Power Rankings: 2022/23

1. Manchester City
Pep Guardiola’nın Manchester kulübüne attığı imzanın üzerinden tam altı yıl geçti ve bu altı yılda -Pep’in kendi sistemini oturtmak için kadroda radikal değişiklikler yaptığı ilk yıl hariç- Manchester City daima şampiyonluğun bir numaralı favorisiydi. Maviler, sakatlıkların gölgesinde geçen pandemi sezonu dışında da zirveden hiç inmedi. Nokta atışlar yapmak konusunda ustalaşan City; Erling Haaland, Kalvin Philips ve Julian Alvarez transferlerini bitirirken Marc Cucurella için de bugünlerde tüm şartları zorluyor. Raheem Sterling, Oleksandr Zinchenko ve Gabriel Jesus’un takımdan ayrılmasına rağmen halihazırda ligin en kuvvetli rotasyonuna sahip olan City’nin kadro kalitesinin bu hamlelerle bir sınıf daha atladığını söylemek hiç de abes değil. Tüm bu şartları göz önüne aldığımızda City'nin bu sezon da Premier League şampiyonluğu için pole pozisyonunda olduğunu söyleyebiliriz. Onları sezon sonunda kupayı kaldırmaktan alıkoyabilecek maddelerse Kasım 2022'de oynanacak Dünya Kupası’nın olası olumsuz etkileri, takıma katılan Erling Haaland’ın tıpkı geçmişte Jack Grealish ve Joao Cancelo’nun da yaşadığı ‘’Guardiola sistemine adapte olma süreci’’ sıkıntısını yaşama ihtimali ve Liverpool. (Enes Yılmaz)
2. Liverpool
Sadio Mane’nin Bayern Munich'e imzasıyla beraber efsaneleşmiş Salah-Firmino-Mane hücum hattı tarihe karışan Liverpool'da bu durum düşünülen kadar eksi yazmayabilir. Daha önce Phillipe Coutinho örneğinde gördüğümüz gibi Liverpool yıldızlarıyla ayrılmanın zamanlamasını çok iyi yapıyor ve elde edilen geliri çok doğru kullanıyor. Bu sezon da devre arasında yapılan Luis Diaz ve yazın bonservisinin yarısını Mane’nin satışından gelen parayla ödedikleri Darwin Nunez hamleleriyle gördük. Kadro hem gençleşti hem de güçlendi demek yanlış olmaz. Jurgen Klopp’un, Pep Guardiola’ya göre en büyük artısı takıma katılan isimlerden neredeyse ilk maçtan maksimuma yakın verim alması olabilir. City, Haaland ve diğer hamlelerinin takıma adapte olmasını beklerken Liverpool’un bu süreci oldukça kısa kesmesi Merseyside ekibinin sezonunda ve şampiyonluk yarışında belirleyici faktör olacaktır. (EY)

Görsel: Yahoo
3. Arsenal
Geçtiğimiz sezonun devre arasında Dusan Vlahovic transferi için kış transfer dönemini ve transferin gerçekleşmemesi sebebiyle de sezonun geri kalanını feda eden Arsenal, yaz transferinde oldukça agresifti. 9 numarada, Bukayo Saka ve Gabriel Martinelli/Emile Smith-Rowe kanat rotasyonunun vadettiği skor kapasitesini destekleyecek bir bağlantı noktasına ihtiyaç duyan Topçular, bağlantıyı elit seviyede kuran, bunu yaparken de pres ve skor da üretebilen bir forvet olan Gabriel Jesus’u renklerine bağladı. İlk 11’deki bir diğer bir eksik pozisyon olan 8 numara için uzun süre Youri Tielemans konuşulsa da o rolde performans verebilecek olan Oleksandr Zinchenko transferiyle hem Granit Xhaka’ya hem de sık sakatlanan Kieran Tierney’e alternatif oluşturmuş oldular. Bu iki önemli hamlenin yanında geçtiğimiz sezonun en büyük problemlerinden biri olan dar rotasyon sorununu da kiradan dönen oyuncular ve Fabio Vieira, Marquinhos eklemeleriyle çözen Arsenal, bu sezon ilk 4’ün kalan koltukları için ezeli rakibi Spurs ile en güçlü iki adaydan biri. (EY)
4. Tottenham
Antonio Conte’nin gelişiyle ivmelenen Kuzey Londra ekibi Şampiyonlar Ligi treninden bilet almayı başardı ve dolayısıyla yaz aylarında boş durmadı. Ligin tanıdık yüzlerinden Richarlison'un transferiyle Kane & Son ikilisine güvenilir bir alternatif oluşturan Tottenham, aynı zamanda maç planı yelpazesini de genişletmiş oldu. Yves Bissouma takviyesiyle orta alana pas kalitesi standart üstü bir direnç noktası ve tempo canavarı da katmış olan Spurs, Conte’nin başını belki de en çok ağrıtan problem olan kanat beklere Ivan Perisic ve Djed Spence gibi iki önemli parça ekleyerek kusursuza yakın bir yaz geçirdi. Kurdukları kadro Antonio Conte'nin ustalığına ihtiyaç duyuyor ve geçen sezon kıl payıyla yetişemedikleri Chelsea’yi geçecek donanıma artık sahipler. (EY)
5. Chelsea
‘Big Six’ sınıfı arasında bu sezon geriye adım atan iki takımdan biri olan Chelsea’de işler uzun süredir yolunda gitmiyor. 100 milyon pound ödenen Romelu Lukaku’nun denklemden çıkmasıyla Thomas Tuchel’in elinde set hücumunda fark yaratabilecek bir ön alan oyuncusu neredeyse kalmadı. Belçikalı forvetle birlikte takımdan ayrılan Antonio Rüdiger ve Andreas Christensen ikilisinin yerlerinin de henüz dolmamış olması ve kaptan Cesar Azpilicueta’nın ayrılma isteği de Chelsea adına büyük soru işaretleri doğuruyor. Raheem Sterling'in takıma katılmasıyla meydana gelen sahte 9'lu bir plan ihtimali heyecanlandırsa da Kalidou Koulibaly'nin tek başına stoper rotasyonunda oluşan boşluğu dolduracağını söylemek çok iyi niyetli bir yaklaşım olur. Şampiyonlar Ligi şampiyonluğunun ardından City ve Liverpool’a kafa tutmaya hazırlanan Chelsea’nin yaşadığı saha dışı olaylar sonucunda artık ilk 4 için güçsüz aday konumuna geldiğini söylemek çok da yanlış olmaz. Maviler'in Arsenal’a karşı oynanan ve iki takımın da ideal 11’lerinden çok da farklı çıkmadığı maçtan 4-0’lık ezici bir mağlubiyet alması bunun kanıtı niteliğinde. (EY)
6. Manchester United
Erik ten Hag’ın takımın başına getirilmesiyle yeniden yapılanma sürecini başlatan Kırmızı Şeytanlar için bu sezon bir geçiş sezonu olacak. Tıkır tıkır çalışan bir makine vadeden Hollandalı çalıştırıcının takıma kazandırdığı öğrencisi Lisandro Martinez, derin oyun kurucu rolünde oynamasını beklediğim Christian Eriksen hamleleriyle yıllardır süre gelen geriden oyun kurma sorununa çözüm arayan United’da geçtiğimiz yıllara oranla nispeten doğru hamleler gelse de bu sezon için gerçekçi hedef ilk 6’daki yerini korumak olacaktır. Cristiano Ronaldo’nun internet meme’i halini alan transfer isteği gerçekleşmeyecekmiş gibi duruyor. Ronaldo’nun kaldığı denklemde menajer ile ilişkisi, takım içi dengelere olan etkisi ve United’ın başarısına olan konsantrasyonunun derecesi United’ın sezonunda kilit unsur olacaktır. (EY)

Görsel: United in Focus
7. West Ham United
David Moyes ile birlikte büyük bir kimlik değişimi yaşayıp yıllarca süregelen vasatlıktan kurtulan ve Premier League’in cazibe merkezlerinden birine dönüşen West Ham, bu sene de yaptığı az ama öz eklemelerle Avrupa potasındaki yerini sağlamlaştıracak gibi duruyor. Michail Antonio’nun ilerleyen yaşı ve gol noktasındaki eksiklikleri hesaba katıldığında özellikle Gianluca Scamacca hamlesi onlar için oldukça ilgi çekici. Golün her çeşidini atabilen 23 yaşındaki İtalyan futbolcu, aynı zamanda Moyes’un göreve geldiğinden beri yaptığı ilk forvet transferi olma özelliğini de taşıyor. Öte yandan Rennes’den kadrolarına kattıkları Nayef Aguerd ise zaman zaman S.O.S veren savunmalarındaki sigorta görevini üstlenecek. The Hammers hiç şüphesiz ligin en hazır takımlarından biri konumunda. (Görkem Alkan)
8. Newcastle United
Yeni sahipleriyle hala balayı aşamasında olan Newcastle United’ta göreve gelindikten sonraki gerçeküstü hayaller, yerini gerçekçi hedeflere bıraktı. Geçen sezonun ikinci yarısındaki başarılı performans, yöneticiler ve taraftarlar nezdinde menajer Eddie Howe’a olan güveni arttırmış durumda. Bruno Guimares’in gelişimi bu sezon onlar için kilit nokta olacak. Transfer penceresinde beklenilenin aksine önceliği kariyerli, spekülatif, yıldız futbolcular yerine kendini kanıtlamış ve potansiyel vaat eden isimlere yöneldiler. Bu bize sürdürülebilir başarıyı hedeflediklerini gösteriyor. 20 takımlı ligin ilk 10 sırasında yer almak ve keyifli bir kupa yolculuğu onların sezonunu başarılı kılacaktır. (GA)
9. Leicester City
Geçtiğimiz sezon beklentilerin bir hayli altında kalan Leicester, bu sene de nerede bıraktıysak orada devam ediyor. 3-4 ay boyunca istifa etme ihtimaliyle görevine devam eden Brendan Rodgers, her mikrofon uzatıldığında aynı memnuniyetsizliğini dile getirmekten çekinmiyor. Yönetim pandemiyle birlikte doğan krizden dolayı durgun bir transfer dönemi geçirmeyi tercih ederken, kadronun gözle görülür pek çok eksiği var. Bu noktada yeni birilerini almak için tek çözüm oyuncu satmak fakat şişkin maaşlardan dolayı oyunculara olan potansiyel ilgiler teklife dönüşmüyor. Arsenal’ın ciddi bir Youri Tielemans ısrarı var. Şimdilik ancak bu transferin gerçekleşmesi halinde Leicester’da bir hareketlik olabilir gibi. Zor bir yıl onları beklese de ilk 10 sıradan düşmeyeceklerdir. (GA)
10. Aston Villa
Villa bir süredir Big Six dışında kalan takımların en iyisi olmayı ana hedef haline getirmiş bir ekip. Steven Gerard’ın Rangers’ta kendini menajer olarak kanıtladıktan sonra bu projeye katılması da elbette ki tesadüf değil. Kurulan yeni organizasyon şeması, bu sene transferleri daha 10 Haziran’da neredeyse transfer sezonu resmi olarak başlamadan bitirmişti. Coutinho, Diego Carlos, Robin Olsen ve Boubacar Kamara gibi hamlelerle birlikte kafayı yukarıya kaldırabilecek güce sahipler. Sürpriz bir çıkış yapmaya sanıldığından çok daha yakınlar. (GA)

Görsel: Aston Villa
11. Wolverhampton Wanderers
Ligin ne vereceği en belli takımlarından Wolves’da yaz döneminin alışıldığı üzere pek hareketli geçtiği söylenemez. Eldeki çekirdekle yola devam ediliyor ancak teknik direktör Bruno Lage, oyun olarak bazı farklılıklara gideceğinin sinyalini her fırsatta verdi. Kulübe yakın kaynaklarda Nuno Esprito Santo göreve başladığından beri oynadıkları 3’lü savunmadan bir vazgeçişin olduğu konuşuluyor. Bu denklemde ayrılan Romain Saiss’ın yerini akademiden Kilman ve küme düşen Burnley’den 24 milyon euro karşılığında ayrılan İrlandalı stoper Nathan Collins ikame edecek. Wolves için böyle büyük bir yapısal değişikliğin olumlu ya da olumsuz nasıl bir sonuç vereceği ligi kaçıncı sırada bitireceklerini belirleyecek. (GA)
12. Crystal Palace
Conor Gallagher’ın kiralık süresinin dolup Chelsea’ye geri dönmesi, başarılı geçen bir sezonun bitimiyle Crystal Palace taraftarlarının yüzünde buruk bir tebessüm bıraktı. Gallagher’ın defansif orta saha, merkez orta saha ve 10 numara gibi farklı pozisyonlarda oynayabilmesi teknik direktör Patrick Viera’nın esnek 4-3-3'ünde onlara büyük bir konfor alanı yaratıyordu. Çarkların dönebilmesi için Lens’den Cheick Doucoure’yi aldılar. Palace, oturmuş kadrosuyla yeniden düşme korkusu yaşamayıp aynı yerlerde kalabilmek için kendilerini büyük potansiyel Tyrick Mitchell’ın trenine atacaktır. Umarım yolun sonu güzel bir yere çıkar. (GA)
13. Brighton & Hove Albion
Graham Potter önderliğinde çıtayı her yıl bir üst basamağa koyan Brighton, bu sezona da iddialı girmeye hazırlanıyor. Kulübün yetiştirici ve geliştirici tarafı seyirciye değişik bir deneyim vaat ediyor. Yine bu politikanın bir ürünü olan Cucurella’nın Manchester City’e olası transferi söz konusu olursa kasaya bu sezon da önemli bir meblağ girecek. Bu paranın nasıl değerlendirileceği ise ciddi bir merak konusu. Düşük xG verileriyle, oynanan direkt oyun Falmer Stadium’da bu yıl da büyük takımlar için zor anlar yaşatacak gibi duruyor. Eldeki verilere baktığımızda bu ölçekte bir kulübün bir seviye daha atlaması mümkün görünmese de konu Brighton ve Potter olunca, insan büyük laflar etmekten çekiniyor. (GA)
14. Brentford
Thomas Frank’in takımı geçen sezon beklentilerin üstüne çıkarak ligi 13. sırada bitirdi. Rakibi ikinci bölgede karşılayıp orta alan baskısıyla top kazanıp ön bölgedeki oyuncuların yaratıcılıklarıyla gol bulmaya çalışıyordu. Bu sistem iyi çalışmadığı taktirde takım sahada çok kötü gözükebilir. Birkaç kaliteli oyuncu bu oyunu bir üst seviyeye taşıyor. Geçen sene de olduğu gibi bu sezon da Norgaard, Ivan Toney ve Mbuemo’nun nasıl bir sezon geçireceği çok önemli. Onlar iyi oynadığında Brentford çekinilmesi gereken bir takım oluyor. Ayrıca bu sezon kadrolarına kattıkları İngiliz u-21 milli takımı oyuncusu Keane Lewis-Potter'ın nasıl bir performans sergileyeceği oldukça ilgi çekici bir konu. Bir başka yeni transfer ve genç yetenek Aaron Hickey’nin henüz çok genç yaşlarda Bayern Münih ve Real Madrid gibi üst düzey takımlarla adı anılmıştı. Böyle potansiyelli bir oyuncuyu Thomas Frank’in elinde görmek gerçekten heyecan veriyor. Lazio’dan Strakosha ve Burnley kaptanı Ben Mee’yi de kadrosuna katan Brentford, kesinlikle ligin en merakla beklenen takımlarından biri. (Oğuzcan Keskin)

Görsel: beIN Sports
15. Everton
Geçen sezon yaşanılan büyük hayal kırıklığından sonra Lampard’ın kafasında nasıl bir plan var bilmiyorum. İşi gerçekten çok zor olacak çünkü elindeki en yaratıcı oyuncu olan Richarlison’u Tottenham’a kaptırdı. Kadroda çok ciddi anlamda yaratıcı oyuncu eksikliği bulunan Everton’da bu boşluğu Dwight McNeil doldurabilir mi emin değilim. Lampard’dan geçen sezonun sonundaki gibi çok radikal bir şekilde topu bırakıp katı savunma anlayışıyla oynamasını bekliyorum. Muhtemelen önümüzdeki sezon topla en az oynayan takım Everton olacak. Calvert-Lewin ve Dele Alli’nin eline bakmaktan başka bir çaresi yok gibi gözüküyor Everton’ın. Kesinlikle küme düşme yarışının içinde olacaklardır. Takımda çok ciddi yaratıcı ve bitirici oyuncu eksikliği bulunuyor. Richarlison’un ayrılığından sonra Calvert-Lewin'in istatistikleri artacaktır elbet ama yine de bu yapının sağlıklı bir yapı olduğunu düşünmüyorum. (OK)
16. Leeds United
Leeds, belki de bu yaz transfer döneminin en ilgi çekici takımıydı. Kadrosundaki en iyi iki oyuncusunu iki büyük takıma kaptırdıktan sonra gelen parayla potansiyelli oyunculara yatırım yapan Leeds, tam anlamıyla kapalı bir kutu. Bugün itibariyle de yaş ortalaması en düşük takım. Potansiyeli yüksek oyuncu transferlerinin yanında kesinlikle birkaç tecrübeli oyuncu eklemesi de yapılmalıydı bence. Geçen sezonki hayal kırıklığından sonra Jesse Marsch’ın nasıl bir oyun anlayışıyla devam edeceği merak konusu. Ben RB Salzburg’da oynattığı futbola yakın bir şey bekliyorum. Topla oynama sayıları hiç o seviyeye ulaşamayacaktır elbet ama yine de bu genç futbolcular yüksek tempolu futbolda heyecan yaratıyor. Leeds, kesinlikle en izlenilesi takımlardan biri olacaktır. (OK)
17. Southampton
Katı bir oyun anlayışını benimseyen Hasenhüttl’ün takımı her zaman çekinilmesi gereken bir rakip. Onlar da iyi diyebileceğimiz bir transfer dönemi geçirdiler. Gerçekten potansiyeli üst düzey olan birkaç oyuncuyla anlaştılar. Bence birkaç sene sonra çok iyi seviyede olacaklar ama şu an onlar için biraz erken olabilir. Bu sezonu geçiş sezonu olarak görüyorum onlar için. Ward-Prowse'un performansı tabanlarını belirleyecektir. Tavanlarını belirlemek ise genç oyuncularının görevi. Aralarında en çok merak ettiğim ise kaleci Bazunu. Manchester City’e çok erken yaşta İrlanda’dan geldi. Henüz 16 yaşında İrlanda liginde A takımda oynamaya başlayan genç kaleci çok geçmeden Premier League’e transfer yaptı Manchester City’nin alt yaş kadrolarında oynadı. Kariyerinin en rekabetçi sezonunu geçirecek olan genç yıldız, formayı deneyimli kaleci Alex McCarthy’den kapmaya çalışacak. Kim bilir belki bu yazıyı sezon sonunda gülerek okuyacağım tekrar. (OK)
18. Fulham
Geçtiğimiz sezonun Championship şampiyonu Fulham, oldukça genç bir oyuncu havuzuyla bu başarıya ulaşmıştı. Bu şampiyon kadroya birkaç ekleme yapıldı ve daha önce yazdığım Fulham yazımda bahsettiğim gibi potansiyeli yüksek olan bu takıma gereken tek şey istikrar. Geçen sezon rekor kıran Mitrovic’in bu sezon ne yapacağı en çok merak edilen şey Fulham adına. Mbabu, Andreas Pereira, Harry Wilson gibi kariyerlerinde istikrar yakalayamamış bu futbolcular için bu sezon gerçekten iyi bir şans. Eğer bu sezon bir şekilde ligde kalmayı başarabilirlerse Fulham çok daha iyi yerlere gelebilir. Fulham’ın en büyük şansı ise Marco Silva. (OK)
19. Bournemoth
Fulham’dan ayrılıp kendi hikayesini yazmak isteyen Scott Parker için harika bir fırsat oldu B’mouth. Kadroda gerçekten dünyadaki birçok kulübe katkı verebilecek birkaç oyuncusu bulunan “The Cherries” bu sezon ilgi çekiyor. Onlar adına en çok merak ettiğim şey ise Lloyd Kelly’nin performansı. Bence dünyanın en iyi sol stoperlerinden biri olan genç yetenek kesinlikle Milli takımda bir şansı hakediyor. Daha önce u-21 takımında forma giyen genç yetenek hiç A milli takımda şans bulamamıştı. Geçireceği sezonla birlikte milli takımın as oyuncusu olma şansını yakalayabileceğini düşünüyorum. Öte yandan Lewis Cook, David Brooks ve Dominic Solanke’nin performansları ligde tutunmalarında belirleyici olacaktır. (OK)

Görsel: Mirror
20. Notthingham Forest
Tarihinde şampiyonlar ligi kupası bulunan köklü bir ağaç Notthingham. Yıllar sonra tıpkı Leeds gibi evine tekrar dönen “Trees”, ligin en merakla beklenen takımlarından biri. İyi diyebileceğimiz bir transfer dönemi geçirdiler ve gerçekten iyi bir menajerle çalışıyorlar. Bence ligin en az gol yiyen takımlarından biri olacaklar ama Jesse Lingard ve Taiwo Awoniyi dışında skora katkı yapabilecek başka bir oyuncuları yok neredeyse. Yine de Steve Cooper’a güveniyorum ve kariyerinde çok iyi yerlere geleceğini düşünüyorum. (OK)
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Premiercast
Premier Lig’in dünü, bugünü ve yarını üzerine; okuyan, konuşan ve yazan kanal.

This Is England
Premier League gündeminden öne çıkan gelişmeler ve eşsiz yorumlar mail kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR




