Polonya'da basın özgürlüğü

SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
Polonya'da iktidardaki muhafazakâr-milliyetçi Hukuk ve Adalet Partisi (PiS), medyayı kontrol altına alma yönünde yeni bir adım daha attı. 11 Ağustos'ta, AB dışı şirketlere ait medya kuruluşlarının Polonya'daki faaliyetini sınırlandıran yasa tasarısı, parlamentonun alt kanadında onaylandı. Karar ülkede protestolara yol açarken, AB ve ABD’den de tepki geldi. Tasarı, hükümet krizine neden oldu.
Tasarının yasalaşması hâlinde Avrupalı olmayan medya sahipleri, Polonya'daki medya şirketlerinde kontrol ve hisse sahibi olamayacak. PiS tasarıyı Rusya ve Çin gibi "yabancı güçlere karşı" etkili olacağını söyleyerek savunuyor. Ancak tasarının doğrudan etkileyeceği medya organı ABD merkezli şirket Discovery’nin sahibi olduğu kanal TVN. Polonya’daki medya şirketlerinin %49’undan fazlasına sahip olan TVN’nin hedef alınmasının sebebi ise muhalif yayınları ve bazı hükümet yetkililerinin suistimallerini ortaya çıkarması.
TVN24, 26 Eylül’de sona erecek yayın lisanslarının uzatılması için 2020 Şubat’ta başvuru yaptıklarını ancak henüz yanıt alamadıklarını açıkladı. Discovery, tasarıyı, "ifade özgürlüğü ve medyanın bağımsızlığı gibi temel demokratik ilkelere bir saldırı ve ayrımcılık" olarak nitelendirdi ve yasal işlem başlatacaklarını açıkladı.
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, yasanın Polonyalıların uzun süredir inşa etmek için çaba harcadıkları özgür medya ortamını zayıflatacağını söyledi. Polonya'nın güçlü bir NATO müttefiki olduğunu da belirten Blinken, "Yasa, Polonya'nın güçlü yatırım ortamını da baltalayabilir" dedi.
45 medya kuruluşu, hükümeti Polonya’da medya özgürlüğünün yok edilmesini durdurmaya çağıran açık mektuba imza attı ve birçok gazete manşetlerinde basın özgürlüğüne müdahale edildiği mesajları paylaştı.
2015’te iktidara geldiğinde "geleneksel değerlerin yeniden ülkede yer bulacağı sözünü" veren PiS hükümeti, medyayı yeniden "Polonyalılaştırmayı" hedeflediğini belirtmişti. Aralık 2020'de devletin petrol şirketi PKN Orlen Polska Press isimli gazete grubunu Almanya merkezli şirket Verlagsgruppe Passau'dan satın almıştı.
Aynı yıl, kamu radyo ve televizyonunun üst düzey isimlerinin hazine bakanı tarafından atanacağına ve görevden alınacağına yönelik kararı imzalamış, Ulusal Yayın Konseyi’ni saf dışı bırakmıştı.
Koalisyon çatladı
Söz konusu tasarı, PiS ile koalisyon ortağı Porozumienie (Anlaşma Partisi) arasındaki krizi de tetikledi. Porozumienie, yabancı medya tasarısını ve ekonomik kalkınma programını desteklemeyeceğini açıkladı. Ardından, oylamadan bir gün önce, Başbakan Mateus Morawiecki, iktidardaki koalisyonun küçük ortağı Porozumienie’nin lideri Jarosław Gowin'i başbakan yardımcılığı görevinden aldı. Bunun üzerine Porozumienie, koalisyondan ayrıldıklarını açıkladı. Böylece PiS parlamentoda çoğunluğu kaybetti.
460 sandalyeli mecliste 14 milletvekili bulunan Porozumienie, PiS ve Polonya Dayanışması ile Birleşik Sağ koalisyonunu oluşturuyordu. Ancak Gowin'in ayrılışı, henüz hükümetin dağıldığı anlamına gelmiyor. Bunun için parlamentonun güvensizlik oyu vermesi gerekiyor.
Tasarı şimdi muhalefetin çoğunluk sağladığı Senato’ya gidecek. Senato yasada değişiklik talep edebilir ya da reddedebilir. Ancak parlamentonun alt kanadı da değişiklik talebini reddedebilir ve tasarıyı onaylayabilir. Tasarı daha sonra ise, yasayı destekleyen ve sağcı hükümetle aynı duruşa sahip Devlet Başkanı Andrzej Duda'ya gidecek.
Öte yandan: Sınır Tanımayan Gazeteciler’in (RSF) Basın Özgürlüğü Endeksi’ne göre, PiS’in iktidara geldiği yıl olan 2015’te basın özgürlüğü sıralamasında 164 ülke arasında 18'inci olan Polonya, her yıl geri giderek bu yıl 64'üncü sıraya geriledi.
PiS iktidara geldiğinden beri devletin elindeki medya organları büyük ölçüde hükümetin propaganda aracı hâline geldi. PiS hükümetinin son yıllarda attığı adımlar, AB’den en çok ekonomik destek alan (130 milyar avro) ülke olan Polonya’yı birlikten uzaklaştırıyor. Bunlar arasında, 2020’de yürürlüğe giren yargı paketi, 2021’de bazı istisnalar dışında kürtajı tümüyle yasaklayan anayasa mahkemesi kararı, 2019’da 80’den fazla belediyenin uygulamaya koyduğu ‘LGBT’siz alan’ uygulaması ve son olarak, Polonya Cumhurbaşkanı Andrzej Duda’nın ülkesinde Yahudi soykırımı kurbanlarına ait mülklerin iadesini kısıtlayan yasayı imzalaması yer alıyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Taliban kontrolündeki Afganistan'da yaşananlara, Afganistan ordusunun başarısızlığının nedenlerine ve basın özgürlüğü tartışmalarının yaşandığı Polonya'ya odaklanıyoruz.
19 Ağu 2021

YAZARLAR

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
BirGün muhabiri Ebru Çelik'in "figüran" haberi, gazetecilikte kimlik gizleyerek haber yapma yöntemini yeniden gündeme taşıdı. Peki bu yöntemin kökleri nereye uzanıyor, etik sınırı nerede başlıyor ve kamu yararı bu tartışmanın neresinde duruyor?

Çin’in siyasi partiler, düşünce kuruluşları ve yayıncılık faaliyetleri üzerinden Türkiye’de kurduğu ilişki ağı genişlerken, bu hattın yeni merkezlerinden biri DÜNYA-MER oldu. Merkezin Başkanı Prof. Dr. Semih Koray, Aposto’ya yaptığı açıklamalarda DÜNYA-MER’in Çin’in Küresel Medeniyet Girişimi’yle kesişen hedeflerini, güvenlik konferanslarını neden öne aldıklarını ve “yeni bir medeniyetin Asya’dan yükseldiği” tezini anlattı.

ABD yönetimi geniş çaplı bir İran işgaline hazırlanıldığı iddialarını doğrulamıyor. Ancak Hürmüz Boğazı’ndaki geçişi güvenceye almak, stratejik adaları veya askerî altyapıyı hedef almak amacıyla sınırlı kara operasyonları ihtimali gündemde kalmayı sürdürüyor. Başkan Yardımcısı JD Vance ise rejim değişikliğine ve uzun süreli savaşa karşı çıkarken, gerektiğinde sınırlı askerî güç kullanılmasını ve diplomasinin açık tutulmasını savunuyor.

Yeni Parti kurucularından Utku Çakırözer ve Burhanettin Bulut’un Aposto’ya verdiği bilgilere göre, ilk olağan kurultayın Ekim sonu ile Kasım başı arasında yapılması planlanıyor. Kurultayda yalnızca yönetim organları değil, parti programı ve tüzüğüne ilişkin son düzenlemeler de ele alınacak. Kurultayın ardından ise Yeni Parti odağını tamamen seçim hazırlıklarına çevirecek. Önümüzdeki üç aylık süreçte örgütlenme çalışmalarına ağırlık verilecek.

Mutlak butlan kararıyla Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP yönetimine dönmesi, Özgür Özel ve arkadaşlarının Yeni Parti’yi kurmasıyla sonuçlandı. Ankara kulislerinde şimdi Yargıtay’ın kararı kaldırıp kaldırmayacağı, milletvekillerinin dokunulmazlıklarının gündeme gelip gelmeyeceği ve CHP’de yeni bir kurultay sürecinin başlayıp başlamayacağı tartışılıyor. Yeni Parti yönetimi ise butlan kararı kaldırılsa bile CHP’ye dönmeme ve seçime kendi çatısı altında girme eğiliminde.



