
Yazıya girmek çetrefilli. Şöyle 'Bismillah deyip sağ ayağınızla giriniz' gibi genel geçer uğurlu bir seçenek de yok. Herkes başının çaresine bakacak. Şu sıralar okuduğum bültenlerde, köşe yazılarında insanların yazılarına nasıl başladıklarına dikkat ediyorum. Yazarlar farklı taktiklerle okuyucuyu ilk iki cümlede yakalamaya çalışıyor. Zor iş.
Derken... Sanırım yazıya girdim. Hadi geçmiş olsun. Buradan sonrası kafamda hazır efendim. Siz de hazırsanız şuradan aşağı süzülelim.
🍂
Ekim enteresan bir ay. Eylül ayında serin fakat üzmeyen akşamlar, rutine dönüşün acı-tatlı heyecanı, dolapta öne taşınan hırkalar ve belki mumlar vardı. Ekim ise romantizmden bir tık daha uzak. Memeli, memesiz, omurgalı, omurgasız pek çok hayvanın ve kıymetlimiz bitkiler eşrafının top yekün afalladığı bir ay. Yaşayan her şey canhıraş bir adaptasyon halinde. Dereceler düşüyor, günler kısalıyor. Kış uykusuna yatanları seneye görüşmek üzere uğurluyoruz. Yenisini açmak üzere, bir perdeyi daha kapatıyoruz.
Hızla kısalan günlere adapte olmanın yolunu, sabah uyandığımda kendimi dışarı atmakta buluyorum. Kısa bir yürüyüşle, gün ışığını ve sabahın temiz havasını şöyle ilk elden deneyimlemek günün geri kalanını daha enerjik ve keyifli geçirmeme yardimci oluyor. 10 dk bile olsa, uyandığınız ilk bir saat içinde direkt gün ışığı almak biyoritminizin kendi kendini akortlaması için kritik. Ben demiyorum, Huberman diyor.
Velhasıl, gelelim işin magazin kısmına. Ekim ayı bize epey malzeme sunuyor. Ortamlarda satabileceğiniz havalı bilgileri aşağıya bırakıyorum.
Köstebek tepeleri

Bir son bahar alameti farikası olarak köstebek tepecikleriyle başlayalım. Şu sıralar tazecik biçilmiş çimenliklerin orta yerinde bu tepeciklere rastlama ihtimaliniz yüksek. Genelde bahar ve sonbahar aylarında aktif olarak yeni tüneller oluşturan köstebekler kazdıkları tünellerden çıkardıkları toprakları yeryüzüne itelemek suretiyle bu tepecikleri oluşturuyorlar. Köstebekler normalde kendi aralarında da pek haşır neşir olmasalar da bahar aylarında eş arayışı sebepli yeni tüneller kazma, gezip tozma moduna giriyorlar. Sonbaharda ise bu çiftleşmelerin meyvesi genç köstebekler yerleşecek yeni alanlar arıyorlar ve şu sıralar şahit olduğumuz tepecikleri oluşturuyorlar. Bu tepeciklerdeki tazecik havalandırılmış verimli toprağı alıp saksılarınızda keyifle kullanabilirsiniz. Zira köstebeklerin iteledikleri o toprakla artık bir işleri yok.
Passionfruit, nam-i değer çarkıfelek meyvesi

Çarkıfelek çiçeği ya da passiflora olarak bildiğimiz tırmanıcı bitkinin meyvesinden bahsediyoruz. İnsanı başka başka alemlere götüren bu sofistike çiçeğin böyle lezzetli bir meyveye dönüşmesine şaşırmamak gerek. Bu bitki gerek görünüşü gerek besin değeriyle, masallardaki sihirli sarmaşıkları aratmıyor. Ben tabiata büyülenmeye yer arıyorum o ayrı ama bu çiçeği görüp de şöyle bi yakından bakma ihtiyacı duymayan görmedim. Neyse, kendisine olan aşkımı itiraf ettikten sonra neden şu an bu bitkiden bahsettiğime geçeyim. Şu sıralar bu sarmaşığın meyve verdiği zamanlar, uzunca bir süre yeşil kalan meyveler iyice olgunlaştıklarında türüne göre mora ya da sarıya dönüşüyor. Azıcık yumuşayıp derileri buruşmaya başladığındaysa hasada hazır oluyor. Çoğu zaman olgunlaşan meyve siz toplamadan kendini yere atabiliyor, o yüzden sarmaşığın altını da ara ara kontrol etmenizi öneririm. Ben çiçekleri açık yakalayamadım ama çizerimiz Melisa'dan gelen passiflora fotoğrafını da şöyle bırakıyorum.

Çiğdem Çiçeği

Ekimin havalı isimlerinden birisi de bu harika renk uyumuyla sonbahar çiğdemi. Soğanlı bitkiler, çiçek açmadıklarında toprağın altında uyurlar. Ve vakit geldiğinde yerin altından fışkırarak insanlığı 'bunlar burada miymis yahu?!' gibisinden şaşkınlığa sürüklerler. Yaşadığım yerin etrafında bir hafta içinde o kadar çok çiğdem belirdi ki, pek keyifliyim, her birine gidip 'hoş geldin!' diyesim var.
Kuşburnu

Hangi kuşun burnuna benzediğini bir türlü çözemesem de beni mutlu eden bir başka sonbahar rengi, kuşburnu. Kendisini çay olarak ve marmelat olarak tüketmeye alışığız. Taze kuşburnunu çay için tüketmek isterseniz 10-15 dk kaynatmanız yeterli. Eğer marmelat yapmak isterseniz iş biraz daha meşakkatli. Uç kısımlarını kesmek ve içindeki çekirdekleri ayırmak biraz vakit alıyor. Fakat ben şahsen kuşburnu marmelatını sonsuz seviyorum. Bulduğunuz yerde toplayın derim. Bitkinin üzerindeki tüm tomurcukları toplamamaya, her bir bitkiden onu üzmeyecek kadar tomurcuk almaya dikkat edin. Ki onlar da hayatlarına çoğalarak devam etsin.
Her şey devamlı bir dönüşüm halindeyken sonbaharda gökyüzü de farklı hallere bürünüyor. Güneşin ufka yakın geçirdiği süre arttıkça gün batımlarına ve gün doğumlarına şov yapmak için daha çok vakit kalıyor. Bilimsel deyişle, güneş ışığı daha kalın bir atmosfer tabakasında daha çok vakit geçirdiği için düşük dalga boylu renkler dağılırken, dalga boyu yüksek olan kırmızı ve turuncu renkler gözümüze ulaşmayı başarıyor. Kanvasa farklı bulut formasyonları da eklenince, epey lezzetli gökyüzü tablolarına denk gelebiliyoruz.
Hepimiz için gün batımlarını görebildiğimiz, gördüğümüzde fark edebildiğimiz bir sonbahar olsun!
Sağlıcakla,
Bengisu
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Bitkiler Eşrafından Dedikodular
Kimler çiçek açtı? Kimler tohuma kaçtı? Bu ay neleri ekmeli? Kimleri kimlerle dikmeli? Bitkiler dünyasından en güncel havadisler ve sezona uygun ekim-dikim önerileri her ayın ilk haftası e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR



