mi (mı, mu, mü) soru eki üzerine bir derleme: Yoksa bu yazıyı okumayacak mısınız?

Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Yıllar önce bir televizyon kanalının konser yayınında rahmetli Muazzez Abacı’nın söylediği şarkının ismi altyazıda şöyle verilmişti:
“Hem cemâlin gösterip çekmek olurmu kendini?”
Yine bir TV kanalında, izleyicilere sorulan anket sorusu ekrana şöyle yansıtılmıştı:
“Cep telefonu hizmetlerinden memnunmusunuz?”
Başka TV programlarında da şu KJ yazımlarına tanık olduk:
“Sedye yokmu?”
“Şüphelendiğin kimseler varmı?”
“Kapalımı telefon?”
“… kulübü yönetiminin tutumunu destekliyormusunuz?”
mi (mı, mu, mü) soru ekinin bitişik yazılması, çok yaygın bir dil bilgisi yanlışıdır. TDK Yazım Kılavuzu’na göre:
“Soru eki mı / mi / mu / mü gelenekleşmiş olarak ayrı yazılır ve kendisinden önceki kelimenin son ünlüsüne bağlı olarak ünlü uyumlarına uyar: Kaldı mı? Sen de mi geldin? Olur mu? İnsanlık öldü mü?
Soru ekinden sonra gelen ekler, bu eke bitişik olarak yazılır: Verecek misin? Okuyor muyuz? Çocuk muyum? Gelecek miydi? Güler misin, ağlar mısın?
Bu ek sorudan başka görevlerde kullanıldığında da ayrı yazılır: Güzel mi güzel! Yağmur yağdı mı dışarı çıkamayız.
Birleşik fiillerde mi soru eki iki kelimenin arasına da gelebilir: Vaz mı geçtin?”
Türkçede mi (mı, mu, mü) soru ögesinin kategorik durumu hakkında dil bilimciler arasında bir düşünce ayrılığı söz konusudur. Bazı akademisyenler söz konusu soru ögesini “ilgeç” (edat), bazıları ise “ek” olarak değerlendirirler. Dil bilgisi kitapları ve dil ile ilgili yayınlarda karışıklığa neden olan bu duruma bir açıklık getirilmesi gerekir.
Merkezî sınavlara hazırlanan öğrencileri ikircikliğe düşürmemek için -TDK Yazım Kılavuzu’na uyarak- bu yazıda mi (mı, mu, mü) soru ögesini “ek” olarak nitelendireceğim. Ama ilgeç (edat) olduğunu ileri süren dil bilimcilerin savlarına da yer vereceğim.
Bu soru eki, dil bilgisi kitaplarında değişik yazımlarla ele alınmıştır: ml/mU- soru eki; mi (mı, mu, mü) soru eki; -mi soru eki; "mi" soru eki; -mı, -mi, -mu, -mü soru eki; +{mI4} vd. Bu yazıda “mi (mı, mu, mü) soru eki” yazımını kullanmayı tercih ettim.
Eylemde (fiilde) soru, çekimli eylemin mi (mı, mu, mü) soru ekini almasıyla anlatılır. Eklendiği fiilin dil ve dudak benzeşmesi kurallarına uyar. Soru kavramı veren “mi” eki, olumlu ya da olumsuz eylemde kişi eklerinden önce ya da sonra gelir. Belirsiz geçmişte, şimdiki zamanda, geniş zamanda, gelecek zamanda ve gereklik kipinde, kişi ekinden önce kullanılır. Belirli geçmiş zamanda, dilek-koşul, istek kiplerinde ve buyrum (emir) kipinin 3. kişi tekil ve çoğulunda, kişi ekinden sonra gelir.
Soru eki almış eylemlerin biçimlenişi şöyledir:
- gelmiş miyim? (belirsiz geçmiş zaman)
- geliyor muyum? (şimdiki zaman)
- gelir miyim? (geniş zaman)
- gelecek miyim? (gelecek zaman)
- gelmeli miyim? (gereklik kipi, kalmalıyım mı?)
- geldim mi? (belirli geçmiş zaman)
- gelsem mi? (dilek-koşul kipi)
- geleyim mi? (istek kipi)
- gelsin mi? (emir kipi)
- gelsinler mi? (emir kipi)
İstek kipinin 2. kişilerinin sorulu biçimi pek kullanılmaz. Genellikle 1. kişilerin sorulu biçimi yeğlenir: geleyim mi? gelelim mi? gibi.
Olumsuz çekimli eylemin soru biçiminde, olumsuzluk eki -ma (-me) soru ekinden önce gelir:
- gitmemiş miyim?
- gitmedim mi?
Bütün çekimli eylemlerin 3. çoğul kişilerinde “mi” soru eki, zaman, kip, kişi ve çoğul eklerinden sonra gelir:
- gitmişler mi?
- gittiler mi?
- gitseler mi?
Birleşik zamanlı eylemlerin soru biçimi de yalın zamanlı eylem çekimlerinde olduğu gibidir; ek-fiil eki, “mi” ekinden sonra getirilir: gitti miydim? gitmiş miydim? gitse miydim? gibi. (Ancak rivayet birleşik zamanının soru biçimi kullanılmaz. Koşul birleşik zamanında da pek kullanılmadığı görülür.)
Kitap, makale, tiyatro eseri, kurum adı vb. özel adlarda yer alan kelimelerin ilk harfleri büyük yazıldığında mi (mı, mu, mü) soru eki küçük harfle yazılır: Turfanda mı, Turfa mı? / Turfanda mı Yoksa Turfa mı? Özel adın tamamı büyük yazıldığında, mi (mı, mu, mü) soru eki de büyük harfle yazılır: TURFANDA MI, TURFA MI? / TURFANDA MI YOKSA TURFA MI?
mi (mı, mu, mü) soru ekini izleyen bağlaçlar yine ayrı yazılır: “Acaba o mu ki?", "Okumuşlar mı da konuşuyorlar?" örneklerinde olduğu gibi.
Soru eki geniş zaman görülen geçmiş zaman ve duyulan geçmiş zaman çekimlerinde isim ile ek fiil arasına girer ve isimden ayrı yazılır. Çekimde “isim ögesi + soru eki + ek-fiil” kalıbını oluşturur: Teyze miyim?, öğrenci misin?, uzak mıdır?, biz miyiz?, mutlu musunuz?, mutlular mı?, küçük müydük?, zayıf mıydınız?, yalnız mıydı?, uzak mıymış?, üşengeç miymişiz? gibi.
Geniş zaman çekimiyle ek-fiilde olumsuz soru konusuna değinelim şimdi de. Ek-fiilin olumsuz soru biçimi değil edatı üzerine mi (mı, mu, mü) soru ekinin getirilmesi ile yapılır. Çekim sırasında “isim ögesi + değil + soru eki + çekimli ek-fiil” kalıbına uyularak soru eki, “değil” edatı ile ek-fiilin arasına girer. Bu kalıp, olumsuz soru biçiminin geniş zaman, görülen ve duyulan geçmiş zaman kipleri için geçerlidir. değil miyim?, değil miydin?, değil miymiş? gibi.
Ek-fiilin şart kipinde ise çekimde bir farklılık gösterir. Şart eki doğrudan doğruya isme eklenir, mi (mı, mu, mü) soru eki daha sonra gelir. Böylece “isim ögesi + ek-fiil + soru eki” kalıbıyla çekime girer: Yaşlıysam mı?, unutkansan mı?, geçerliyse mi?, işsizseniz mi?, olgunsalar mı? vb. -sa’lı soru biçimi seyrek kullanılan bir çekim türüdür.
Ek-fiilin sorulu olumsuz şart çekiminde ise, soru eki çekimli ek-fiilden sonraya getirilir ve çekim kalıbı isim ögesi + değil + çekimli ek-fiil + soru eki biçimine dönüşür. değilsem mi?, değilse mi?, değilsek mi?, değilseniz mi?, değilseler mi? vb.
Feyza Hepçilingirler, mı, mi, mu, mü’lerin “ek” olarak adlandırılmasına karşı çıkmış ve yazım kılavuzlarında “soru ilgeci mı, mi” olarak yer alması gerektiğini öne sürmüştür. Hepçilingirler, ilgeç (edat) göreviyle, sese verilen biçime göre cümleye soru, şaşma ve yadsıma anlamları kattığını belirterek şu örnekleri vermiştir:
- Böyle yemek olur mu?
- Böyle şiir yazılır mı?
- Kapalı buyruk anlamı katarak, “Şöyle oturmaz mısınız?
- Anlamı pekiştirerek, “Tatlı mı tatlı...”
- Şaşma anlatarak, “Köşeyi dönünce babamla burun buruna gelmeyeyim mi?”
- Eylemi pekiştirip ona olumsuz kesinlik anlamı katarak, “Sen söylersin de ben yapmaz mıyım?”
Feyza Hepçilingirler, mi (mı, mu, mü)’lerin ayrıca “bağlaç” göreviyle de birincisi ikincisinin nedeni ya da koşulu olan iki cümleyi bağladığını belirterek şu örnekleri vermiştir:
- “Konuyu öğrendin mi soruları çözersin.”
- “Eve geldi mi doğru mutfağa koşar.”
Prof. Dr. Zeynep Korkmaz ise bu ekin soru işlevi dışında, cümlenin anlamıyla da ilgili olarak anlatıma hayıflanma, merak, öfke, şaşkınlık, şüphe, yalanlama, pekiştirme, pişmanlık, olumsuzluk, olasılık gibi ifadeler kattığını belirterek şu örneklerle açıklamıştır:
- Pişmanlık: “Artık bundan sonra bu gibi çetrefilli işlerle uğraşmak mı? Asla!”
- Olumsuzluk: “Benden mi izin istedin ki onlarla ortak olurken”, “Allah’ın emrini Nikolas Tekfur mu bilir, sakalı göbeğinde köy papazı mı?”
- Ret: “Ne… demiş? Riya mı yapacağız? Halkı mı aldatacağız?”
- Olasılık: “Elma mı desem armut mu desem yoksa çekirge mi desem!”
- Aşağılama: “Beneto mu? Neden ulur köpek gibi bu rezil?”
Soru ekinden önce söylenen veya daha sonra gelen cümleler, belirtilmek istenen anlamları sağlamıştır. Soru ekinin bu cümlelerin verdiği anlamları pekiştirdiği söylenebilir.
Melih Cevdet Anday’ın unutulmaz dizesi, “Uyuduk mu eşit oluruz.” örneğinde olduğu gibi mi (mı, mu, mü) yalnızca soru anlamı vermek üzere kullanılmaz. Bu durumda yine ayrı yazılır ama cümlenin sonuna soru işareti konulmaz.
mi (mı, mu, mü) soru eki üzerine son olarak şu kuralı anımsatalım:
Orhan Veli, "Madem ki dinledim, madem ki içime böyle bir şüphe sokulmuş o şiiri yazdığım zaman, satırlarının yan yana yazılmasıyla nesir olabileceği ihtimali hiç de mi hatırıma gelmedi acaba?" diye yazmıştı. “de” bağlacından sonra “mi” soru eki gelirse, pekiştirme güçlendirilmiş olur: Kendin gördün de mi söylüyorsun ? Geldin de mi hesap soruyorsun? gibi.
Konuşma dilinde ise “mı, mi, mu, mü” soru ekleri vurguyu kendinden önceki kelimelere kaydırır yani bu soru ekleri vurgu çekmez.
- Geldin mi? - Hava yağmurlu mu? - Öyle mi? - Öğrendiniz mi? - Biliyor musunuz? - Söyleyecek misin?
Turgut Uyar’ın sıkça soru eki kullandığı “Ellerimde Bir Çalgı” şiiriyle yazıyı bitirelim:
“Sıcak mı? Sıcak mı? İçin de sıcak mı? Durduğun yerde misin?
Yakalım karanlığın kıllarını, ıslansın, her şey ve böcekler
uzaklaşacak mı? Durduğun yerde misin? Dağılınca solgun
iğrentimiz su dumanlarıyla, sevişenlere, -Bu bir iğrentidir
yumak yumak kıllara ve yapışkan sulara ve başkasız kalmaya
göğün altında- herkes iki büklüm kaçışacak mı?
Durduğun yerde misin?
Ak mı?”
Kaynakça:
- Doğan Aksan, Sözcük Türleri
- Ömer Asım Aksoy, Dil Yanlışları
- Rabia Aksu, Türkçenin Soru eki/edatı +mI’nın Ek-fiil İşlevi
- Feyza Hepçilingirler, Öğretenlere ve Öğrenenlere Türkçe Dilbilgisi
- Zeynep Korkmaz, Türkiye Türkçesi Grameri Şekil Bilgisi
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Suha Çalkıvik
Seslendirme sanatçısı, öğretim görevlisi ve İTÜ Radyosu'nun Yayın Koordinatörü. Uzun yıllar TRT’de dublaj sanatçısı olarak çalışan Çalkıvik, NTV haber kanalının kuruluşundan itibaren tanıtımlarını seslendirdi. 1992'den beri İTÜ’de öğretim görevlisi olarak çalışıyor; #tarih dergisinin Türkçe köşesini yazıyor.

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.





