Noktalı virgül gerekmiyor şiirde


Bekleyiş sona erdi: The Veil , Disney+’ta Disney+ kataloğuna yine günlerce beklediğimiz bir yeni mini dizi eklendi. Duyanlar duymayanlara lütfen haber versin: Türkiye’den çok sevilen ünlü bir isimle heyecanımızı daha da artıran ve neredeyse bir bölümün tamamı İstanbul’da geçen altı bölümlük mini dizi The Veil , tüm bölümleriyle Disney+’ta . Neden heyecanlıyız? Emmy ödüllü Elisabeth Moss ’un başrolde olduğu The Veil ’ın hepimizin heyecanını bu denli körükleyen asıl sürprizi; konuk oyuncular arasında filmografisine Türkiye’den ve dünyadan sayısız kült yapımı sığdıran, dünya arenasında pek çok film festivalinin kırmızı halısında yürüyen ve Uluslararası Emmy Ödülü’ne layık görülen değerli oyuncu Haluk Bilginer ’in yer alması. Usta oyuncu, çekimlerinin bir kısmı Galata Köprüsü, Kapalıçarşı gibi İstanbul’un ikonik mekânlarında geçen diziye kilit bir rolle eşlik ediyor. Dizi, bizleri İstanbul’dan Londra’ya ve Paris’e uzanan sürükleyeci bir hikâyeye davet ediyor. The Veil : Elisabeth Moss’a Yumna Marwan, Josh Charles, James Purefoy, Alec Secareanu, Thibault de Montalembert ve Joana Ribeiro ’nun eşlik ettiği dizinin ilk üç bölümünü; Killing Eve , Dracula , Penny Dreadful gibi önemli yapımların da bölümlerini yöneten Damon Thomas yönetiyor. Yaratıcı ve yapımcılığını Taboo , Peaky Blinders ve Great Expectations gibi dizilere imza atan Steven Knight ’ın üstlendiği, aynı zamanda yapımcılığını Elisabeth Moss’un da paylaştığı dizi, iki kadın arasındaki yalanlar ve gerçekler üzerine kurulu ölümcül bir oyunu konu alıyor. Birinin büyük bir sırrı var, diğeri ise bu sırrı ifşa etmek ve yüzlerce insanın hayatını kurtarmak için hayati bir göreve çıkıyor. Gerilim dozunun her bölümde sizi bir daha şaşırtacağı dizi, hız treni hissi yaşatacak bir aksiyon ve gerilim sunuyor. Gerçek ile yalanın ince bir ip üzerinde akrobasi yaptığı, Haluk Bilginer ’in katkısıyla seyre seyir katan The Veil , bir oturuşta bitirmemek için zor duracağınız tüm bölümleriyle Disney+’ta .
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
2001 yılında sahne ve sinema dünyasından bazı ünlüler şiirlerini bir internet sitesinde yayımlamaya başlayınca bildik bir tartışma yeniden doğmuştu: "Herkes şiir yazabilir mi?" Bu konuda görüşüne başvurulan Tomris Uyar’ın sözleri, değişmeyen dil bilgisi düzeyimizi özetliyordu:
“Özellikle de şarkıcılar şiiri şarkı sözüyle karıştırıyorlar. Şiirin bir matematik alanı değil, uçucu duygular ve anlamsız devrik cümleler olduğunu zannediyorlar. Bir cümleyi düz söylediğinde anlamlı oluyor ama onların fikrine göre şiir olması için devirmek gerekiyor. Cümlenin anlamı yok, ama olsun. Devrik olursa, şiir oluyor gibi bir fikre sahipler. Herhalde imla işaretlerini kullanmamak için düzyazı yerine şiir yazıyorlar. Sonuçta noktalı virgül gerekmiyor şiirde. Bir yerde virgülü unutursanız da olur. Kolaydır şiir yazmak diye düşünüyorlar.”
Tomris Uyar, “şiirde noktalı virgülü unutursanız da olur” derken bu noktalama işaretinden nefret eden yazarlar da vardır. Örneğin Kurt Vonnegut, “Yaratıcı yazarlığın altın kuralı: Noktalı virgül kullanmayın. Noktalı virgülün tek işlevi, sizin üniversite okuduğunuzu belli etmek” demişti.
Tomris Uyar Yazma Hastalığı başlıklı yazısında, Kurt Vonnegut’a nazire yaparcasına, “Noktalama işaretlerinin buyurganlığına bilinçle—daha doğrusu anlamlarını, işlevlerini bilerek—karşı koyan biri değilseniz, bir fikir yazısının vazgeçilmez ‘noktalı virgülünü’ doğru dürüst kullanıyor musunuz?” diye sormuştu.
Noktalı virgül, kullanılmasından korkulan, başa bela bir noktalama işaretidir; virgülden daha güçlü, noktadan daha zayıf bir duraksama işareti olarak kabul edilir. Çoğunlukla kendi içinde virgülle ayrılmış grupları ve sıra cümleleri birbirinden ayırmak için kullanılır. Tanıl Bora yıllar önce G.O.R.A.’da Yarılmak başlıklı yazısında ne güzel anlatmıştı noktalı virgülü:
“Ferhan Şensoy’un […] isabetle belirtmiş olduğu gibi, halkımız (erkek-halkımız) arasında ‘a.ına koyayım’ı noktalı virgül yerine kullanma alışkanlığı yaygındır. Lâftan lâfa geçerken, bir sözü bağlamak için... Sokakta yürürken kulağınızı atın ortaya, cep telefonlarına ve birbirlerine hitap eden erkek sesleri arasından bir nakarat gibi süzülür o noktalı virgüller. Yine de noktalı virgülün kamusal ortamda telâffuzu, tarifsiz neşelere boğuyor erkek nüfusumuzu.”
Yazarlar, eğitimciler, editörler, gazeteciler genelde nefret ederler noktalı virgülden. Adı üstünde, öncelikle virgülü ve de noktayı özümsemek gerekiyor. Ulusal çapta "İl Kültür ve Turizm Müdürlüklerinin Web Sitelerinin Türkçe Yazı Dili Yeterliliği Açısından İncelenmesi" başlıklı makalede çarpıcı bir bulguya dikkat çekilmektedir. Noktalama işaretlerinin kullanımında en fazla yanlışın sırasıyla kesme işareti (81 il), virgül işareti (80 il) ve noktalı virgül işaretinde (76 il) yapıldığı saptanmıştır.
Türkçe Öğretiminde Virgül ve Noktalı Virgül İşareti Kullanımı Sorunu üzerine yazılan bir makalede ise ilkokul ve ortaokul öğrencilerinin yazdığı düz yazılar incelenmiş ve öğrencilerin noktalı virgülü doğru olarak kullanabilme düzeylerinin noktalama işaretleri içinde en düşük düzeyde olduğu görülmüş. Makalede bunun nedenleri şöyle sıralanmış:
- Öğrenciler, metinlerde noktalı virgül işaretine diğerlerinden daha az rastlıyorlar.
- Noktalı virgülün kullanıldığı yerler, diğer noktalama işaretlerinin kullanıldığı yerler kadar net değil.
- Ders kitaplarında 5. sınıfa kadar virgülün işlevleri üzerinde durulurken noktalı virgüle ilişkin hiçbir bilgiye yer verilmiyor.
- Sonuç olarak öğrenciler tarafından öğrenilmesinde en çok güçlük çekilen noktalama işaretlerinin başında noktalı virgül geliyor.
Noktalı virgül işaretinin işlevleri Türk Dil Kurumunun Yazım Kılavuzu’nda üç maddede sıralanmış:
- Cümle içinde virgüllerle ayrılmış tür veya takımları birbirinden ayırmak için konur: “Erkek çocuklara Doğan, Tuğrul, Aslan, Orhan; kız çocuklara ise İnci, Çiçek, Gönül, Yonca adları verilir.” “Türkiye, İngiltere, Azerbaycan; Ankara, Londra, Bakü.”
- Ögeleri arasında virgül bulunan sıralı cümleleri birbirinden ayırmak için konur: “Sevinçten, heyecandan içim içime sığmıyor; bağırmak, kahkahalar atmak, ağlamak istiyorum.” “At ölür, meydan kalır; yiğit ölür, şan kalır.”
- İkiden fazla eş değer ögeler arasında virgül bulunan cümlelerde özneden sonra noktalı virgül konabilir: “Yeni usul şiirimiz; zevksiz, köksüz, acemice görünüyordu.” (Yahya Kemal Beyatlı)
Örneklerde görüleceği üzere, içinde virgülün bulunmadığı bir cümlede noktalı virgülün asla yeri yok. Noktalı virgül, virgülün yeterli olamadığı bir üst yapıyla ilgilidir. İlkokul ve ortaokul öğrencilerine virgülün işlevleri tam anlamıyla özümsetildikten sonra noktalı virgülün işlevlerinin öğretimine geçilmesi gerekiyor. Noktalı virgülle ilgili olarak “Virgül kullanılmadığı sürece noktalı virgüle başvurulmaması ilkesi” önem taşıyor. Noktalı virgülün temel işlevi “Virgüllerle ayrılmış tür veya grupların birbirinden noktalı virgülle ayrılması”dır. Virgül veya virgüllerle sıraladığımız sözcük veya sözcük gruplarını, noktalı virgül kullanarak sınıflandırabiliriz. Örneğin:
“Orta boylu, esmer ve ürkek bakışlı genç bir adam, üniversitenin büyük kapısı önünde durdu; ilkyazın sıcak günlerinden biriydi.” (Oğuz Atay)
Yazım Kılavuzu’nda sıralama-sınıflandırma ilişkisi üzerinde duruluyor. Bu üç maddeden, virgüllerle sıralanan ögelerden sonra başkaca virgüllerle sıralanan ögeleri birbirinden noktalı virgülle ayırmak gerektiği anlaşılıyor. Virgül sıralama becerisini, noktalı virgül ise sınıflandırma becerisini gerektiriyor.
Yeri gelmişken sık sorulan bir soruyu yanıtlayalım. İki cümle birbirine “ama, fakat, lakin, ancak, yalnız, ne ki, ne var ki, çünkü, bu nedenle, oysaki…” gibi bağlaçlarla bağlanmışsa, bu bağlaçlardan önce noktalı virgül konur. Çevirmen ve editör Deniz Vural bunun nedenini bana şöyle anlatmıştı:
“Bunun nedeni, bağlaçlardan önce doğal olarak zaten bir yarım es olması. Virgül tam es anlamına geldiğinden, virgül kullanınca bir buçuk es gibi bir anlamsızlığın ortaya çıkması. Oysa noktalı virgülün değeri yarım es ve bağlaçlardan önceki yarım esleri bir tam ese tamamlamak amacıyla kullanılıyor.”
Şu örnekleri verebiliriz:
- “Seninle tatile gelirim; ama uçağa binemem.”
- “Deniz kirliliğinden sürekli yakınıyoruz; ancak önlemek için hiçbir şey yapmıyoruz.”
Noktalı virgül kendinden önce gelen sözcüğe bitişik yazılır ve sonraki sözcükle arasına bir boşluk konur. Sıkça sorulan bir başka soru da noktalı virgülden sonra küçük harfle mi yoksa büyük harfle mi başlanacağıdır. Bu soruyu da Feyza Hepçilingirler’den alıntı yaparak yanıtlayayım:
“Etli patates nasıl bir patates yemeği ise noktalı virgül de bir virgüldür, içinde nokta(lar) bulunan bir virgül. Bu yüzden noktalı virgülden sonra küçük harf kullanılır.” (Tabii özel isimle başlamıyorsa.)
Yazıya noktalı virgülden nefret eden bir yazarla başlamıştık. Noktalı virgülü çok seven bir yazar olan Ursula K. Le Guin ile bitirelim:
“Cümlelerim içerdiği tüm sözdizimi kurallarıyla uzuyor da uzuyor. Ernest Hemingway söz dizimi kurallarına uyacağına veya noktalı virgül kullanacağına ölmeyi tercih ederdi. Bense bir sürü yarım-yamalak noktalı virgül kullanırım; bir tanesini kullandım şimdi; bu da noktalı virgülden sonraki noktalı virgül; işte ‘şimdi’den sonra bir tane daha.”
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
NEREDE YAYIMLANDI?
Rapçi, Houdini’yi süper kahraman temalı bir müzik klibiyle beraber yayınladı. Suha Çalkıvik, çok karıştırılan noktalı virgül kurallarını yazdı.
02 Haz 2024

YAZARLAR

Suha Çalkıvik
Seslendirme sanatçısı, öğretim görevlisi ve İTÜ Radyosu'nun Yayın Koordinatörü. Uzun yıllar TRT’de dublaj sanatçısı olarak çalışan Çalkıvik, NTV haber kanalının kuruluşundan itibaren tanıtımlarını seslendirdi. 1992'den beri İTÜ’de öğretim görevlisi olarak çalışıyor; #tarih dergisinin Türkçe köşesini yazıyor.

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.





