Müzeler ve kültürel miras: "Deaccession" tartışması


Troy’dan Apple Watch modellerinde geri alım kampanyası Bugünkü konumuz Apple Watch. Troy Apple’ın desteğiyle bu konuyu biraz aydınlatmak istiyoruz. Neden Apple Watch almalı, hangi modeli almalı ve en uygun şekilde nasıl alınabilir sorularına yanıt arayacağız aslında. Neden Apple Watch? Apple Watch sizlere sağlıklı bir yaşam için yardımcı olur. Sizlere, sizin kadar özen gösterir ve sağlıklı kalmanız için destekçiniz olur. Watch ile sevdiklerinizle birlikte bir challenge düzenleyebilir, fitness ve aktivite hedefleriniz ile küçük yarışmalar gerçekleştirebilirsiniz. Ayrıca Watch, sizin için bir uyku zamanı rutini oluşturabilir, gece uykularınızı takip edebilir. Bu şekilde en verimli uyku düzeninizi yakalayabilirsiniz ve günün uyanık olduğunuz zamanını çok daha zinde geçirebilirsiniz. Kısaca bir Apple Watch kullandığınız zaman hem harika bir spor arkadaşına hem de sizin sağlığınız için önemli bilgiler taşıyan bir yol arkadaşına sahip olursunuz. Bunların hepsine tek bakışla erişmeniz ise en seveceğiniz kısmı. Hangi modeli almalı? Watch SE 3 renk seçeneğiyle kullanımınıza hazır; uzay grisi, altın ve gümüş renkleri. Ayrıca 40 ve 44 mm’lik seçenekleriyleher şey zevkinize kalmış. Diğer tüm Watch modellerindeki gibi aktivite durumlarınızı takip edebilir ve antrenmanlarınızı hassas şekilde ölçümleyebilirsiniz. Aynı zamanda mesajlarınızı yanıtlayabilir ve Siri’yi kullanabilirsiniz. Watch SE’nin Series 3’e göre %30 daha büyük retina ekranı mevcut. Ayrıca kalbinizi de kontrol eden SE düzensiz kalp ritmi bildirimleriyle size destek olmaya her zaman hazır. Watch Series 6 Tam 5 rengiyle sizleri bekleyen Watch Series 6‘nın renkleri şunlar: Kırmızı, Mavi, Gümüş, Altın ve Uzay Grisi. Sürekli açık ve 2,5 kat daha parlak retina ekranıyla güneş altında bile rahatlıkla ekranı görebilirsiniz. Watch Series 6 ilesağlığınızın geleceği bileğinize geliyor. Kandaki oksijen düzeyinizi 15 saniye içinde ölçebilirsiniz. Hem de bunu siz uyurken bile yapabiliyor. Aynı zamanda EKG‘nizi çekerek kendinizi daha yakından takip etmenize olanak sağlıyor. Watch Series 5’e göre işlemcisi %25 daha güçlü, bu da demektir ki artık daha hızlı bir Watch’a sahipsiniz. Nasıl alabilirim? İstediğiniz Apple Watch modeline ve rengine Troy Apple mağazalarından ya da troyestore.com üzerinden peşin fiyatına 6 taksit ile ulaşabilirsiniz. Tabii ki 2 yıl Apple Türkiye Garantisi ile birlikte sahip olursunuz. Tüm modelleri buradan inceleyebilirsiniz Bir haberimiz daha var. Şimdi bahsedeceğimiz kampanya bir süredir Troy Apple mağazalarında geçerli olsa da hâlâ yeni bir Watch modeline sahip olmak için en iyi imkânlardan birisi. Türkiye’de bir ilk olarak, mevcut akıllı saatinizi kayışı ile bir Troy Apple mağazasına getirin ve istediğiniz yeni Watch’unuza geri alım fiyatına ek 300 TL destekle ve 6 taksit fırsatıyla sahip olun. Ayrıntıları buradan inceleyebilirsiniz
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
ABD ve Birleşik Krallık’ta yer alan bazı müzelerin Covid-19 kaynaklı kayıpların yükünü finanse etmek ya da koleksiyonlarını siyah sanatçıların eserleriyle zenginleştirmek gibi gerekçelerle ellerindeki eserlerden bazılarını açık artırma usulüyle satma kararları alması, deaccession tartışmalarını yeniden gündeme getirdi.
Deaccession: Müzelerin, koleksiyonlarında yer alan eserleri kalıcı olarak elden çıkarmasını tanımlayan deaccession faaliyetinin hangi koşullarda ve ne gibi etik ilkeler uyarınca gerçekleştirileceği Uluslararası Müzeler Konseyi tarafından oluşturulan rehberde anlatılıyor. Söz konusu rehber, fiziksel olarak hasarlı ve onarma olanağı olmayan, sergilenmesi kamu sağlığını tehdit eden, ait olduğu seriye değer katmayan bir kopya olan, müzenin misyonuyla ve koleksiyon hedefleriyle uyuşmayan, erişiminin başka bir müze tarafından daha uygun biçimde sağlanacağına inanılan eserlerin elden çıkarılmak istenebileceğini belirtiyor. Rehberde, satıştan elde edilecek gelirin müzenin koleksiyonunu yenileme ya da geliştirme hedefleri yönünde kaynak olarak kullanılabileceği söylenirken hiçbir koşulda eserin parasal değerinin deaccession kararı için bir motivasyon olmaması gerektiği belirtiliyor. Kurum; her müzenin deaccession bahsinde paydaşların nasıl bilgilendireceği ve işlemin nasıl gerçekleşeceği konusunda bir süreç tasarlamasını beklerken böyle bir kararda nesnenin öneminin, karakterinin ve bu eylemin sonuçlarının mutlaka hesaba katılmasını öneriyor.
Problem nerede? Julia Courtney tarafından derlenen Is It Okay to Sell the Monet? - The Age of Deaccessioning in Museums başlıklı kitapta yer alan bir makalede de belirtildiği üzere müze koleksiyonları, şahıs koleksiyonlarından farklılaşıyor. Müzeler, sanat eserlerinin herkes tarafından erişilebilir olmasında bir görev üstlenirken koleksiyonerliği bir hobi, zevk ya da statü olarak gören şahısların uğraşlarını toplum yararına kullanmaları beklenmiyor. Müzeler birincil değerlerden olan bu kamusal görevin gereği olarak; eserlerin daha iyi anlaşılması için personel istihdam ediyor, programlar düzenliyor, eğitim materyalleri oluşturuyor, araştırmalar finanse ediyor ve bu maliyetli aktiviteleri halkın erişimine açıyor. Dolayısıyla bir müzenin koleksiyonundaki önemli bir parçayı satışa çıkarması ve eserin bireysel koleksiyonerler tarafından satın alınması, halkın o esere erişiminin ortadan kalkması anlamına geliyor. Bu konuda bir kısıtlamanın olmaması durumunda ise bu olanağın çeşitli yolsuzluklara sebep olabileceği ve halkın kurumlara duyduğu güveni zedeleyebileceği endişesi ortaya çıkıyor.
Güncel elden çıkarmalar ve eleştiriler: En son Birleşik Krallık'taki Royal Opera House, pop-art akımının temsilcilerinden David Hockney'e ait bir portreyi Covid-19’un finansal yüküyle mücadeleyi kolaylaştırmak amacıyla Christie's müzayede evinde satışa çıkaracağını açıkladı. 18 milyon sterline yakın bir kazanç beklenen satışı eleştiren Birleşik Krallık merkezli gazeteci Charlotte Higgins, The Guardian'da yayımlanan makalesinde ilk olarak Royal Opera House gibi gösteri sanatı odaklı bir kurumun neden o tabloya sahip olduğunu sorguluyor. "Belki de kamu tarafından finanse edilen sanat kuruluşlarının en müreffeh ve ihtişamlısı olduğundandır" diyen Higgins; bir anlamda, üstte sözünü ettiğimiz kitapta da vurgulanan, sanat eserlerinin kurumlar ve bölgeler arasında paylaşımındaki adalet bahsine dikkat çekiyor. Higgins'in bir diğer eleştirisi de bir grubun Royal Academy of Arts’a 150 işi kurtarabilmek için Michelangelo'ya ait Taddei Tondo'yu satması yönünde çağrıda bulunacağı iddiasından yola çıkarak eserin bir "varlık" değil, kurumun temsil ettiği bir "miras" olduğu üzerinden şekilleniyor. Higgins, satışların gerçekleştiği senaryoda kazananların müzayede evleri ve küresel süper-zenginler olduğunu vurgulayarak zorlu koşullarda kültürel varlıkları satmanın tek seçenek olabileceğini, fakat bu durumdan halkın zararlı çıkacağını söylüyor. Öte yandan Pulitzer ödüllü eleştirmen Christopher Knight, Los Angeles Times’ta yayımlanan yazısında Jackson Pollock'a ait Red Composition isimli eseri satışa çıkarmayı planlayan New York merkezli Everson Müzesi'ni "mirasa ihanet etmekle" suçluyor. 18 milyon dolarlık gelir beklentisi olan satışın kamuya ait bir varlığın özelleştirilmesi olduğunu söyleyen Knight, kararı "bağışlanamaz" olarak yorumluyor.
Bu yazı 15 Ekim 2020 tarihinde Aposto!'da yayımlanmıştır.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
NEREDE YAYIMLANDI?
Yeni yılın ilk günlerinde 2020'den 2021'e miras kalan hikâyelere bakıyoruz: Kültür sanatın güncel meseleleri, küresel iklim krizinin etkileri, 2020'nin gıda girişimleri ve dahası.
02 Oca 2021

YAZARLAR

Mehmet Şimşek
ODTÜ Felsefe'yi bitirdi. İçinde Bulunduğum Durum isimli bir oyun yazdı, besteledi, sahneledi. Şarkıları da var.

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.





