Neden Akademik Özerklik?

Akademik özerkliğin önemini bi' bilene sordum.
Neden Akademik Özerklik?

Boğaziçi Üniversitesi'nde yaşanan durumu ve akademik özerklik kavramını sürece yakından dahil olan Boğaziçi Üniversitesi Öğrenci Konseyi Başkanı Hasan'a sordum.

''1. isim Bir topluluğun, bir kuruluşun ayrı bir yasaya bağlı olarak kendi kendini yönetme hakkı, muhtariyet, otonomi, otonomluk:

      Bilimsel özerklik. Üniversite özerkliği.''

-Yukarıda alıntıladığım tanım Türk Dil Kurumunun Güncel Türkçe sözlüğünde özerklik kelimesinin birinci anlamı. Kendi kendini yönetme hakkı, muhtariyet, otonomi… Verilen örnekler ise ‘bilimsel özerklik’ ve ‘üniversite özerkliği’. Peki özerklik denildiğinde akla ilk gelen bu örnekler yani bilimsel özerklik ve üniversite özerkliği dediğimiz paradigmalar aslında nedir?

Üniversiteler özgür düşünce ortamının sağlandığı, güncel siyasetin etkisi altında kalmadan varlığını sürdürebilmesi gereken, bilim ve fikir üreten en değerli eğitim kurumlarıdır ve bu kurumların varlığını sürdürebilmesi ancak akademik bağımsızlık ile mümkün olabilir. Aslında sadece güncel siyasetin değil, herhangi bir kişi ya da kuruluşun etkisi altında kalmaması, bu değerlerin korunabilmesi için vazgeçilmez bir unsurdur. Akademik bağımsızlık sadece dışarıdan gelecek olası müdahalelerden etkilenmemek değil, aynı zamanda kendi içerisindeki karar alma yetkilerinin demokratik yöntemlerle seçilmiş kurullarda ve akademik yöneticilerde olmasını da barındırır. 

Üniversiteler; insanların çekinmeden, bir baskı altında kalmadan soru sormayı kendilerine tamamen hak gördükleri, bağımsız bir şekilde düşündükleri ve korkmadan bilim yaptıkları bir ortam olmak zorundadırlar. Bu unsurlardan birini ya da bir kaçını yitirdiğimizde, bilimsel ilerlemeyi kaybediyoruz. Herhangi bir yere siyasi atama yapıldığında, o kurum bağımsızlığını ve özerkliğini kaybetmiş oluyor diyebiliriz.   

Yazıyı Prof. Murat Tarımcılar ile yaptığımız söyleşiden bir alıntıyla bitirmek istiyorum. Bir seçim sırasında liderlik yapacak insan özelinde kurumdan bilgi alınmalıdır, kurumun paydaşlarının talepleri dinlenmelidir. Bir kurum atanan insanını kucaklamazsa, bu insanı benimsemezse; o kurumun, özellikle de fabrikalar, askeri üsler gibi hiyerarşik bir yapı olmayan ve hassas dinamikler barındıran üniversitelerin başarılı olma şansı oldukça düşer.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

YAZARLAR

Hasan Demirkıran

Boğaziçi University, Computer Engineering

İLGİLİ OKUMALAR