Rapor: Doğum hızı düşüyor, toplum yaşlanıyor

2023 yılında Türkiye’nin doğum hızı rekor bir düşüşle geriledi. TÜİK’in "2023 Doğum İstatistikleri" başlıklı raporuna göre, 2016 yılında 2,38 olan doğum hızı 2023 yılında 1,51’e düştü. Bu durum nüfusun giderek yaşlandığını, genç ve çocuk nüfusunun da giderek düşeceğini gösteriyor.

Toplam doğurganlık hızı il bazı incelendiğinde göze çarpan ilk nokta, doğum hızının en yüksek olduğu bölgelerin Güneydoğu Anadolu illerinde toplanmış olması. En düşük iller ise Türkiye’nin geri kalanına karışık bir şekilde dağılıyor. Doğum hızının en düşük olduğu illerin ortak özelliği ise Türkiye’nin geri kalanına kıyasla yüksek yaşlı nüfusuna sahip olmaları.

2023 TÜİK verilerinin yaş bazlı doğum yapan anne dağılımına bakıldığında en yüksek oran 25-29 yaş arası annelerde görülüyor. Bu durum ilk evlenme yaşı istatistiğiyle de paralel.
Türkiye’de kadınların ortalama evlenme yaşı 25,7 olarak tespit edilmiş. Bu yaş grubu doğurganlık oranlarının en yüksek olduğu aralıkla örtüşüyor. Ayrıca, 15 yaş altı çocuk evliliklerinin hâlâ var olması da dikkat çekici. Ancak sayı oldukça düşük, bu da çocuk evliliklerinde geçmiş yıllara kıyasla bir azalma olduğuna işaret edebilir.
- 15 yaş altı çocuk evlilik sayısı 130. 2023 yılında doğan toplam çocuk sayısı ise 958.408.

2023 yılında en yüksek doğum yapan anneler üniversite mezunu. En düşük oran ise okuma-yazma bilmeyen annelerde. Türkiye’de son 20 yılda eğitim seviyesinin yükselmesi, okuryazarlık oranının yükselmesiyle beraber eğitimli annelerin de artmasını sağlıyor.
Eğitim düzeyiyle doğurganlık arasında güçlü bir ilişki olduğu gözlemleniyor. Üniversite mezunu annelerin en yüksek doğum oranına sahip olması, eğitim seviyesi yükseldikçe çocuk sahibi olmanın daha planlı hâle geldiğini gösteriyor. Okuma-yazma bilmeyen annelerin oranının en düşük olması da eğitimle birlikte doğum davranışlarının değiştiğine işaret ediyor. Bu durum, Türkiye’de son yıllarda artan eğitim olanaklarının, doğum oranları üzerinde doğrudan bir etkisi olduğunu gösteriyor.

Türkiye’de son yıllarda değişen ve dönüşen siyasetin çocuk isimlerine de etki ettiği görülüyor. Yaygın kullanılan Mehmet, Mustafa, Fatma gibi geleneksel isimlerin yerini Alparslan, Asel gibi isimler alıyor.
- Bu dönüşümün bir diğer önemli etkeni ise diziler. Örneğin, Alparslan isminin son yıllarda artmasının sebebi TRT’de yayınlanan Alparslan dizisi.
Yaşlanan bir nüfus
2023 yılına ait Türkiye’nin doğum istatistikleri, ülkenin demografik yapısındaki önemli değişimlere işaret ediyor. Doğum hızının 1,51’e düşmesi, genç nüfusun azalacağını ve yaşlanan bir toplumun ortaya çıkacağını gösteriyor. Bu oran, Türkiye'nin nüfus dinamiklerinde kayda değer bir değişim olduğunun sinyalini veriyor. Özellikle Güneydoğu Anadolu illerindeki doğurganlık oranlarının yüksek kalması, bu bölgenin demografik yapısının diğer bölgelere göre daha genç olduğunu ve bölgesel farklılıkların belirginleştiğini ortaya koyuyor. Buna karşın, yaşlı nüfusun fazla olduğu illerde doğum hızının düşük olması, bu bölgelerin nüfus yapısında bir dönüşüm yaşandığını gösteriyor.
Sonuç olarak, 2023 doğum istatistikleri, Türkiye’nin demografik yapısında eğitim seviyesinin artması ve doğurganlık oranlarının bölgesel olarak farklılaşması gibi önemli dinamikleri açığa çıkarıyor. Nüfusun giderek yaşlanması ve doğurganlık oranlarının azalması, uzun vadede ülkenin sosyoekonomik yapısında önemli etkiler yaratabilir.
* Bu içerik Avrupa Birliğinin maddi desteği ile hazırlanmıştır. İçerik tamamıyla Aposto’nun sorumluluğu altındadır ve Avrupa Birliğinin görüşlerini yansıtmak zorunda değildir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
Adalet Bakanlığı verilerine göre, çocukların cinsel istismarına ilişkin açtığı dosya sayısı 2015 ile 2023 arasında yaklaşık iki katına çıktı. Ipsos, özellikle büyükşehirlerde patlak veren kira krizi etkisini inceledi.
19 Eyl 2024

YAZARLAR

Yusuf Akdağ
Araştırmacı. 2013'ten itibaren kantitatif ve kalitatif araştırmalar alanında saha çalışmaları yapıyor. Veri ve data görselleştirme konusunda bazı araştırma merkezleri ile çalışıyor.

Yankı Raporu
SAHNE projesi işbirliğiyle nefret söylemi ve sahte haberlere karşı veri gazeteciliği ve teyit haberciliği bülteni.
İLGİLİ OKUMALAR



