Müzeler ve kültürel miras: "Deaccession" tartışması

Çeşitli gerekçelerle koleksiyonlarındaki bazı eserleri satışa çıkaran müzeler, kamuya ait kültürel mirasa zarar veriyor olabilir mi?
Müzeler ve kültürel miras: "Deaccession" tartışması

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

ABD ve Birleşik Krallık’ta yer alan bazı müzelerin Covid-19 kaynaklı kayıpların yükünü finanse etmek ya da koleksiyonlarını siyah sanatçıların eserleriyle zenginleştirmek gibi gerekçelerle ellerindeki eserlerden bazılarını açık artırma usulüyle satma kararları alması, deaccession tartışmalarını yeniden gündeme getirdi.

  • Deaccession: Müzelerin, koleksiyonlarında yer alan eserleri kalıcı olarak elden çıkarmasını tanımlayan deaccession faaliyetinin hangi koşullarda ve ne gibi etik ilkeler uyarınca gerçekleştirileceği Uluslararası Müzeler Konseyi tarafından oluşturulan rehberde anlatılıyor. Söz konusu rehber, fiziksel olarak hasarlı ve onarma olanağı olmayan, sergilenmesi kamu sağlığını tehdit eden, ait olduğu seriye değer katmayan bir kopya olan, müzenin misyonuyla ve koleksiyon hedefleriyle uyuşmayan, erişiminin başka bir müze tarafından daha uygun biçimde sağlanacağına inanılan eserlerin elden çıkarılmak istenebileceğini belirtiyor. Rehberde, satıştan elde edilecek gelirin müzenin koleksiyonunu yenileme ya da geliştirme hedefleri yönünde kaynak olarak kullanılabileceği söylenirken hiçbir koşulda eserin parasal değerinin deaccession kararı için bir motivasyon olmaması gerektiği belirtiliyor. Kurum; her müzenin deaccession bahsinde paydaşların nasıl bilgilendireceği ve işlemin nasıl gerçekleşeceği konusunda bir süreç tasarlamasını beklerken böyle bir kararda nesnenin öneminin, karakterinin ve bu eylemin sonuçlarının mutlaka hesaba katılmasını öneriyor.
     
  • Problem nerede? Julia Courtney tarafından derlenen Is It Okay to Sell the Monet? - The Age of Deaccessioning in Museums başlıklı kitapta yer alan bir makalede de belirtildiği üzere müze koleksiyonları, şahıs koleksiyonlarından farklılaşıyor. Müzeler, sanat eserlerinin herkes tarafından erişilebilir olmasında bir görev üstlenirken koleksiyonerliği bir hobi, zevk ya da statü olarak gören şahısların uğraşlarını toplum yararına kullanmaları beklenmiyor. Müzeler birincil değerlerden olan bu kamusal görevin gereği olarak; eserlerin daha iyi anlaşılması için personel istihdam ediyor, programlar düzenliyor, eğitim materyalleri oluşturuyor, araştırmalar finanse ediyor ve bu maliyetli aktiviteleri halkın erişimine açıyor. Dolayısıyla bir müzenin koleksiyonundaki önemli bir parçayı satışa çıkarması ve eserin bireysel koleksiyonerler tarafından satın alınması, halkın o esere erişiminin ortadan kalkması anlamına geliyor. Bu konuda bir kısıtlamanın olmaması durumunda ise bu olanağın çeşitli yolsuzluklara sebep olabileceği ve halkın kurumlara duyduğu güveni zedeleyebileceği endişesi ortaya çıkıyor.
     
  • Güncel elden çıkarmalar ve eleştiriler: En son Birleşik Krallık'taki Royal Opera House, pop-art akımının temsilcilerinden David Hockney'e ait bir portreyi Covid-19’un finansal yüküyle mücadeleyi kolaylaştırmak amacıyla Christie's müzayede evinde satışa çıkaracağını açıkladı. 18 milyon sterline yakın bir kazanç beklenen satışı eleştiren Birleşik Krallık merkezli gazeteci Charlotte Higgins, The Guardian'da yayımlanan makalesinde ilk olarak Royal Opera House gibi gösteri sanatı odaklı bir kurumun neden o tabloya sahip olduğunu sorguluyor. "Belki de kamu tarafından finanse edilen sanat kuruluşlarının en müreffeh ve ihtişamlısı olduğundandır" diyen Higgins; bir anlamda, üstte sözünü ettiğimiz kitapta da vurgulanan, sanat eserlerinin kurumlar ve bölgeler arasında paylaşımındaki adalet bahsine dikkat çekiyor. Higgins'in bir diğer eleştirisi de bir grubun Royal Academy of Arts’a 150 işi kurtarabilmek için Michelangelo'ya ait Taddei Tondo'yu satması yönünde çağrıda bulunacağı iddiasından yola çıkarak eserin bir "varlık" değil, kurumun temsil ettiği bir "miras" olduğu üzerinden şekilleniyor. Higgins, satışların gerçekleştiği senaryoda kazananların müzayede evleri ve küresel süper-zenginler olduğunu vurgulayarak zorlu koşullarda kültürel varlıkları satmanın tek seçenek olabileceğini, fakat bu durumdan halkın zararlı çıkacağını söylüyor. Öte yandan Pulitzer ödüllü eleştirmen Christopher Knight, Los Angeles Times’ta yayımlanan yazısında Jackson Pollock'a ait Red Composition isimli eseri satışa çıkarmayı planlayan New York merkezli Everson Müzesi'ni "mirasa ihanet etmekle" suçluyor. 18 milyon dolarlık gelir beklentisi olan satışın kamuya ait bir varlığın özelleştirilmesi olduğunu söyleyen Knight, kararı "bağışlanamaz" olarak yorumluyor.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto GündemAposto Gündem

BÜLTEN SAYISI

🌌 Çin ekonomisi, uzay sözleşmesi

Günaydın, bugün 15 Ekim Perşembe. ABD bankalarının çeyrek raporları geliyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fatih sondaj gemisini ziyarete gidiyor.

15 Eki 2020

🌌 Çin ekonomisi, uzay sözleşmesi

YAZARLAR

Mehmet Şimşek

ODTÜ Felsefe'yi bitirdi. İçinde Bulunduğum Durum isimli bir oyun yazdı, besteledi, sahneledi. Şarkıları da var.

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İLGİLİ OKUMALAR

‘Gizli aşk bu, söyleyemem derdimi hiç kimseye’: ‘Hiç’ üzerine bir derleme

“Hiç”, cümle içinde pekiştirme, kesinlik, miktar veya zaman bildiren çok işlevli bir sözcüktür. Olumsuz cümlelerde eylemin anlamını kuvvetlendirir, soru cümlelerinde belirsizlik veya olasılık belirtir, tek başına kullanıldığında ise mutlak yokluğu ya da değersizliği ifade eder.

‘Gizli aşk bu, söyleyemem derdimi hiç kimseye’: ‘Hiç’ üzerine bir derleme
10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

10 maddede bu hafta
Ceuta’da iki günde on binlerce kişi sınırı geçti: En az 57 kişi hayatını kaybetti

Fas’tan İspanya’nın Kuzey Afrika’daki özerk şehri Ceuta’ya yönelik kitlesel geçişlerde en az 57 kişi öldü. İspanya İçişleri Bakanlığı, 30 Temmuz’dan itibaren yaklaşık 50 bin kişinin kente girdiğini; Ceuta yönetimi ise sayının 60 bine ulaşmış olabileceğini açıkladı. Cuma akşamına kadar 48 bin 300 kişinin Fas’a döndüğü bildirilirken Madrid yönetimi sınır bölgesine asker ve ek güvenlik personeli gönderdi.

Ceuta’da iki günde on binlerce kişi sınırı geçti: En az 57 kişi hayatını kaybetti
Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş tutuklandı

Üsküdar Belediyesi'ndeki yapı ruhsatı ve iskan işlemlerinde usulsüzlük yapıldığı iddialarına ilişkin soruşturmada Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın da aralarında bulunduğu dört kişi tutuklandı. İki şüpheli adli kontrolle serbest bırakılırken savcılık, belediye iştiraki Kent AŞ üzerinden müteahhitlerden para talep edildiğini ve ruhsat süreçlerinin yetkisiz kişilerce yönlendirildiğini öne sürüyor. Dedetaş suçlamaları reddederek müteahhitlerden para alınması yönünde hiçbir talimat vermediğini söyledi.

Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş tutuklandı
10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

10 maddede bu hafta