Öncü bilim insanı: Dilhan Eryurt

Türkiye'de astronomi ve astrofizik bilimlerinin gelişiminde büyük emekleri olan Profesör Dilhan Eryurt'un hayat hikayesine yakından bakıyoruz.
Öncü bilim insanı: Dilhan Eryurt

1940’lı yılların başlarında dönemin Millî Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel, liseden başarıyla mezun olan bir öğrenciye ödül olarak Söylev armağan eder. Bu hediyede Hasan Âli Yücel’in kaleme aldığı bir not da bulunmaktadır:

“Gönlümün bütün dileği, sizin de gireceğiniz meslekte ve ileri hayatınızda Atatürk gibi Türk milletine büyük hizmetler etmeniz ve insanlığa milletiniz yolundan büyük faydalar ve bahtiyarlıklar getirmenizdir.”

İlerleyen yıllarda birçok ödül daha kazanacak olan Dilhan Eryurt, hepsinin arasından almış olduğu en değerlisinin Söylev olduğunu belirtecek ve “Hasan Âli Yücel'in sözleri, benim yaşamımdaki başarılı hizmetlerin de dayanağını teşkil eder,” diyecektir.

1926 yılında İzmir’de dünyaya gözlerini açan Eryurt’un bilim sevgisinin başladığı yer, çocukluk yıllarında taşındıkları Ankara’dır. Buradaki başarılı öğrencilik hayatının ardından, Millî Eğitim Bakanlığı’ndan aldığı bursla 1942 yılında İstanbul Üniversitesi Yüksek Matematik ve Astronomi bölümüne girer. O zamanlar Türkiye için çok yeni olan astronomiye büyük bir ilgi duyduğunu keşfeder. “Daha çok matematiğin tatbik edilecek bir alanını aradım, işte o alanı astrofizikte buldum,” sözleriyle hem matematiği kullanabileceği hem doğa olaylarını izah edebileceği bir alana yönelir.

Üniversiteyi bitirdikten sonra Ankara Üniversitesi’nde Astronomi bölümünü açmakla görevlendirilen Tevfik Okyay’ın yanında asistan olarak çalışmaya başlar. O dönemde üniversitede kadro olmadığı için iki yıl boyunca fahri olarak, herhangi bir maddi kazanç sağlamadan görevini yerine getirir. Tevfik Okyay, Eryurt’un astrofizik alanında çok başarılı olabileceğini öngörür ve yurtdışında yüksek lisans eğitimi almasını tavsiye eder.

Eryurt, yaptığı başvuru sonrası Michigan Üniversitesi Astronomi bölümüne kabul edilir ve dönemin mümtaz bilim insanlarından dersler alır. Kararlılığı ve başarılarından etkilenen hocaları, Michigan'da kalmasını isterler. Eryurt, ülkesine katkıda bulunmak istediğini söyler ve Ankara Üniversitesi Astrofizik Anabilim Dalı’nda asistan olur.

O dönemde bölümün başına Profesör Egbert Adriaan Kreiken atanmıştır. Eryurt, onun yanında doktorasını ve doçentlik çalışmalarını tamamlar. Kreiken’in tüm derslerini o tercüme eder. Kreiken ile bölümün kütüphanesinin zenginleşmesi konusunda çaba gösterirler. Bir yandan da hafta sonları Kreiken ailesiyle Ankara’yı dolaşarak bir rasathane için uygun bir alan ararlar. Bugün Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi’nin Ahlatlıbel’deki gözlemevinin yeri o günlerde seçilir.

Dilhan Eryurt, 30 yaşında Ankara Üniversitesi’nden doçentliğini alır. Kreiken ona profesörlük teklif etmekte gecikmez, ancak Eryurt bu teklifi geri çevirir, farklı bir hedefi vardır. 1959 yılında Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’ndan aldığı bursla Kanada’ya gider. Astrofizik alanındaki çalışmalarını ileriye taşımak istemektedir. Fazlasıyla matematik işlemi gerektiren bu alanda bilgisayar olmadan çalışmak imkansızdır; Kanada ona bu imkanı ve Profesör Alastair Cameron ile çalışma fırsatını sağlayacaktır.

Dilhan Eryurt, Goddard.

Profesör Cameron, bir gün bir problemin çözümü için Eryurt’un yardımını talep eder. Bu talep karşısında ziyadesiyle mutlu olan Eryurt önündeki büyük sorunun da farkına varır: Problemin çözülebilmesi için bir bilgisayar programı gerekmektedir ve Eryurt, Türkiye’den Kanada’ya gittiğinde, Türkiye’de bilgisayarın ne olduğu bile bilinmemektedir. O ana kadar hiç duymadığı program yazımını öğrenmek için günler geceler boyu kütüphanede çalışır. Azmi ve çalışkanlığı sayesinde temel yetenekleri öğrenmekle kalmayan Eryurt, problemin çözümünde kullanılacak programı da yazmayı başarır. Hesap makinesiyle günlerce uğraştıran hesaplamaları bu program saniyeler içinde çözer.

Kanada’daki iki yılının ardından İndiana Üniversitesi’ne gider. Burada Profesör Marshall Wrubel ile çalışır, programlama konusunda kendini büsbütün geliştirir ve yıldızların yapı modelleri üzerine birçok program yazar. İndiana’daki çalışmalarıyla yıldızların evrimini anlamada kullanılan yeni bir metodun yaratıcı ekibinde yer alır.

1961 yılında Amerikan Ulusal Bilim Akademisi’nden aldığı bursla NASA’nın Goddard Uzay Araştırmaları Enstitüsü’nde, döneminin tek kadın astronomu olarak işe koyulur. Yıldızların evrimini modelleyerek ve yıldızlardaki termonükleer ilişkileri inceleyerek, bu alanda çalışmalar yapan güzide isimlerden biri olur. Goddard’da eski hocası Profesör Cameron ile yeniden buluşan Eryurt, Cameron ile Güneş’in tarihi üzerine araştırmalar ifa eder. Bu araştırmalarla ilgili makalesine sonraları çok kez atıf yapılır. Carl Sagan da 1972’de Nature dergisinde yayımlanan bir çalışmasında Dilhan Eryurt’un bu makalesine atıfta bulunmuştur.

NASA’nın Apollo 11 görevinin 1969 yılında Ay’a başarıyla ayak basmasında Eryurt'un çalışmalarının da payı vardır. NASA, Ay’a iniş projesindeki katkıları nedeniyle Eryurt’u Apollo Başarı Ödülü ve kıdemli araştırmacı unvanı ile onurlandırır.

Eryurt, 1968 yılında ODTÜ’de bir yıl misafir profesör olarak görev alır ve astrofizik derslerini başlatır. Yine o günlerde Türkiye’de Ulusal Astronomi Kongresi’nin temellerini atar ve TÜBİTAK’ın da desteğiyle 1. Ulusal Astronomi Toplantısı yapılır.

1969-1973 yılları arasında Profesör Cameron ile NASA’daki çalışmalarına devam eden Eryurt, 73’te yurda temelli döner. Deneyimlerini ve birikimini genç nesillere aktarmak maksadıyla ODTÜ’de Astrofizik Anabilim Dalı’nı kurar. Türkiye’de astronomi ve astrofiziğin gelişimindeki büyük katkılarından dolayı 1977 yılında TÜBİTAK Bilim Ödülü ile şereflendirilir.

1988 yılında 6 ay boyunca ODTÜ Fizik Bölümü Başkanlığı ve 1993’teki emekliliğine kadar 5 yıl boyunca ODTÜ Fen Edebiyat Fakültesi’nde dekanlık görevlerini yürütür. İdareciliği boyunca adaletsizliğe, haksızlığa karşı durur; fakülte içinde dayanışmanın sağlanması ve eğitimin daha iyi hale gelmesi için gayretlerde bulunur.

Emekli olduktan sonra da bilim yaşamına katkı sunmaya devam eder ve 1997’de açılan TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi projesinin hayata geçirilmesinde büyük rol oynar. Aynı yıl Türkiye Bilimler Akademisi Şeref Üyesi seçilir.

Bir ülkede ne kadar çok bilim insanı bulunursa bilimsel gelişimin de o kadar hızlı olacağına inanan Dilhan Eryurt, 2012’de aramızdan ayrılana dek, mümkün olduğunca yaratıcı, bağımsız düşünen bilim insanları yetiştirir. Bu bilim insanları, onun eşsiz zekasıyla araladığı kapıdan ışığın izini sürmeye devam ediyor.

Kaynaklar:
Işıkla Yazılmış Öyküler: Dilhan Eryurt, TRT Belgesel, 2005
Astrofizikte Öncü Bir Bilim Kadını Dilhan Eryurt, Alp Akoğlu, Bilim ve Teknik, sayı 360, Kasım 1997

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto AnkaraAposto Ankara

BÜLTEN SAYISI

💁🏻Kadınlar günü coşkusu, 7 Zamansız Günah

Martın ilk haftası dolu dolu: 8 Mart etkinlikleri, prömiyerler, albüm lansmanları ve sergiler derken yine nereye yetişeceğimizi şaşıracağız.

04 Mar 2024

💁🏻Kadınlar günü coşkusu, 7 Zamansız Günah

YAZARLAR

Görkem Demir

Editor at Ankara Havası

Aposto Ankara

Her pazartesi saat 18.00'de Ankara'dan özenle seçilmiş etkinlikler, haberler ve hikayeler.

İLGİLİ OKUMALAR