Nijer, Batı’yla yollarını ayırıyor mu?

SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
19 Nisan’da ABD hükümet görevlileri, Nijer’den askerlerini geri çekeceğini açıkladı. Mart 2024’te ulusal televizyondan Nijer halkına seslenen askerî hükümetin sözcüsü Amadou Abdramane, topraklarında ABD’nin varlığının artık tanımadığını açıklamıştı. Sözcü, ayrıca ABD ile Rusya-İran cepheleri arasında Nijer’i taraf seçmeye zorladığı için Washington’ı da eleştirmişti. 13 Nisan’da Niamey’de düzenlenen protestolarda “Kahrolsun Amerikan emperyalizmi” sloganları atılırken, Rus bayrakları da görülmüştü.

Protestocular, Rus bayraklarıyla.
Neden? ABD’nin kararında, 12 Nisan’da Nijer’e varan 100 Rus eğitmeni ve hava savunma sisteminin de etkili olduğu düşünülüyor. Eski Cumhurbaşkanı Bazoum, Temmuz 2023’teki darbe öncesinde Wagner grubunu dezenformasyon aracılığıyla kamu düzenini bozmakla suçlamıştı. Geçen hafta ülkeye varan Rus askerî personelinin ise Wagner’in yerini alması planlanan yeni paramiliter yapı Africa Corps’un parçası olduğu söyleniyor. Son 10 senede Kremlin’in Afrika’daki gayriresmî koluna dönüşen Wagner paralı asker grubu, lideri Prigojin’in ölümü sonrasında Rus askerî istihbaratının kontrolü altına girmişti.
Neden önemli? Mali’de 2020 ve 2021’de ve Burkina Faso’da 2022’de yaşanan darbeler sonrası Nijer, Batılı devletler için Sahel bölgesinde istikrar için önemli bir dayanak noktası hâline gelmişti. 2021’de seçilen eski Cumhurbaşkanı Bazoum, Washington ve Paris ile bölgedeki radikal İslamcı terör örgütlerine karşı işbirliği içindeydi. Nijer, Fransız ve ABD askerî üslerine de ev sahipliği yapıyordu.
Burkina Faso, Mali ve Nijer geçen Eylül ayında “Sahel Devletleri İttifakı” adı altında teröre karşı güçlerini birleştirmiş ve Ocak ayında ECOWAS’tan çekildiklerini açıklamışlardı. İttifak, üç ülkeden birinin saldırıya uğraması hâlinde diğer ülkelerin askerî yardım sağlamasını gerektiriyor.
Bir adım geriden: Temmuz 2023’te Nijer’de Anavatanı Koruma Ulusal Konseyi tarafından yapılan darbe sonrası General Abdourahmane Tchiani, askerî hükümetin başına geçti. Darbe sonrası ABD ve Fransa başta olmak üzere Avrupa Birliği (AB) ve Batı Afrika Ülkeleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS) gibi uluslararası aktörler, dünyanın en az gelişmiş ülkelerinden biri olan Nijer’e mali yaptırımlar uyguladı.
Nijer ise cevap olarak Fransa ile beş askerî işbirliği anlaşmasını iptal etti. Bir ay sonra da Nijer askerî rejim liderleri, Fransız Büyükelçisi Sylvain Itte’ye ülkeyi terk etmesi için 48 saat süre verdi. Süreç, 22 Aralık 2023’te Nijer’de bulunan son Fransız askerlerinin ayrılmasıyla sonuçlandı. Darbe sonrası dönem, Fransa’nın eski kolonisi Nijer’den gelen uranyuma bağımlı olup olmadığı tartışmalarına da sahne oldu.
Başkentinden “Uranyum Otoyolu’’ adıyla anılan bir hat geçen Nijer, 2022 yılında Fransa’nın ilk üç uranyum tedarikçisinden biriydi. Paris’in nükleer gücünü besleyen uranyum anlaşmaları hâlâ yürürlükte.
Türkiye ve İran’ın bölgedeki rolü
Ekim 2023’te İran ve Nijer dışişleri bakanlarının görüşmesi sonrasında ABD, iki ülke arasında uranyum ticaretinin başlama ihtimaline karşı endişeleri olduğunu belirtmişti. Aynı dönemde, İran’ın Burkina Faso ile imzaladığı enerji ve inşaat işbirlikleri de bu endişeleri doğrular nitelikteydi.
İran, Nijer’e Ortadoğu’dan uzatılan tek yardım eli değil. Fas ve Türkiye de Sahel bölgesinde birçok farklı ülkeyle anlaşmalar imzalıyor. Ankara’nın Afrika bölge politikalarının ana unsuru “yumuşak güç”, Nijer’le arasındaki dinamikte de önemli bir rol oynuyor. 2014 yılında başkent Niamey’de açılan Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) Program Koordinasyon Ofisi’yle birlikte, okullardan su kuyularına Nijer’de birçok kalkınma projesini hayata geçiren Türkiye, Türkiye Maarif Vakfı’nın “Türk-Nijer Dostluk Okulları’’ projesiyle de kültürel gücünü artırıyor. Türkiye ile Nijer’in yakınlaşmasında, Nijer nüfusunun çoğunluğunun Sünni Müslümanlardan oluşması da rol oynuyor.
Türkiye, Sahel bölgesinde bir süredir “sert güç” yatırımlarını sürdürüyor. Ankara, 2018 yılında radikal islamcı terör örgütleriyle çatışan G5 Sahel gücüne 5 milyon dolarlık kaynak sağlamıştı; darbe sonrasında Nijer’e silahlı insansız hava aracı (SİHA) tedariki de devam ediyor.
Benzer bir durum, 2020’deki askerî darbe sonrası, bu senenin başında yeni Baykar İHA’larını alan Mali’de de yaşanıyor. TV5 Monde’a konuşan siyaset bilimci Federico Donelli, Ankara’nın izlediği politikayı “Türkiye, kendisini Avrupalılara ve Rusya'ya alternatif olarak konumlandırmaya çalışarak fırsatçılık yapıyor” diye yorumlarken “Savunma sektörü, Türk dış politikasının Afrika ülkelerindeki itici gücüdür’’ diyor. Türkiye’nin Burkina Faso’yla da askerî işbirliğini sürdürdüğü biliniyor.
Batı’nın tepkisi
Sahel bölgesinin Batı’ya sırtını dönüşünün bir trend hâline gelmesinden endişelenen akademisyenler ve üst düzey yetkililer, dezenformasyon nedeniyle Batı’nın bölgedeki etkisini yitirebileceği yorumunda bulunuyor. Ancak olayları sadece dezenformasyon üzerinden okumanın eksik olduğunu ve Batılı ülkeleri sorumluluk almaktan kurtarmadığını söyleyen görüşler de var.
Sebebi ne olursa olsun, Nijer’in uranyum rezervleri ve yeni ittifakları, savaş korkularının yükseldiği bu dönemde dengeleri sarsacak bir güce sahip olabilir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
YAZARLAR

Hazal Karabulut
Intern at Aposto

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?

19 Mart sonrasında Türkiye’de kurulan yeni siyasal düzen, muhalefeti bütünüyle susturmayı hedeflemiyor. Onu ahlaki bakımdan iktidardan farksız, örgütsel olarak parçalanabilir, yerel aktörleri iktidarın saflarına çekilebilir ve seçim kazansa bile iktidara gelemeyecek bir yapı olarak yeniden tanımlamaya çalışıyor.
16 Tem 2026

Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.




