
Alexa, Siri ve Google gibi günlük hayatımızda sıkça kullandığımız teknolojiler ile ortak bir noktamız var: öğrenmek! İnsanların öğrenim sürecine aşinayız; fakat acaba makineler nasıl öğreniyor?
Yapay zekânın bir alt dalı olan makine öğrenimi, bilgisayarlara geleneksel olarak yalnızca insanlar tarafından yapılabilen görevleri, açıkça programlanmadan gerçekleştirme gücü veriyor. Makine öğrenimi olarak nitelendirdiğimiz şey aslında bir makinenin, topladığı büyük miktarda verilerden, yani edindiği tecrübelerden, kalıplar çıkararak tahminlerde bulunmasıdır. Bu tür algoritmalar, yeterince kalıp gördüğünde tahminlerde bulunmaya başlar ve böylece öğrenir. Makine öğrenimi algoritmaları kullanan sürücüsüz araçlar, sensör ve kamera gibi görüntü tanıma sistemlerinden yararlanarak çevreleri hakkında veri toplar ve bu verileri değerlendirerek trafikte seyreder. Bu şekilde yapay zekâ öğrenebilir; ancak bunun için yine de insan müdahalesine ihtiyaç duyar.
Peki makineler öğrenebiliyorsa, başka ne yapabilirler?

Robotlar vs. İnsanlar
Yapay zekâ ile ilgili insanların aklındaki bir soru da: “robotlar dünyayı ele geçirecek mi?”. Bu konu öylesine aklımızı kurcalıyor ki, birçok film, dizi ve kitapta ele alınıyor. Hatta o kadar sıklıkla eserlerde işleniyor ki, bu bir “trope” hâline gelmiş. “Trope”; eserlerde mükerrer tema, ifade ve görüntülere verilen isim. Türkçede tam karşılığı “mecaz” olan “trope”, popüler kültürde yoğun bir şekilde kullanılıyor. Filmlerde karakterlerin bir şeyleri havaya uçurduktan sonra ağır çekim oradan uzaklaşması bile bir “trope”!
Robotlar dünyayı ele geçirecek mi sorusunu ele alan bir “trope” ise “A.I. takeover” veya diğer ismiyle “the A.I. is a crapshoot”. Yapay zekânın kontrolden çıktığı, insanları öldürmeye ve dünyayı ele geçirmeye teşebbüs ettiği yapımlar bu “trope” kategorisine giriyor. Terminatör’de Skynet’in insan nüfusunun çoğunu yok eden bir savaş başlatması, Köfte Yağmuru filminde gökyüzünden yemek yağdıran robotun kontrolden çıkarak her yana dev köfteler saçması buna örnek olarak verilebilir. Bu “trope”un ismindeki “crapshoot” kelimesi, motamot “öngörülemeyen sonucu olan bir iş, riskli girişim” demek. Her ne kadar argo da olsa aslında “craps” burada, zarla oynanan bir kumar oyunu olan “barbut” anlamında kullanılıyor. Böylece “crapshoot” aslında İngilizcede “shoot” ve “crap” sözcüklerinin birleşmesinden oluşuyor ve bu ifade, yapay zekâ söz konusu olduğunda zar atmışçasına çok şey kaybetme riskiyle karşı karşıya olmamıza vurgu yapıyor.
Çığrından çıkan robotları işleyen bir yapım izlediğiniz zaman artık bileceksiniz ki, bu bir “trope”. Peki bu “trope”un doğruluk payı var mı?
Yapay zekânın güvenli kullanımını sağlamak için insan denetimi oldukça önemli. 2017'de Facebook tarafından yaratılan Bob ve Alice adlı iki chatbot, kendi hâline bırakıldıklarında kendi dillerini geliştirip yaratıcılarının anlayamayacağı bir şekilde iletişim kurmayı başardı. Hatta bu konu o dönem uzun bir süre gündemde kaldı. Bu gibi potansiyel sorunların önüne geçmek için bilim insanları, geliştirdikleri yapay zekâ teknolojileri ile ilgili transparan olmalı ve hukukçular da teknolojinin gerisinde kalan hukuki düzenlemeleri hızlandırmalı.

Sayfalarca sözleşme okuma derdine son!
Bu sayıda makine öğrenimini işlememizin bir sebebi de, hukuk teknolojilerinde sıklıkla karşımıza çıkan bir konsept olması. Makine öğrenimi algoritmalarıyla çalışan hukuk teknolojileri, sektörde önemli yere sahip.
Çığır açan bu teknolojilerden bir tanesi de Legal Robot. Legal Robot’un başarısının arkasında, derin öğrenme de dahil olmak üzere çeşitli makine öğrenimi türleri yatıyor. Bu girişim, makine öğrenimi algoritmalarını, sözleşme incelenmesini kolaylaştırmak için kullanıyor. Legal Robot sözleşmelerdeki olası sorunları belirliyor, anahtar kelimeleri buluyor ve sözleşmelerin hukuki dilini sadeleştiriyor. Bir bakıma, artık hukukçular için ayak işi haline gelmiş bir işlemi otomatikleştiriyor.
Legal Robot algoritmaları şimdilik yalnızca; ABD, Kanada, İngiltere ve Avustralya'da kullanılan hukuki İngilizce’yi tanısa da, bu girişim ileride başka dillerde ve yargı çevrelerinde hizmet vermeyi de planlıyor. Kim bilir, belki bir gün Türkiye’ye de yelken açarlar!
Bu sayımızda yapay zekânın bir alt dalı olan makine öğreniminden bahsettik. Bir sonraki sayımızda, gelecekte yapay zekânın yol açabileceği potansiyel sorunları daha derinlemesine inceleyeceğiz. Sayımızdan anında haberdar olmak için abone olmayı unutmayın!
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
BÜLTEN SAYISI
Makine öğrenimi, yapay zekâ ile ilgili popüler kültüre yansıyan endişeler ve daha fazlası...
23 Kas 2021

YAZARLAR
İLGİLİ OKUMALAR

