
İki sene önce ocak ayında başlayan Aposto bülteni maceramız bugünkü sayımız ile son buluyor. Bu hafta içerisinde Cemre ile gelecek dönem planlarımızı konuşurken bülten hazırlık süreçlerinin ekip için ne kadar özel olduğundan bahsediyorduk. Aposto bültenine ilk başladığımızda içimiz nasıl bir heyecan ve mutluluk ile kaplandıysa, bugün de eşit ölçüde buruk diyebilirim. Avaz Avaz ekibi olarak duygularımızı diğer insanlar gibi işleme alamıyoruz maalesef, illa arkada bir müzik çalması lazım. O nedenle de herhangi bir albüm incelemesinden ziyade vedalarda müzik ile duygularımızı nasıl algılayıp işliyoruz bunun üzerine yazmak istedim.
Tüm müzikseverler aynı şeyi söyler. Hayatının belirli dönemlerinde sana eşlik eden albümler ve şarkılar vardır. Sevdiğin müzik, kimi zaman olayları idrak etmek adına kendine ait bir zaman tanır. Kimi zaman da sadece olduğun şekilde devam ederken hüznü hafifletmek adına sana eşlik eder. Mutluluk için de bu durum geçerli. Ancak tabii ki, biz günün önemine istinaden baştan depresif hunimizi kafamıza taktık.
Duyguların içerisinde dalgalanıp anılarda gezinirken dinlediğiniz müzik, tıpkı bir olay olduğunda üzerinizde olan kıyafet gibi, sizin bir parçanız hâline geliyor. Bir daha o albümü dinlediğinizde aynı duyguları hissedebiliyorsunuz. Geçen günlerde bundan tam 10 sene önce zorlu bir süreçten geçerken keşfettiğim Old Man Canyon’ın Phantoms and Friends şarkısını Suits izlerken duydum. Bir anda zamanda geriye, 2013 senesine gittim. Aynı duygular geri gelmese dahi o dönem yaşadıklarını hatırlıyorsun. Eğer bir de büyüdüysen eski versiyonun senin için bir komedi hâline geliyor.
Dinleyicinin yaşadığı bu süreç, müzisyenler için de geçerli. O nedenle bu kadar çok aşk, evlat, ebeveyn, travma acısına yönelik şarkı var. Bunu en iyi kendi şarkılarını en derinden yerden yazan müzisyenler ile deneyimleyebiliriz. Sayıları çok fazla ama Cemre ile ikimizin hiç bitmeyen Swiftie'liğini düşününce son sayı şerefine Taylor Swift’ten bahsetmezsek doğru bir elveda olmaz. Taylor Swift – dramatik kraliçemiz – başına gelen her bir olayda bunu oldukça iyi bir şekilde başarıyor. Bazen hatta kendi duygularından şarkıyı canlı söylerken zor duruma düşüyor. Ama üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin, Swiftieler seneler sonra bile o şarkıda kendilerine ait buldukları parçayı bırakmıyorlar. Seneler sonra dahi stadyumda son seste o şarkıları söylüyorlar. Taylor için şarkı anlamını kaybettiğinde bile…
Müzikte “elveda” demek, yeni başlangıçlara kucak açıyor. Duyguyu derinlerde bir yerde işledikçe zaman içerisinde duygularınız ve düşünceleriniz şekil değiştiriyor. “Yeni sen” ile tanışıyorsun, yeni bir maceraya atılıyorsun. Avaz Avaz olarak bizim için de Aposto’ya veda etmek tam anlamıyla yeniden başlamak için bir işaret. Uzun zamandır farklı yapmak istediklerimiz, başaramadıklarımız, olur da başardıysak da üzerinde durmadığımız… Bugün bu yazıyı yazarken de yeni bir albüm olarak Arlo Parks My Soft Machine dinliyorum. Bakalım bundan 10 sene sonra bu albümü dinlerken yeniden bu yazıyı yazdığım döneme gidince ne hissedeceğim… Peki, siz nasıl hissediyorsunuz? Şu anda arkada hangi albüm çalıyor? Sessizlik? Bize haber etmeyi unutmayın.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
BÜLTEN SAYISI
Aposto bülteni yolculuğumuzun son sayısına geldik. Avaz Avaz ekibi ise yeni maceralara hazırlanıyor.
26 May 2023

YAZARLAR

Hande Yıldırım
Müzik nereye dokunursa!
İLGİLİ OKUMALAR



