziyaret edebilir, #aşıkoluyorumeyvah sloganlı Sevgililer Günü özel reklam filmini buradan izleyebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Bu bültende öğrenciliğimden beri takip ettiğim, favorim diyebileceğim bir ikiliden bahsedeceğim: Varvara & Mar. Bu ikilinin Sevgililer Günü ile ilişkisi ne diye düşünecek olursanız, bu muhteşem ikilinin aynı zamanda bir çift olması. Smile isimli projeleri ikilinin ilk keşfettiğim işiydi, bence hala en iyilerinden.
2009 yılında Varvara Guljajeva ve Mar Canet bir araya gelerek Varvara & Mar isimli stüdyoyu kurdular. İkilinin çalışamaları genellikle dijital çağdan ilham alıyor. Projelerinde teknolojinin sosyal hayata etkilerine odaklanıyorlar diyebilirim. Bu konuda araştırma yapmak ve üretmek içinse yapay zeka, kinetik, izleyici katılımı ve dijital üretimden faydalanıyorlar. Bana kalırsa teknoloji ya da dijital üretime yakın olmasanız dahi sizi içine çekecek çok güçlü bir gözlem yetenekleri var.
Smile isimli enstalasyon, tam olarak isminden yola çıkarak oluşturulmuş ve izleyicisini güldürmeyi amaçlıyor. Varvara&Mar Estonya merkezli bir stüdyo ve günün çoğunu güneş ışığından uzak geçiren Estonyalıları gülümsetme fikrinden yola çıkmışlar.

“Çoğu zaman, özellikle yılın karanlık zamanlarında gülümsemeyi unuturuz. Ancak, tek bir gülümseme sizin ve belki de başka birinin gününü güzelleştirebilir.”
Peki enstalasyon insanları nasıl gülümsetiyor? Eser iki bölümden oluşuyor: gülümsemeleri tanıyan etkileşim istasyonu ve ışık tüplerinden yapılmış bir gülen yüz. Eserin karşısında geçip gülümsediğinizde ışık tüpleri aydınlanıyor. Smile, gülümseme gibi basit bir eylemin tüm mahalleyi aydınlatmak gibi büyük bir değişiklik yapabileceği fikrini vurguluyor.
“Mutluluk bir gülümsemeyle başlar. Mutlu olduğumuzda gülümsemeye meyilliyiz. Gülümseme mutlu olmanın veya iyi hissetmenin bir sonucu gibi görünüyor. Aynı zamanda, böyle bir davranış kalıbı tersine çevrilebilir: Neden önce gülümsemeyelim? Mutluluk belki gülümsemeyi takip eder."

Smile özetle seyirciyi harekete geçirmek, aktif olmalarını ve gülümsemelerini sağlamak istiyor. Daha fazla gülümseme, daha fazla ışık!
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
BÜLTEN SAYISI
Sevgiyi kutlamaya ve sevdiğimiz şeyleri paylaşmaya ayırdığımız bir sayı ❤️
11 Şub 2022

YAZARLAR
İLGİLİ OKUMALAR

