
Biatlon Dünya Kupası, 27 Kasım 2021 tarihinde İsveç’in Östersund kentindeki yarışlarla yeni sezona merhaba dedi. Üst üste iki ayağın koşulduğu Östersund’da son üç yılın şampiyonu Johannes Thingnes Boe beklentilerin altında kalırken, ev sahibi ülkeden Sebastian Samuelsson sürpriz bir şekilde 10 km sprint yarışlarının ikisinde de podyumun zirvesinde kendine yer buldu. Sekiz farklı ayağın daha koşulacağı sezonda genel klasmana ilişkin net bir yorumda bulunmak için henüz çok erken olduğunu söylemeliyiz.
1977 yılından bu yana düzenlenen Dünya Kupası’nda erkeklerde sadece iki kez madalyaya uzansa da İsveçli sporcular biatlon dünyasında saygın bir yere sahip. Burada en büyük övgüyü kuşkusuz Mikael Löfgren’e vermek gerekli. İsveçli biatlet genel klasmanda 1991-92 sezonunda ikinci, 1992-93 sezonunda da birinciliği kimseye kaptırmamış ve İsveç biatlon tarihine adını altın harflerle yazdırmıştı.
Olimpiyat tarihinde ise İsveç’in Dünya Kupası performansının tersine toplamda 12 madalya gibi etkileyici bir performansı var. Sebastian Samuelsson da 2018 yılında Pyeongchang’da düzenlenen Olimpiyalar’da kazandığı bir altın ve bir gümüş madalyayla 2022 Beijing’e gelirken İsveç’in erkeklerde en büyük madalya umudu konumunda bulunuyor.
Aslında Samuelsson’un hatırı sayılır bir rekabetin yaşandığı biatlon dünyasının en prestijli organizasyonu Biatlon Dünya Kupası’nda çok büyük başarıları yok. Dünya Kupası’nda genel klasmanında en iyi derecesi altıncılık olan İsveçli biatlet, Pokljuka’da düzenlenen tek yarışlık Biatlon Dünya Şampiyonası’nda ise geçtiğimiz sezonu iki gümüş iki de bronz madalyayla tamamlamıştı.
Bu dört madalyanın üçünü bayrak yarışlarında kazandığını, 2018 Pyeongchang’daki iki madalyasından birini de yine bayrak yarışında elde ettiğini vurgulamakta fayda var. Bu sonuçlara bakınca Samuelsson’un bireysel performansından ziyade çok iyi bir takım oyuncusu olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.
Sebastian Samuelsson aynı zamanda biatlon dünyasında açık sözlülüğüyle de tanınıyor. Rus biatlet Alexandr Loginov’un 2014 yılında doping gerekçesiyle aldığı cezanın dönüşünde Oberhof’taki yarışı kazanması üzerine Samuelsson, “Doping yaptıysanız çıkıp özür dilemelisiniz, özür dilemeyen bir sporcunun burada yeri olmamalı.” açıklamasıyla epeyce bir sure gündemi meşgul etmişti.
Yine bir Olimpiyat sezonuna çok iyi giriş yapan Sebastian Samuelsson, sprintte elde ettiği zaferlerle 2018 Pyeongchang Olimpiyatları’nda takip ve bayrak yarışlarında kazandığı madalyaların yanına bir yenisini ekleyebilecek kapasitede olduğunu gösterdi.
Pek tabii ki biatlonun her disiplini en ufak hatayı kabul etmeyen, sürprize çok açık ve özellikle Norveçli favori sporcuların olduğu bir spor dalı. Kimin Olimpiyat şampiyonu olacağını kestirmek kolay değil ama sezona formda giren ve gününde bir Sebastian Samuelsson’un hiç de yabana atılacak bir isim olmadığı da bir gerçek.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş


