Menstrüel Adalet mi? Başka Derdiniz mi Yok?

Menstrüel Adalet mi? Başka Derdiniz mi Yok?

Yazı: Bahar Aldanmaz Fidan

Bu yazıda ben kısaca ABD'de Menstrüel Adalet Hareketi’nin tarihini anlatıyor olacağım. Bakalım Türkiye’deki gidişatla nasıl benzerlikler fark edeceksiniz. Aşağıda özetleyeceğim tarihsel süreci mentorum ve ilham kaynağım olan Chris Bobel’ın kitaplarının birine ve Breanne Fahs ile beraber yazdığı bir makaleye dayanarak yazıyorum. Birincisi 2010 yılında yayınlanan “New Blood: Third Wave Feminism and The Politics of Menstruation”, ikincisi ise her yerde sürekli bahsettiğim ve herkese açık bir kaynak olan “The Palgrave Handbook of Critical Menstruation Studies” kitabında yayınlanan “The Messy Politics of Menstrual Activism” isimli makale. 

Bu kaynaklara göre ilk olarak 1960 yılında kendilerini feminist-spiritüeller olarak tanımlayan bir grup, regl olmayı kadınlara özel olan bir güç ve kız kardeşliği güçlendiren bir deneyim olarak savunmaya başlıyor. Bunu takiben, bedenin özgürlüğünü ve gücünü vurgulayan üreme hakları ve kadın sağlığı hareketleri giderek yaygınlaşmaya başlıyor. 1970’lerde ise akademisyenler ve diğer araştırmacılar regli gündem maddelerine dahil ediyor ve “Society for Menstrual Cycle Research” çalışma grubunu kuruyorlar. Aynı zamanda sanatçılar ve diğer aktivistler de regl kanı ile sanat yapmaya başlıyorlar. 1980’lerde ise Toksik Şok Sendromu (TSS) sebebiyle ölen kişilerin sayısı artmaya başladıkça menstrüel adalet tüketici hakları hareketi ile ortak çalışmaya başlıyor ve satılan menstrüel ürünlere belirli standartlar getiriliyor. Bunların bir örneği satışı yapılan tamponların paketlerinin üzerinden emicilik oranlarının belirtilmesi ve TSS ile ilgili açıklama olması zorunlu hâle getirilmesi (eğer evinizde tampon varsa bu bilgileri paketin üzerinde göreceksiniz). 

1990’larda harekete çevreci hareket de dahil olarak kullan-at menstrüel ürünlerin aksine, yeniden kullanılabilir ve evde kendimizin yapabileceği ürünlerin yaygınlaşması için çalışmalar başlıyor (Türkiye’de son bir yılda buna benzer hareketler gitgide yaygınlaştı.) Daha sonra 2000’lerde menstrüel adalet küresel gelişim çalışmalarının bir ayağı oluyor. Bu çalışmalar özellikle Küresel Güney'de yaşayan kız çocuklarının hayatlarının bir ped ile nasıl değiştiğine dair içerikler ve veriler sunuyor, böylece regl deneyimini yalnızca ürünlerin kullanılması ile kısıtlıyor. Bu içeriklerden hem uluslararası sivil toplum kuruluşları, hem menstrüel ürün satan firmalar hem de hükümetler faydalanıyor. Regl bakımına dair yapılması gereken iki senaryo giderek belirginleşiyor:

  1. Menstrüel ürünlerden alınan vergiyi düşür,
  2. Menstrüel ürün bağışla veya ürünleri kamuya açık alanlarda ücretsiz hâle getir.

Türkiye’de menstrüel adalet hareketi hâlâ bu noktada. Ancak biz bunu daha öteye taşımak için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz. 

2010 yılında ürün odaklı menstrüel adaletin çok yeterli olmadığı fark edilmeye başlanıyor. İşin içine toplumsal cinsiyet dahil oluyor ve regli yalnızca "kadın ve kız çocuklarıyla" konuşmanın bu tabuyu yıkmaya yetmeyeceğinin altı çiziliyor. Regl deneyiminin ve regl bakım şekillerinin kişiden kişiye farklılık göstereceği özellikle belirtiliyor. Son olarak, her ne kadar menstrüel ürüne erişim çok önemli olsa da regl tabusunu ortadan kaldırmak ve regl olan kişilerin bakım ihtiyaçlarını karşılamak için daha ötesini düşünmemiz gerektiği vurgulanıyor. 

Türkiye Mart 2022’de menstrüel ürünlerden alınan vergi oranı %18’den %8’e düşürdü. Peki bu regl tabusu ile mücadele ve regl bakım ihtiyaçlarımızın karşılanması için yeterli mi? Elbette değil.

Yaptığımız saha çalışmaları ve araştırmalara dayanarak, Türkiye’de menstrüel ürüne erişime ek olarak regle dair Konuşmamız Gerek’en bazı konu başlıkları belirledik. Bunların başında menstrüel ürün kullanarak regl kanını ortadan kaldırmak dışındaki menstrüel deneyimler geliyor. Faydalanıcılarımızdan en çok regl ağrısı, regl düzensizliği, regl olmaya ve olmamaya dair olan korku ve regl döneminde cinsellikle ilgili soru alıyoruz. Mesela kimimiz hiç ağrı yaşamazken, kimimiz reglin ilk iki günü gündelik faaliyetlerimize devam edemiyoruz. Ancak bu ağrıya bile insanları (özellikle regl olmayan kişileri) inandıramıyoruz. Veya kimimiz regl olmadığımızda “ya hamileysem” diye korkarken, kimimiz de “acaba hamile miyim?” diye seviniyoruz. Regl olduğumuzda artan cinsel arzumuzdan bile korkabiliyoruz.

Yani iç çamaşırımızda, pedimizde, tamponumuzda bakıştığımız regl sıvısı, yalnızca kontrol altına alınması gereken bir sıvı değil. Döngüsel bedenlere sahip olan insanlar için o sıvının anlamı çok daha karmaşık. Peki neden bu karmaşıklığı belirginleştirmeyelim? Neden reglin ürün kullanmanın ötesinde bir deneyim olduğundan bahsetmeyelim? Menstrüel adalet hareketinin bile sınırlarını ataerkil sistem koyuyor da ondan. Adalet arayışının bile birilerine maddi kazanç sağlaması gerekiyor da ondan. 

Bu konulara ek olarak, önümüzdeki faaliyet döneminde bizim özellikle eğilmek istediğimiz konu başlıklarından bazıları da engellilik ve regl olma deneyimleri, menstrüel ürün üretim süreçleri (tedarik zincirleri, zehirli bileşenler ve plastik atıklar) ve menstrüel ürün firmalarının söylemleri. 

Yani vergi oranını düşürmek yalnızca bir başlangıç. Üreteceğimiz içeriklerle döngüsel bedenlerin deneyimlerini ön plana çıkararak, farklı regl deneyimlerini gün yüzüne çıkarmak istiyoruz.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

OyunbozanOyunbozan

BÜLTEN SAYISI

Menstrüel Adalet mi? Başka Derdiniz mi Yok?

Konuşmamız Gerek Derneği’ni daha önce duydunuz mu? Peki ya hikâyemizi ve bu hikâyenin beslendiği menstrüel adalet tarihini?

08 Ara 2022

YAZARLAR

Oyunbozan

Toplumsal cinsiyet eşitliği. Keşke bunun için oyunbozan olmamız gerekmeseydi. Biz, oyun bozmak için konuşmayı tercih eden iki feminist doktora öğrencisiyiz. Regl yoksulluğu ve tabusu başta olmak üzere, konuşulmayan konuları konuşmaya karar verdik. Sen de Konuşmamız Gerek’tiğine inanıyorsan, artık buradayız.

İLGİLİ OKUMALAR