
Ejderhaların annesi Emilia Clarke, Marguerite Bennett ve Leila Leiz’in kaleminden çıkan M.O.M ilk sayısıyla yıktı geçti ortalığı. Emilia Clarke gibi bir yıldızın elinden çıkınca ister istemez olay oluyo. Kitap, Maya Kuyper isimli bir kadını takip ediyor. Maya, kimya mühendisi bir single mom. Ayrıca bir sürü süper gücü var. Biraz orijin sayısı olduğu için zaten okuyunca ne oluyor ne bitiyor iyice anlarsınız.
Kitap, bir işyeri partisiyle açılıyor. Daha ilk panellerden anlıyoruz ki yıl olmuş 2049 ama Amerika’da hala Mad Men tarzı bir işyeri cinsiyetçiliği dönüyor. Maya’nın da süper güçleri ise vücudundaki hormonlarla alakalı. Bulunduğu partideki sohbetlere kulak misafiri oldukça sinirlenen Maya, süper güçleriyle değişen vücudunu saklamak için hemen partiden ayrılıyor. Süper güçlerini de tam anlamış değilim. Bazen görünmez oluyor, bazen süper güçlü oluyor, bazen de kolu bacağı uzamaya başlıyor. Alev de aldığını gördüm. Galiba tek başına Fantastic Four kendisi. Partiden geçmişe gidiyoruz ve çocukluğunu ve ailesini görüyoruz. Bilim insanı babası, hasta annesi için deneysel ilaçlar tasarlıyor evde. Güzel, sevgi dolu bir çocukluğun ardından bir sene içinde hem annesi hem babası ölünce de Maya, depresyonuyla birlikte çılgın bir temizlik serisine başlıyor. Anne-babasının laboratuvarını temizlerken babasının geliştirdiği ilaçları buluyor ve her bilinçli yetişkinin yapacağı gibi üzerinde kurukafa olan şişedeki hapları içiyor. Birkaç gün bir şey olmasa da daha sonra yavaş yavaş “ikinci ergenlik” olarak adlandırdığı süper güçlerin dışa vurumu evresine giriyor. Tekrar günümüze döndüğümüzde ise oğlu Billy ile tanışıyoruz. Billy ile tatlı tatlı vakit geçirdikten sonra toksik işyerine doğru yola çıkıyoruz. Burada ise bff’i ve patronu Wanda ile tanışıyoruz. Birkaç sayfa kankalık ve toksik maskülenlikten sonra biraz daha süper güç ekspozisyonundan sonra ilk süper kahramanlık aktivitesine tanık oluyoruz ve böylece yeni bir süper kahramanın doğuşunu izliyoruz.
Yaratıcı ekip harika bir iş çıkarmış. Yazar ikili bol konuşmalı bu sayının her harfini özenle yazmış. Leila Leiz ise pop artvari tarzıyla çok başarılı bir şekilde senaryoya can vermiş. Maya’nın kendisini keşfedişini izlemek çok heyecanlıydı. İlerleyen sayılarda ise nasıl bir kahraman olacağına karar verişini izlemek de güzel olacak. Başarılı bir ilk sayı olmuş her bakımdan. Ayrıca sayının sonunda gördüğümüz kostümü inanılmaz komik. Karakterleri tasarlarken bolca eğlendikleri belli. Bir de bunu en başta söylemem lazımdı sanırım. KAPAĞI BİR SÜREDİR GÖRDÜĞÜM EN İYİ KAPAKLARDAN BİRİ. Jo Ratcliffe öyle bir kapak yapmış ki, of of of. Siz hemen bu kitabı okumaya başlayın ben de o sırada bi’ koşu gidip regular kapağını satın alayım.
Kapak: Jo Ratcliffe
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş


