
Hazırlayan: Emel Seyhan
Ankara Muhabir-i Mahsusamızın Telgrafı
1 Eylül 1921 İkdam
Ankara 28 Ağustos- Düşmanın altı günden beri mühim kuvvetlerle tekrar eden taarruzları, ihata teşebbüsleri, yarma harekâtı bütün cephede büyük telefat ile reddedildi ve akim bırakıldı. Meydan muharebesinin birinci safhası lehimize neticelenmiştir. Düşman vahşiyane bir inat ile askerlerini merhametsizce sarf ediyor. Mamafih taarruzlarının şiddeti anbean azalmaktadır.
Yakup Kadri
Kafkas Gönüllüleri Ankara’ya Vasıl Oldular
3 Eylül 1921 İLERİ
Dün suret-i mahsusada Anadolu’dan aldığımız malumata nazaran evvelce Asi Yozgat’a dahil olduklarını yazdığımız Nuri Paşa’nın Kafkas gönüllü kıtaatı kamilen Ankara’ya muvasalat etmiş ve bu günlerde hatt-ı harbe iştirak etmek üzere bulunmuştur. Kıtaat-ı mevrudenin (gelen kıtaatın) yekunu dört fırkaya baliğ olmakta ve müstakil olarak topçu endaht alaylarını ihtiva etmektedir ki bu alaylar milli ordunun en güzide topçu teşkilatından ma’dûddur (sayılır.)
Yunanlılar Ankara’yı Zapt Ettiklerini Bile İlan Eylemişler
13 Eylül 1921 İkdam
Yalancının mumu yatsıya kadar yanar derler. Ne kadar doğrudur. Yunanlılar bir aydan beri yaptıkları taarruzlarda yalanın her türlüsünü çar-aktar aleme (her yöne) yaydılar. Nihayet bu yalanlar o dereceye geldi ki bu tarihten dört beş gün evvel alem artık Papulas’ın Ankara’ya girmiş olmasını lazım görüyordu. Çükü bir aydan beri günde yirmi beş kilometre yürüyorlar, binlerce esir alıyor, karşılarındaki ordu 50 bin kişi iken yarıya iniyordu. Bu halde şimdiye kadar Yunanlıların beş gün evvel Ankara’ya dahil olmaları istib’âd edilir mi idi?
Düşman bu yalanı da söyledi. Avrupa gazeteleri bir gün bu yalan haberle intişar ettiler:
“Ankara Yunanlılar tarafından işgal olunmuştur. Fakat 9 Eylül tarihli Havas Ajansı’nın telgrafı bir gün sonra Avrupa gazetelerinde bu yalan haberi şu suretle tekzip etmiştir: ‘Yunanlıların Ankara’ya girdikleri haberi doğru değildir.’ Bilakis Yunan ordusu on gün içinde Sakarya’dan ancak 7 kilometre ilerleyebilmiş iken mukabil Türk taarruzlarıyla tevakkufa mecbur kalmıştır. Yunan zayiatının 70 bine baliğ olduğu haber veriliyor.”
Anadolu'ya Yardım
13 Eylül 1921 İkdam
Anadolu’da mecruh gazilerimiz ile felaketzede muhacirlerimize kışlık çamaşır tedariki için uğraşan komisyon faaliyetine devam etmektedir. Ayrıca İstanbul’un muhtelif mahallelerinde küçük küçük teşekkül eden komisyonlar da kendi muhitleri dahilinde topladıkları bu eşyayı Hilal-i Ahmer’e tevdi etmektedirler. Hilal-i Ahmer bunları kabul ettiği gibi mukabili olan meblağı nakit olarak da almaktadır.
12 Eylül Tarihli Tebliğ-i Resmi
15 Eylül 1921 İLERİ
Ankara 12 Eylül- Birkaç günden beri devam eden mukabil taarruzlarımızla Sakarya mıntıkasındaki düşman ordusu, binlerce maktul verdirilerek tamamıyla mağlup edilmiş ve tayyarelerimizin dahi iştirakiyle her taraftan icra edilen takip neticesinde muharebe meydanında ricat yolları üzerinde birçok silah, eşya, malzeme-i harbiye ve otomobiller terk edilerek ve hatta yaralılarını taşımaya fırsat bulamayarak perişan surette çekilmeye başlamıştır. Yalnız bu ricatı himaye için Beylik Köprü ve şarkında terk ettiği takriben iki fırkalık bir kuvvet bugün dahi mevziini muhafaza etmek istemiş ise de kıtaatımızın şedit taarruzlarıyla bu düşman kuvvetleri de tabiaten kuvvetli olan bu mevakiden münhezimen tard edilmiş ve bu suretle 23 Ağustos 337 den beri bilâ fasıla yirmi bir gün devam eden Sakarya Meydan Muharebesi ordumuzun tam bir zaferiyle nihayet bulmuştur.
Bir Yunan Zabiti Harbin Dehşetini Tasvir Ediyor
16 Eylül 1921 İLERİ
Yalnız bir gece içinde en şedid bir mahiyette on beş hücum vuku bulmuştur. Bu cihetten ateş ve demir yağmakta devam ediyordu.
Bu hikâyeyi nakleden zabit diyor ki: Nasıl kurtulabildiğimize hayret ediyorum. 1912 senesinden beri muharebelerde bulunuyorum. Böyle göğüs göğüse bir mücadele manzarasını hiçbir zaman görmedim. Üç defa mecruh oldum. Fakat bu gecenin hayali benim için unutulamayacaktır. Ertesi gün kuva-yı muavinenin vürudu üzerine düşmanın taarruzuna mukabil bir taarruzla mukabele ettik. Göğüs göğüse hatta bilâ mübalağa diş dişe çarpıştık. Zulmet-i leyl toplardan çıkan ziyalarla parçalanıyordu. Mitralyöz kurşunları her tarafa ölüm yağdırıyor ve bombalar yağmur gibi düşüyordu.
Haliç Dolmak Üzere
16 Eylül 1921 İLERİ
Dün Şehremaneti Haliç Vapurları Müdürü ile Elektrik Şirketi Müdürü Şehremini Celal Bey’in nezdinde içtima etmişler ve Haliç’in tathiri (temizlenmesi) meselesini müzakere eylemişlerdir. Bu halde iki sene sonra kayıkla dahi seyrüsefer icrası kabil olamayacağından tathirin biran evvel icrası takarrür etmiştir.
Harpten evvel Bahriye Nezaretinin ve şirketin ellerinde mevcut bulunan tarama dubalarıyla bu mahzur bertaraf ediliyordu. Fakat Bahriye’nin tarama dubası harp esnasında gark olmuş ve şirketin ki ise bazı alat-ı lazımesinin noksanlığı hasebiyle istifade edilememekte bulunmuştur. Bundan dolayı hiç olmasa iki ay zarfında tahtelbahir bir yol açılmak suretiyle vapurların çamura gömülmek tehlikesi bertaraf edilecektir.
İstanbul Civarında
16 Eylül 1921 İkdam
Şehir içinde fabrika inşasını men için ittihaz edilen mukarrerat:
Boğaziçi’nin ciyadet (bulunmaz) havasını muhafaza etmek için fabrika inşasını menetmek üzere Dahiliye Nezareti Umur-ı Mahalliye-i Vilayat Müdürü Hüseyin Hüsnü Bey’in riyasetinde Sanayi Umum Müdürü Fuat, Erkan-ı Harbiye-i Umumiye Dairesine memur Kaymakam Mahmut, Sıhhiye Müdüriyet-i Umumiyesinden Doktor Vasfi, Şehremaneti Makine Sanayi Şubesi Müdürü Mustafa ve Haluk Beylerden teşekkül edilen komisyon dün Dahiliye Nezaretinde içtima ederek müzakerata devam etmiştir. Komisyon azasından bir zata mülaki olan muhabirimiz netice-i müzakerat ve mukarrerat hakkında bervech-i âti malumat almıştır:
1-Boğaziçi ve Adaların meskun sahilinde yeniden müessesat-ı sanayi tesisinin külliyen men’i.
2- Sahil-i mezkureden 300 metre dahilinde küçük müessesat-ı sanayinin bazı kuyud ile tecviz-i inşası.
3- İstanbul belediye hududu dahilinde vücuda getirilecek fabrikaların da şerait-i tesisiyelerinin nizamname-i mahsus ile tayin ve tensiki hususatına dair bir kararname kaleme alınmıştır.
Mustafa Kemal Paşa’nın Millete Beyannamesi
17 Eylül 1921 İkdam
Mukaddes topraklarımızı çiğneyerek Ankara’ya girmek ve istiklal-i memleketin fedakâr muhafızı olan ordumuzu imha etmek isteyen Yunan ordusu yirmi bir gün devam eden pek kanlı harpten sonra avn-i hakla (Allah yardımıyla) mağlup edilmiştir. Ordumuzun mukabil taarruz geçmesi üzerine yüz geri etmek suretiyle kahraman Türk askerlerinin süngülerinden kurtulmak isteyen düşman ordusuna esna-yı ricatın da aman verilmemiş ve mühim kuvvetleri Sakarya şarkında imha olunmuştur.
Sakarya’dan geçerek şaşkın ve gayrı muntazam garba teveccüh eden kısımlarının dahi arkasını bırakmayarak masum Türk milletinin hayat ve istiklaline canavarca tecavüz edenlere layık olan cezayı vermek için ordumuz sönmez bir aşk ve celadetle vazifesini ifaya devam ediyor.
İstanbul’daki o zamanki Türk Hükümetini deviren, Türk milletinin en mukaddes menafiini ayaklar altına alan vatan muhabbetinden mahrum bir takım ricalin caniyane müsamahasından bilistifade İzmir’e çıkan düşman bundan evvel dahi İnönü’nde, Dumlupınar’da mükerreren Türk azim ve imanı karşısında makhur (kahrolmuş) ve mağlup edilmişti. Ancak bu derslerden ibret almayan ve hiçbir hakka istinat etmeyerek mübarek vatanımıza tecavüz etmekte ısrar eden Yunanlılar bu defa Kral Konstantin’in saltanat hırsı için memleketlerinin bütün menabiini açtılar ve para, asker ve malzeme hususunda hiçbir fedakarlıktan çekinmeyerek aylarca hazırlandılar. Ayrıca şarktaki menafi-i siyasiyelerini muhafaza etmek için masum kanların dökülmesini arzu eden bazı ecnebi dostlarının hafi muavenetlerine ve teşviklerine istinat ettiler. Bu suretle vücuda getirdikleri muntazam ve mücehhez büyük bir ordu ile bir perva Anadolu içerilerine saldırdılar. Düşünmediler ki, Türklerin vatan sevgisiyle dolu olan göğüsleri kendilerinin mel’ûn ihtiraslarına karşı daima demirden bir duvar gibi yükselecektir. Filvaki milletimiz düşmanın hazırlıklarına mukabele için hiçbir fedakarlıktan çekinmedi. Ordumuzu takviye için para, insan, silah, hayvan, araba velhasıl her ne lazımsa kemal-i hahişle (istekle) ibzal etti. Avrupa’nın en mükemmel vesaitiyle mücehhez olan Konstantin ordusu ordumuzun techizat itibariyle de geri kalmaması ve hatta ona tefevvuk edebilmesi (üste çıkabilmesi) gibi inanılmaz mucizeyi Anadolu halkının fedakarlığına medyunuz. Maksad-ı milli uğrunda efrad-ı milletin menafi-i hususiyetlerini istihkar emrinde gösterdikleri harikalar ahfâd ve insalimizin ilelebet sermaye-i mefhareti olacaktır. Bu umumi gayretler sayesindedir ki ordumuz hiçbir dakika tereddüt etmeyerek yüksek bir kuvve-i maneviye ile düşman üzerine atıldı. Canımızı namusumuzu almak üzere Haymana ovalarına gelen düşman efradının esir düştükleri zaman alicenap askerlerimizden ilk nida-yı istirham olarak bir parça ekmek istemeleri manzarası mağrur düşmanlarımızın akıbetini gösteren manidar bir levhadır. Bu derece azim bir fedakârlık hissi ile topraklarını müdafaa eden milletimiz ne kadar iftihar etse hakkıdır.
İstiklal mücahidemizde inayet-i samedanisini Türk milletinden esirgemeyen cenab-ı hakka hamdüsena etmeyi asla unutmayalım. Bizler esasen meşru olan davamızda inayet-i ilahiyeden hiçbir zaman ümidimizi kesmedik, hiç kimsenin hakkına tecavüz etmek istemediğimiz gibi diğerleri tarafından da hakk-ı hayat ve istiklalimize riayet olunmasından başka bir davamız yoktur. Hudut-ı milliyemiz dahilinde müdahale-i ecnebiyeden azade olarak her medeni millet gibi hür yaşamaktan başka bir gayesi olmayan Türk milletinin hakk-ı meşruu nihayet alem-i insaniyet ve medeniyet tarafından teslim olunacaktır. Ancak silahlarımızı maksadımız tamamen istihsal olunduktan sonra bırakacağımızdan pek yakın olan bu mesut ana kadar kemafi’s- sabık bütün efradı milletin azami gayret ve fedakârlık göstermesine intizar eylerim. Cenab-ı Hak tevfikat-ı samedanisini idame buyursun, amin.
14 Eylül 1937 Türkiye Büyük Millet Meclisi Reisi Başkumandan Mustafa Kemal
Mağlup Düşmanı Kamilen İmha Etmek İçin Umumi Seferberlik
17 Eylül 1921 İkdam
Ankara 15 Eylül- Başkumandan Mustafa Kemal Paşa Hazretleri âtideki emirnameyi tamim buyurmuşlardır: 14-15 Eylül gece yarısından itibaren bütün Anadolu’da umumi seferberlik ilan edilmiştir. Mağlup düşmanı Anadolu içerisinde en son neferine varıncaya kadar imha için ilan edilen seferberlikte istihdaf edilen gayeye vasıl oluncaya kadar lüzum hasıl oldukça silah altında bulunan sınıflardan maada esnan erbabı taht-ı silaha celp olunacaktır. Taht-ı silaha celp edilecek sınıfları Müdafaa-i Milliye Vekaleti tayin ve icap eden makamata tebliğ eyleyecektir. Bilumum vekaletlere ordu ve müstakil ordu mıntıka kumandanlıklarına tebliğ edilmiştir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Reisi Başkumandan Mustafa Kemal
Anadolu Haberleri
20 Eylül 1921 İkdam
Azerbaycan ile Ankara Arasında
Ankara ile Azerbaycan hükümetleri arasında akt olunan bir itilâf mucibince, Azerbaycan Hükümeti Türk ordusuna muhtaç olduğu petrol, benzin ve saireyi temin edecektir. İşbu mevat Türk hududunda teslim olunacaktır.
Bilmukabele Ankara Azerbaycan’a bazı menafi-i iktisadiye temin eyleyecektir.
Rusya’dan Mühimmat Geliyor
Son hafta zarfında Rusya’dan Bahr-i Siyah’taki Türk limanlarına çok miktarda mühimmat gelmiştir. İşbu mühimmat dahile sevk olunmuştur.
Hububat ve Kömür Gidiyor
Son iki hafta zarfında Anadolu’dan Bolşevik Rusya’ya 18 000 ton hububat ile 12 000 ton kömür gönderilmiştir.
Gelinin Fedakarlığı
21 Eylül 1921 İkdam
Kastamonulu Ziya Efendi’nin kerimesi Hatice Hanım’ın bize iltihak eden Cezayirli bir Müslüman ile izdivacı takarrür eder ve düğün hazırlığına başlanır, babası ancak bin kuruşluk bir memur olan bu fakir aile kızının mürüvveti için ne yapar ne eder güzel bir gelin elbisesi alır.
Tam düğün günü Hatice Hanım arkasına basma bir entari geçirir ve hayatının yegâne zevkini teşkil eden gelin elbisesini Hilal-i Ahmer’e terk ettiğini söyler. Bütün nasihatlar, ısrarlar para etmez en nihayet pazara gönderilir ve otuz liraya satılır. Bu gelinlik elbisesinin bedelinin yarısı yine Hatice Hanım’a terk edilmek istenirse de kabul etmez ve olduğu gibi Hilal-i Ahmer’e teberru eder.
Hatice Hanım şüphesiz ki bu harbin en büyük kahramanları arasına girecek bir kadındır.
(Hakimiyet-i Milliye)
İzmir ve Trakya'nın Sahiplerine İadesi
22 Eylül 1921 İkdam
İsviçre’nin Cenevre şehrinde Cemiyet-i Akvama kabul olunmayan akvam murahhaslarından mürekkep olarak teşekkül eden Hukuk-ı Akvam Cemiyeti’nin akdettiği son içtimada azadan birinin talebi üzerine Türk-Yunan meselesi mevzubahis olmuş; Yunanlıların İzmir ve Trakya’daki Türk topraklarına tasallutu hakkındaki mebahisattan sonra Türk topraklarının tahlisi esbabının teminine çalışılması talep edilmiştir.
Bu teklif üzerine içtimada hazır bulunan Yunan mümessilleri aleyhlerindeki bu teklife itiraz ederek ırken ve tarihen gerek Trakya’nın ve gerek İzmir’in Yunanistan’a aidiyetini ileri sürmüşlerdir.
Diğer aza dehşetli gürültülerle Yunan mümessilinin sözünü keserek İzmir ve Trakya’da ekseriyetin Türklerde bulunduğunu ve bunun en aşikar ve canlı delili de Londra Sulh Konferansı tarafından mevzubahis topraklar üzerinde âra-yı umumiye müracaat edilmesi hakkında ittihaz edilen kararın Türkler tarafından derhal kabul edilmesine mukabil Yunanlılar tarafından reddedilmesi keyfiyeti olduğunu beyan etmişlerdir.
Ba’dehû mecliste hazır bulunan İsviçre Salib-i Ahmer Reisi söz alarak Yunanlıların Anadolu ve Rumeli’ndeki Türk arazisinde ika eyledikleri mezalimi şiddetli bir lisanla tenkit etmiştir. Ve heyetten bu gözleri karartan fecayie nihayet verdirilmesi ve Yunan’ın bu fecayiden mesul edilmesi için Sulh Konferansı’na müracaat olunmasını teklif etmiştir. Teklif üzerine cemiyet tarafından büyük bir ekseriyetle hususat-ı âtiyenin temini zımnında Sulh Meclis-i Alisine müracaat edilmesi taht-ı karara alınmıştır:
1- İzmir ve Trakya’nın Yunanlılar tarafından tahliye edilerek Türklere iade ettirilmesi.
2- Garbi Trakya için âra-yı umumiyeye müracaat edilmesi.
Ankara’dan Tavassut Haberlerinin Tekzibi
23 Eylül 1921 İkdam
Roma 21- Ankara’nın Roma ve Paris hükümetleri nezdinde Türklerle Yunanlılar arasında bir itilâfın serian akdi hususunda bir tavassut icrası için teşebbüsatta bulunduğuna dair haberler salahiyettar menabiden tekzip edilmektedir.
Mustafa Kemal Paşa Hazretlerine Gazilik Unvanı ve Müşirlik Rütbesi Tevcihi
26 Eylül 1921 İkdam
Ankara 22 Eylül Anadolu Ajansı - Büyük Millet Meclisi tarafından Başkumandan Mustafa Kemal Paşa Hazretlerine gazi unvanıyla müşir rütbesi tevcihi münasebetiyle ve Erkan-ı Harbiye-i Umumiye Reisi Fevzi, Garp Cephesi Kumandanı İsmet Paşalar tarafından âtideki tebrik telgrafları keşide edilmiştir. Başkumandan Müşir, Gazi Mustafa Kemal Paşa hazretlerine:
Büyük Millet Meclisi‘nin uhde-i devletlerine müşir rütbesiyle gazilik unvanını tevcih buyrulduğunu memnuniyetle haber aldım. Milleti yükseltmek ve onu istiklaline kavuşturmak hususundaki mesai-i vatanperveranelerinin büyük milletimiz nezdinde bu suretle takdirini muazzam mücahedenizde temadi-i muvaffakiyetine beraat-i istihlal addediyorum. Tebrikatımın lütfen kabulünü zat-i Samilerinden rica ederim.
Erkan-ı Harbiye-i Umumiye Reisi Birinci Ferik
Fevzi
Türkiye Büyük Millet Reisi, Başkumandan, Gazi Mustafa Kemal Paşa hazretlerine:
Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından zat-ı riyaset penahilerine müşir rütbesi ve gazi unvanı tevcihini milletimiz tarafından doğrudan doğruya orduya müteveccih bir eser-i taltif ve takdir addediyoruz. Ve bu sebeple cidden müftehir ve mübahiyiz. Bizim mukaddes davamızın dahil ve hariçte timsal-i zaferi olan zat-ı riyaset penahilerinin Türk ordularının Başkumandanlığını deruhte buyurmaları muzafferiyet için nasıl bir amil-i müessir oldu ise gazi unvan -ı iftiharında da son düşman neferini imha için orduda yeni bir şevk ve hamaset husule getireceğini arz ve temin eylerim.
Garp Cephesi Kumandanı İsmet
Moskova Muahedesinin Kars’ta Teatisi Merasimi
28 Eylül 1921 İLERİ
Ankara 22- Anadolu Ajansı. Kars’tan iş’ar olunduğuna göre Türkiye Büyük Millet Meclisi ile Rusya Sovyet Hükümeti arasında akd olunan Moskova Muahedenamesinin teatisi merasimi bu gün öğleden sonra saat dörtte kıtaat ve ahalinin iştirakiyle fevkalade mutantan bir surette icra edildi. Merasim salonunda Kars yerli ahali ve memurini ile ümera ve zabitan Rus Sovyet Hükümeti’nin vilayat-ı şarkiye Baş Şehbenderi ve arkadaşlarından mürekkep bir heyet, askeri idadisi talebesinden yirmi kişilik bir müfreze, Kars’taki kıtaat-ı silahendazlarından birer nefer hazır bulunmuşlardır. Kars kalesinden atılan toplarla merasim tesid edildi. Çay ziyafeti esnasında mektep talebesi tarafından Rus heyeti reisine hediye edilen bir bayrağın resm-i takdimi gerek mumaileyhi ve gerek davetlileri pek ziyade mütehassis etti. Yekdiğerine mülasık (bitişik) bir Türk ve bir Rus bayrağı üzerinde Rus bayrağına Türkçe, Türk bayrağına Rusça olarak Moskova Muahedesinin Kars’ta teatisi hatırasını tesbit eden cümleler yazılmıştı. Türk ve Rus heyetleri reisleri tarafından müteakiben nutuklar irad edilmiş ve merasim fevkalade samimi olmuştur.
Tramvay Amelesinin Dünkü Grevi
30 Eylül 1921 İkdam
Dün tramvay vatmanları nezdlerine şirketin çırak olarak terfik ettiği adamları yanlarına almak istememişler ve tramvayları tevkif ederek işlemekten imtina etmişlerdir. Fakat polislerin müdahalesi ile vatmanların tatiline mani olunmuşsa da bilahare amele murahhasları elektrik cereyanını da kat’ ettiklerinden dün tramvaylar on ikiden sonra seyr ü sefer edememişlerdir.
Tramvay şirketi komiseri Nafia ve Dahiliye nezaretlerine müracaat ederek müsebbiplerin tecziyesini talep etmiştir. Polis Müdüriyeti’ne verilen kati emir üzerine elektrik cereyanını kesenler ile arabasını terk eden vatmanlar tecziye edilmek üzere taharri edilmiştir. Bilahare amelenin bir kısmı cebren işinin başına gelmiş ve tramvaylar işlemeye başlamıştır. Dünkü tatil-i eşgali amele haklarına vuku bulan bir tecavüze karşı yapılmış bir protesto mahiyetinde göstermiş ve Beşiktaş merkezinden kendi arzuları ile işlemek isteyen on bir vatmanın bu hareketine fiilen müdahalede bulunmamışlar ve bu on bir vatman tramvaylarını işletmişlerdir. Ameleden bir kısmı bu gün de greve devam niyetindedirler. Türkiye Sosyalist Fırkası yeni vatmanların evvelce çıkarılan yirmi kişinin yerine alınmasına muhalefet ederek bu yirmi kişi işlerine iade edilmediği takdirde grev ilan edeceklerini ve bunun umumi olacağını beyan eylemekte idi.
Amelenin evvelce metalibi hakkında Avrupa’daki şirket direktöründen vaki istifsara cevap gelmiştir. Buna binaen Umum Kuva-yı İşgaliye Başkumandanlığı’ndan Türkiye Sosyalist Fırkası’na yazılan bir tezkerede kumpanya ile müzakereye tekrar başlanılması bildirilmiştir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Toplumsal Tarih Dergisi'nin 333. sayısından Menderes, Zorlu ve Polatkan idamlarında anlatıların karşılaştırmalı incelemesi ve Osmanlı Basınında Yüz Yıl Önce serisinde Eylül 1921.
20 Oca 2023

YAZARLAR

Toplumsal Tarih
Tarih Vakfı'nın ülkemiz insanlarının tarihe bakışlarına yeni bir içerik, zenginlik kazandırmayı ve tarihi mirasın korunmasını köklü bir duyarlılıkla, geniş toplum kesimlerinin katılımıyla gerçekleştirmeyi amaçlayan dergisi Toplumsal Tarih'ten özel seçkiler her cuma 11.00'de Aposto'da.
İLGİLİ OKUMALAR


