
Dünya Atletizm Federasyonu (World Athletics), yayınladığı araştırmayla Tokyo 2020 Olimpiyatları sırasında atletlerin yaşadığı sosyal medya tacizinin boyutlarını gözler önüne serdi. Kadın atletlerin erkek meslektaşlarına nazaran çok daha fazla tacize uğraması, araştırmanın en dikkat çekici bulgusuydu.
Araştırmanın ele aldığı 119 sosyal medya kullanıcısından gelen 132 ayrımcı gönderi; cinsiyetçi, ırkçı, homofobik ve transfobik mesajların sayısının ve niteliğinin rahatsız edici boyutlarda olduğunu gösteriyor.
En rahatsız edici durumsa ayrımcı gönderilerin %87’sinin kadın atletleri hedef alması. Araştırmanın ele aldığı 161 atletten 23’ü sosyal medya tacizine maruz kalırken, bunların 16’sını kadın atletler oluşturuyor. Bunun yanında, 132 ayrımcı içeriğe sahip gönderiden 115’i de yine kadın atletleri hedef alıyor.
En dikkat çekici bulgulardan biri de tüm taciz içerikli gönderilerin %63’ünün sadece iki atleti hedef alması. World Athletics doğal olarak bu atletlerin isimlerini açıklamıyor; ancak her ikisi de kadın ve siyahi sporcular. Cinsiyetçi ve ırkçı mesajlar, taciz içerikli gönderilerin %55’ini oluşturuyor. Bu iki kategoriyi, %25’le asılsız doping suçlamaları izliyor.
World Athletics’in araştırması hakkında söylenebilecek tek şey “malumun ilamı”. Bu durum, araştırmanın değerini azaltmıyor, tam tersine sosyal medyanın bilinen sorunlarını somutlaştırıyor. World Athletics, görev tanımı gereği sadece atletleri ele alsa da, tüm sporcular ele alındığında da benzer sonuçların ortaya çıkacağı ortada. Hatta, yaptıkları iş gereği çok sayıda insan tarafından tanınan herkes için bu durum geçerli.
Bu tip nefret ve taciz içerikli gönderilere çözüm bulmak son derece zor. Umursamamak, cezai yaptırım uygulamak veya tepki göstermek gibi öneriler kulağa mantıklı gelse de ya uygulaması çok zor ya da yan etkileri olan yöntemler.
Nefret, sosyal medyayla başlamadı. Sosyal medyanın yaptığı tek şey nefretin daha görünür olmasını sağlamak oldu. Bazı insanların kötü olduğu gerçeğini kabul etmek zorundayız. Tabii ki, sosyal medyadaki davranışların suçtan muaf tutulmaması gerektiğini unutmadan.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş




