Neden kendimizi beklenti içinde veya dışında buluyoruz?

Görsel betimleme: Görselde Marc Majewski'nin çizimiyle mavi, mor ve yeşil renklerinin hakim olduğu bir ormanda gece vakti yıldızların altında uzanan bir insan yer alıyor.
Hepimizin bir hayali ya da bir hedefi olmayabilir. Ulaşabileceğimiz en üst noktayı bilememek veya bilmek istememek de bir tercih olabilir. Hatta bu sebeple kendimizi bazen suçlu bile hissedebiliriz. Ancak hepimizin beklentileri var; bu bülteni okurken bile. Farkında olarak veya olmayarak tam şu anda dünyadaki tüm insanların zihninde sosyal, ekonomik, toplumsal, sistemsel, kişisel binlerce beklenti dolaşıyor… Kurduğumuz ilişkiler, hayaller, içinde bulunduğumuz toplum ve gerçekleşebilecek sonsuz olasılık, peşinde beklentileri de getiriyor. Tüm bu beklentiler, geçmiş deneyimlere, kültürel altyapıya, ilişkilerin dinamiğine göre çeşitleniyor.
“Beklenti halinde olmak kendimin dışındaki insanlarla pozitif ve gerçekçi ilişki içinde olmak demek benim için. İnsan ilişki içinde olduğu insanlardan bir şeyler bekler. Sahici bir ilişki yoksa beklenti de olmaz. Beklenti belki de bir tür toplumsallık sağlıyor.” - Kenan Çayır, Öğretmen Ağı İçerik Danışmanı ve SEÇBİR Müdürü
“Beklenti halinde kalmak beni rahatsız ediyor ve huzursuz hissettiriyor. Plan, hayal ne varsa bir an önce adım atmanın hevesi huzursuzluğa dönüşüyor. Aslına bakarsanız günümüz ve ülke koşullarında hepimiz bu konuda deneyim sahibi olduk. Öte yandan ilişki halinde olmanın da doğal paydaşı beklenti içinde olmak. Her iki bakışla beklentilerin karşılanması insanın kendini huzurlu ve güvende hissetmesini sağlıyor. Ancak ince bir çizgi ile dikkat çekmek gerek beklentilerin her an karşılanması hali de sosyal-duygusal yaşam çemberinde farklı duygu durumlarını besleyebilir. Beklentilerimin karşılanmaması farklı ortamlarda farklı duygu durumlarına sebep oluyor. Kendimi beklenti halinden çekip almak da kendimi koruma mekanizmasının en başında. Hevesim en çok etkilenen yaşam direncim.” - Burcu Aslan, İngilizce Öğretmeni
Beklenti içinde olmak, beklentimizin karşılanacağı hayali bazen bizi yaşama bağlayan bir motivasyona ve umuda dönüşüyor. Beklentilerimizin ortaklaştığı kişi ve topluluklarla bir araya gelmek isteyebiliyoruz. Bazense beklentimizin karşılanmaması ve hayal kırıklığı yaşama ihtimalinden duyduğumuz kaygı sebebiyle kendimizi korumak için tüm beklentilerimizden vazgeçmeyi de seçebiliyoruz.
Eğitim de kendimizi sıklıkla farklı beklentiler içinde ve dışında bulduğumuz bir alan. Eğitime dair beklentilerimiz üzerine düşünmenin yanı sıra bu beklentileri doğru ifade etmek veya ifade edebilecek alan bulmak da bir o kadar zor olabiliyor. Beklentilerimizi, karşılanacağına dair inancımızı, veya karşılanmayacağına dair ümitsizliğimizi ifade ettiğimizde hayalperest veya karamsar olarak algılanabiliyoruz. Tüm zorluklarına rağmen eğitimde beklentileri ifade edebilmek, umudumuzun yeşermesi için atabileceğimiz ilk adım. Bu sebeple bu bültenimizde eğitime dair beklentilere alan açtık.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş


