Özlem ile müzik kariyeri ve Tamino sevgisi üzerine

Yeni teklisi dijital platformlarda yerini alan Eksildi Parçalarım ile Özlem Akpınar Yiğit karşınızda.
Özlem ile müzik kariyeri ve Tamino sevgisi üzerine

Depreme ithaf edilmiş gibi ve fakat depremden önce yazdığı yeni teklisi dijital platformlarda yerini alan Eksildi Parçalarım ile Özlem Akpınar Yiğit karşınızda. En yakın dostum ile röportaj keyfini bana yaşatan Avaz Avaz Dergi’me ve okurlarına teşekkürler. Keyifli okumalar.

Bize biraz kendinden ve müzik hayatına nasıl başladığından bahseder misin?

Almanya’da doğdum ancak çocukluğum ve gençliğim Hatay/İskenderun’da geçti. Küçük şehrin olanakları düşünülüdüğünde genellikle kendi odasında müzik dinleyen, çokça hayal kuran bir gençtim. Babamdan bir gitar almasını çok istedim. Bir gün sürpriz bir şekilde o gitar bana geldi ve aklımdakileri reele dökme fırsatını bu şekilde yakalamış oldum. Müzik ile ilgili her şey odamda kendi başımayken yaşadığım duygular, hayallerimle içimde oluşan duyguların karması halinde ortaya çıkmaya başladı. Günlük tutan biriydim. Kısa hikayeler yazıyordum. Hikaye anlatmak serüvenimi şarkı yazarak sürdürdüm. Aslında böyle başladı.

Seni müziğe bağlayan şey ne oldu? Yaşadığın bir an mı yoksa bir sürecin ardından mı oldu?

Süreç. Çünkü ben içime kapanık bir tiptim ve kurduğum dünyada çok mutluydum. Müzik benim kurtarıcım ve hayatla bağlantı yolumdu. Çoğu genç gibi kendimi ifade etmekte güçlük çektiğim süreçler vardı ve ben konuşmamayı seçtim, sadece şarkı söyledim. Renksiz böyle ortaya çıktı.

Neden Renksiz?

Çünkü içimdeki rengi sadece kendimin gördüğünü düşünüyordum. Su gibi renksizdim, çünkü su değdiği tüm renkleri yansıtırdı ve ben tüm renkler olmak istiyordum. Ergenliğin verdiği bir histi bu. Büyüdükçe değişsem de, Renksiz ismi baki kaldı. Odasında tek başına şarkı söyleyen kıza saygıyla… (Bu söyleşiyi birbirimizin yüzüne bakarak yaptık ve o tek başına şarkı söyleyen kıza birlikte göz yaşı döktük. Bunun aslında o küçük kız için ne kadar büyük bir mücadele alanı olduğunu o kadar iyi biliyoruz ki. Bu nedenle yalnızca kız çocuğu olmaktan ötürü veya yalnızca kadın olmaktan ötürü önümüze konulan bariyerlere inat etmenin ne muazzam bir şey olduğunu yeniden hatırladık)

Tarzını sorsam ne dersin? Müziğinden etkilendiğin isimler kimler?

Melankolik, deneysel, zaman zaman etnik ve elektronik ögeleri kullanmayı seviyorum.

Müziğinden etkilendiğim isimler; Steven Wilson, Dead Can Dance, Tamino, Empyrium, Katatonia, Imogen Heap, Funeral, Tenhi, Eleni Karaindrou, Ashram, Sigur Ros (daha çok var ama özet yapmak zorunda olduğumuz için kısa kesiyoruz)

İlklerinden bahsedelim: İlk şarkın, ilk sahnen, dijital ortamda ilk yayının.

İlk şarkım: İlkokulda yazmıştım. Muhtemelen bir çocuk şarkısıydı ama inanın hatırlamıyorum.

İlk sahnem: Profesyonel anlamda ilk sahnem üniversite şenliklerinde arkadaşlarla kurduğumuz bir grupla olan sahnemdi.

Dijital ortamda ilk yayınım: 2004 yılında MySpace’de Yenilensin

Daha önce birçok farklı grupla müzik yaptığını biliyorum, biraz bahseder misin?

Scarlett: Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nde okudum ve Scarlett isimli bir cover grubumuz vardı. Let It Flow: Sonrasında İzmirli grup Let It Flow’un Meanings albümünde üç şarkıda vokallerimle yer aldım (bkz: Frail Wings, Strange Blue, Walking True the Sun), ayrıca birçok festivalde beraber sahne aldık. 2008 yılında İzmir konserinde Anathema’ya ön grup olarak çıktık. (Yakın arkadaşıyım, Let It Flow’u bilmediğim için Özlem’e özürler yağdırıyorum)

Düşsel Melankoli Satırları: Ayrıca arkadaşım Kerem Çotala ile Düşsel Melankoli Satırları ismiyle uzun süre müzik yaptık (bkz: Kül Kokan Odam). Sürpriz şekilde 2007 Roxy Müzik Ödüllerinde finale kaldık. 

Sonus: 2009 yılında İstanbul’da Nuri Özlü ve Murat Esmer ile Sonus isimli bir grup kurduk. Bir çok şarkı ürettik. Hatta albüm kaydına girdik. Ancak bazı talihsiz durumlar sebebiyle albüm çıkamadı. Ani bir kararla İstanbul’dan ayrılmamla tekrar bireysel olarak müziğe devam etmeye başladım. 

Müzikal hayatında sen hep Renksiz ile ön planda oldun. Başlangıçta tek başına çıktığın yolda, Arda Yiğit ile nasıl devam etme kararı aldın?

Renksiz ismini bir takma isim gibi kullanıyordum. Şarkı yazma sürecine Arda’nın da dahil olması ile beraber birlikte şarkı yazmaya başladık. Ardından bu isimle devam etme kararı aldık ve ilk teklimiz Yenilensin’i dijital ortamda 2019 yılında  yayınladık. (Renksiz Röportajı için buradan, Arda Yiğit ile röportaj için buradan) (bence biraz da eş kontenjanından) 

Özlem, Renksiz devam ederken sen ve Arda da solo çalışmanıza odaklandınız. Neden böyle bir yol seçme kararı aldınız?

İkimiz de farklı tarzda, kendi aranjelerimizi yazıyoruz ve üretkenliğimizin bu tarafını bireysel olarak devam ettirmek istedik. İlk teklim Derin Uykuya isimli şarkımı 19 Kasım 2021 tarihinde yayınladım (Özlem’in en sevdiğim şarkısı). Benim için önemli çünkü aranjesini tümüyle üstlenerek yayınlama kararı aldığım ilk şarkıydı ve benim için bir cesaret örneğiydi. Ardından 2022 yılında Bazı Şeyler, Ses Ver ve Ruhundayım şarkılarını yayınladım. En son olarak, 24 Şubat tarihinde Eksildi Parçalarım yayınlandı. Yayın tarihini planladıktan bir hafta sonra deprem oldu ve benim için üzücü bir tesadüf oldu. Şarkı doğal akışında yayınlandı ancak uzun bir süre paylaşmadım. Şarkının sözleri, depremin verdiği hüznü ilginç bir şekilde yansıtıyordu.

Şarkı yazma sürecini anlatabilir misin?

Bazen bir melodi ile başlıyor, ardından sözler geliyor. Bazen tam tersi, bazen de ikisi birden. Ama genellikle sanırım mutsuz olduğum zamanlarda daha verimli oluyorum. Söz yazarken, cümlelerin ahengi benim için önemli oluyor. İfade etmek istediğim duyguyu ya da düşünceyi bazen doğrudan söylemek yerine analojiler kullanıyorum. 

Sırf şarkı yazmak için mutsuz olmayı tercih ettiğin zamanların oldu mu?

Kesin olmuştur (gülüyoruz). Şarkıyı yazmayı bitirdiğim anda mutlu oluyorsam, neden olmasın. Şaka bir yana, itiraf ediyorum, tercih ettiğim zamanlar oldu. Ama bence yaratıcı kimliğim de değişti. Büyüyor olmak, mutsuzluğa bakış açınızı çok değiştiriyor bence. Şarkı yazma sürecinde, bunun artıları ve eksileri oldukça fazla oluyor. Günümüz toplumunda gündem o kadar hızlı değişiyor ki. Örneğin son günlerde deprem ve sel; bir Hataylı olarak, buna kayıtsız kalmak mümkün değil. Çok üzgün ve kayıp haldeyiz. Artık mutsuzluk bir yaşam biçimine dönüştü. Hal böyle olunca, geçmişte şarkılara adadığım mutsuzluklarım küçük kaldı.  

Dün seninle Tamino konserindeydik ve nasıl etkilendiğini kendi gözlerimle gördüm. Konser senin için nasıl geçti ve Tamino senin için neyi ifade ediyor?

Tamino çok hayranlık duyduğum bir müzisyen. Sesi, ezgileri beni inanılmaz etkiliyor ve bana çok ilham veriyor. Hayatımda duygulanıp, ağladığım iki konser olmuştur, ikisi de Tamino konseriydi. Bence konser ortamında müthiş bir duygu seli yaşanıyor ve ona kapıldığınızı hissediyorsunuz. Müthiş bir enerji, Tamino çok iyi bir şair ve ses sanatçısı. Son yılların en değerli mücevherlerinden olduğunu düşünüyorum (daha ne diyeyim, bayılıyorum, anlasana)

Bir tane düet yapma hakkın olsa, müziğinden en çok etkilendiğin müzisyenlerden hangisi ile düet yapmak isterdin?

a.  Anneke Van Giersbergen

b. Imogen Heap

c. Tamino

d. Katationa

Cevap e hepsi; şaka şaka c. Tamino tabi ki. 

(Tamino-Habibi coverı için buradan. Ben bu coverı çok seviyorum çünkü sonunda Özlem’in kendi katkısı ile şarkı bana göre başka bir hal alıyor. Bence bir coverı cover yapan da, şarkının büründüğü yeni hal.)

Bu güzel söyleşi için çok teşekkürler Özlem! Tüm ailene ve depremzedelere geçmiş olsun ve yitip giden güzel insanlar ışıklar içinde uyusunlar… 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

BÜLTEN SAYISI

🔁 Yeni albüm serisi

Harika albümlerin arka arkaya gelmeye başlayacağı birkaç haftanın ilkinde çıkan bu sayımızda Eras turnesi, Özlem ile sohbetimiz ve Ekinoks çalma listemiz var.

25 Mar 2023

Neil Krug

YAZARLAR

İLGİLİ OKUMALAR