
Efsanevi komedyen Patton Oswalt yaratıcı gücünü yazar Jordan Blum ve çizer Scott Hepburn ile birleştiriyor ve karşımıza harika bir aksiyon komedi çıkarıyor. Süper kahraman eleştirilerinin ana akımda tekrar yer bulmaya başlamasıyla Oswalt, yaratıcı dehasını buralara sürüklüyor ve bize tadından yenmeyecek bir eser bağışlıyor. Scott Hepburn ise modern çizgilerini capcanlı renklerle birleştirince ortaya hem bakması hem okuması şahane bir kitap çıkıyor. Ana karakterimiz ise Playtime. Eski bir süper kötü. Hapse girip çıktıktan sonra tövbe ediyor ve başına bir şeyler geliyor. Playtime, hayatını düzene sokmaya çalışırken yeraltı sakinlerinin başına en korktukları şey geliyor. Stickman süper kötülük kodunu kırıyor ve bütün kahramanlar çılgın gibi Stickman’i arıyor. JLA parodisi süper kahramanlarımız bu D-List kötülere göz açtırmazken Playtime da bu duruma dayanamıyor ve birkaç D-List kötüyle daha birleşip Stickman’i aramaya başlıyor.
Kitap, Playtime’ın çocukluğu ve gençliğiyle açılıyor. Hem sidekick hem de süper kötü halini görüyoruz. Şimdiki zamana döndüğümüzde ise D-List süper kötülerin takıldığı bir barı işlettiğini görüyoruz. Barın başında içki doldururken bir yandan da mekanın huzurunu korumaya çalışıyor. Bu sırada biz de diğer süper kötülerle tanışıyoruz. Playtime görece sakin bir gece geçirirken birden bara getirilen yaralı bir süper kötü her şeyi alt üst ediyor. Normalde yaralıların girmesine izin vermeyen Playtime, süper kötünün gidici olduğunu görünce yardım etmeye başlıyor ve biz de neler olduğunu yavaş yavaş anlıyoruz. Stickman isimli süper kötü evrenimizin Robin’i Kid Dusk’ı öldürüyor ve evrenin Batman’i Insomniac, çıldırmış bir halde Stickman’i arıyor. Insomniac’ın birini öldüreceğinden korkan takım arkadaşları her yerde ondan önce Stickman’ı bulmaya çalışıyor ve bu sırada bulabildikleri bütün süper kötüleri de hırpalıyorlar. İşin nereye gideceğini anlayan Playtime, hemen planını yapıyor ve bardaki D-List süper kötülerle Stickman’ı aramaya başlıyor ve sayı da burada bitiyor.
Biraz JLA biraz da The Boys parodisi bu kitap, daha ilk sayfasından bizi içine çekiyor. Rengarenk karakterleri, bir yandan Playtime’ın karakteri bir yandan da süper kötü olmanın zorlukları derken hemen ne kadar güzel bir kitap olduğunu gösteriyor. Hepburn çizgileriyle beni çok etkiledi. Hemen devamını okumak geldi içimden. Kitap daha çok Superior Foes of Spider-Man tarzı bir hicve koşarsa bu janranın klasikleri arasında yerini alır diye düşünüyorum. Ama tersten The Boys parodisi olarak ilerlerse de çok keyifli bir kitap olarak hayatına devam eder. Eğer süper kahraman eleştirileri okumayı seviyorsanız ya da süper kötü hikâyelerine ilgi duyuyorsanız bu kitabı kesin okuyun derim. Çünkü Patton Oswalt kötü bir iş yapmaz. Ben eminim.
Kapak: Scott Hepburn
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş


