Özel Hastaneler ve ‘’Kâr Hırsı’’

Özel hastanelerin denetleniyor gibi görünüp aslında denetlenmediği ve hatta olabildiğince kaynakların buraya aktarıldığı bir sistemdir. Denetleniyor gibi görünmesi, insanların doğru tercih yapmasını da oldukça engellemekte ve bizi özelleştirmenin en kötü formuyla karşı karşıya bırakmaktadır. Ortaya çıkan sonuç bu yönüyle özelleştirmelere karşı liberallerin de daha kuşkulu bir gözle bakması gerektiğine de işaret etmektedir.
Özel Hastaneler ve ‘’Kâr Hırsı’’

Türkiye kamuoyunu sarsan ‘’Yenidoğan çetesi’’ olayıyla birlikte, özel hastanelerin kapatılması ve sağlıkta piyasalaşma eleştirisi gündemde önemli bir yer işgal etmekte. Kapatma taraftarları ve özelleştirme karşıtları, sağlık gibi son derece önemli ve hassas bir konunun piyasa koşullarına bırakılmaması gerektiğini, kâr hırsının özel hastaneleri insanların sağlığıyla oynamaya yönelttiğini ileri sürerek, Yenidoğan çetesini örnek gösterip özel hastanelerin kamulaştırılmasını talep etmektedirler. Ancak olayın korkunç boyutu, sağlıklı bir tartışma yapmayı zorlaştırmaktadır; özel hastanelerin kapatılması ve çözümleri bu yönde aramak oldukça sorunlu bir yaklaşımı yansıtmaktadır.

Özel hastanelerin kapatılması tartışmasından kısa bir süre önce, sosyal medya uygulaması Discord’a erişim engeli getirilmişti. Discord’a erişim engeli, uygulamayı kötü amaçlı kullananlara yönelik alınan bir önlem olarak gerekçelendirildi ve böylece bu uygulamadan faydalanan birçok kişi mağdur edildi. Türkiye’de sorunlar sıklıkla bu şekilde, olumsuzluklara odaklanarak tüm herkesi cezalandırma yöntemiyle sözümona çözülmeye çalışılmakta. Özel hastanelerin kapatılması veya kamulaştırılması talebi de bu yaklaşımın bir başka örneği. Özel hastaneler sayesinde birçok insan, kendileri için son derece önemli olan zamanlarını daha az sağlık sorunu için harcamakta ve daha uygun zamanda hizmetlerden faydalanabilmektedir. Buralarda tedaviler daha kişiye özgü olabilmekte, daha yüksek kalitede hizmet alınabilmekte ve insanlar doktorlarını seçebilmektedir. Kullanılan en son teknolojiler sayesinde birçok hastalığa daha doğru ve hızlı çözümler üretilmektedir. Tüm bunlar, daha yüksek ücret ödenmesine rağmen özel hastanelerin tercih edilmesine neden olmaktadır. Özel hastaneler bu denli tercih edilirken, aslında tercih edilmeyen kamu hastaneleri kamuda verilen sağlık hizmetlerinin ne kadar sorunlu olduğuna dair güçlü sinyaller vermektedir.

Özel hastanelerin yukarıda saydığım avantajlarının altında yatan faktörlerin başında ise (yüksek ölçüde) kâr amacı güdülmesi gelmektedir. Tıpkı ilaç firmalarının toplumsal faydayı öncelemektense kâr elde etme motivasyonuyla birçok tedavi için ilaç geliştirmesi gibi, burada da kâr motivasyonu toplumsal fayda sağlamakta. Ancak kâr amacının ‘’kâr hırsı’’na dönüşmesinin, Yenidoğan çetesi örneğinde olduğu gibi, bizi götürebileceği son derece riskli bir durum da var. Kâr motifi sayesinde özel hastanelerden faydalanılabilirken, bu istek hırs boyutuna ulaştığında insanların hayatlarını tehlikeye atabilmektedir. Bu da açıkça gösteriyor ki, kâr hırsının bir denetime tabi tutularak kontrol edilmesi gerekmektedir. Sanırım sorunun çözümünde en zorlayıcı kısım da bu denetim sorunudur.

Özel sağlık kuruluşları denetimden geçmeyen kuruluşlar değildir. Ancak, denetimlerin oldukça göstermelik olduğu da açıktır. Denetleyici kuruluş kâr hırsının en kötü şekilde ortaya çıkmasını engelleyecek bir anlayışla denetim yapmadığı için, bu denetimlerden anlamlı bir sonuç beklemek de anlamsızlaşmaktadır. Dolayısıyla burada sistemsel bir sorun olduğu ortadadır. Denetleyenle denetlenen ortak çıkar doğrultusunda hareket etmektedir. Sistemdeki bu problem çözülmeden, sorunu gidermek oldukça zor. Zira sorun tamamen çözülemez; çünkü asimetrik bilgiden ve doktorun takdirinden kaynaklanan belli miktarda sorun her zaman olacaktır. İktidar ile özel sağlık kuruluşları arasındaki ortaklık ortadan kaldırılmadıkça köklü bir sistemsel çözüm üretilemez. Bu ortaklık sonlandığında ise özel hastanelerin yarattığı sorunlar azaltılabilir.

Bu kısmî çözümlerden biri kamu denetiminin ve özel denetimin güçlendirilmesidir. Sağlık sektöründe hızla artan ancak doğru modellenmiş yapay zekâ kullanımı ile birçok anormal durumu tespit etmek oldukça kolaydır. Örneğin, yoğun bakımdaki bebek sayısındaki anormal artışlar yapay zeka ile, hatta ona bile gerek kalmadan kolayca tespit edilebilir. Bunun yanında, hastanelerin daha şeffaf hale gelmesi ve tedavi kalitesi raporlaması, özel hastane ve doktor tercihinde sağlık sorunu yaşayanların etkin tercih yapmasına katkı sağlayacaktır. Türkiye’de hastanelerin zincir haline gelerek rekabetten uzaklaşmasına karşı, rekabeti destekleyici ve teşvik edici adımların atılması da riskin dağıtılmasına, doğru fiyatlama ve daha kaliteli hizmete ulaşılmasına katkıda bulunacaktır. Ancak tüm bu önlemler iktidar ile özel hastaneler arasında çıkar işbirliğinin olmadığı bir ortamda sorunun çözümüne katkıda bulunabilir. Şu anki durum, özel hastanelerin denetleniyor gibi görünüp aslında denetlenmediği ve hatta olabildiğince kaynakların buraya aktarıldığı bir sistemdir. Denetleniyor gibi görünmesi, insanların doğru tercih yapmasını da oldukça engellemekte ve bizi özelleştirmenin en kötü formuyla karşı karşıya bırakmaktadır. Ortaya çıkan sonuç bu yönüyle özelleştirmelere karşı liberallerin de daha kuşkulu bir gözle bakması gerektiğine de işaret etmektedir.

* Dr. Caner Gerek



1 Venedik Komisyonu, “Türk Ceza Kanununun 216, 299, 301 ve 314 Maddelerine İlişkin Görüş” 11-12 Mart 2016, İngilizce metne şuradan erişilebilir: https://www.venice.coe.int/webforms/documents/?pdf=CDL-AD(2016)002-e#

2İfade ve Basın Özgürlüğü, İnsan Hakları Savunucuları ve Sivil Topluma ilişkin son Memorandum için bkz: https://rm.coe.int/memorandum-on-freedom-of-expression-and-of-the-media-human-rights-defe/1680aebf3d

3Ömür Çağdaş Ersoy/Türkiye, no. 19165/19, 15.06.2021

4 Işıkırık/Türkiye, no. 41226/09, 14.11.2017

5 İmret/Türkiye (No. 2), no. 57316/10, 10.07.2018

6 Vedat Şorli/Türkiye, no. 42048/19, 19.10.2021

7 Altuğ Taner Akçam/Türkiye, no. 27520/07, 25.10.2011

8 Selahattin Demirtaş/Türkiye (No. 2), [BD], no. 14305/17, 22.12.2020

9 Yüksek/Türkiye, no. 4/18, 22.10.2024, https://hudoc.echr.coe.int/eng?i=001-237430

10https://www.aa.com.tr/tr/dunya/bati-basta-olmak-uzere-cok-sayida-ulkede-etki-ajanligiyla-mucadele-yasal-zemine-sahip/3234991

11 https://www.venice.coe.int/webforms/documents/default.aspx?pdffile=CDL-PI(2024)013-e

12https://www.venice.coe.int/webforms/documents/default.aspx?pdffile=CDL-PI(2024)013-e

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

YAZARLAR

Özgürlük Gündemi

Özgürlük Araştırmaları Derneği'nin hazırladığı Özgürlük Gündemi, Türkiye’nin hukuk devleti, ekonomi, siyaset ve sivil toplum gündemine ilişkin vakıaların değerlendirildiği, iki haftada bir pazartesi günü yayımlanıyor.

İLGİLİ OKUMALAR