
Önerilen filmlerin anında IMDb puanına bakıp, 7.0'ın altına burun kıvıranlara daima sinir oldum. Oysa altı-nokta-bir-şeylerde tatlı ve içten filmler, değerli keşifler, izleyene kişisel olarak dokunan hikâyeler vardır.
Aslına bakarsanız Romeo + Juliet'e dair fazla detay hatırlamıyor, bu filmin övgülere boğmaya değecek bir film olup olmadığını hatırlamıyorum. Çünkü ilk ve tek izleyişimin üzerinden neredeyse yirmi yıl geçti. Yine de Baz Luhrmann'ın Kırmızı Perde Üçlemesi'nin (Strictly Ballroom, Romeo + Juliet ve Moulin Rouge!) ikinci halkası, bende bıraktığı hislerle o tatlılık ve içtenliğe sahip olmayı, o özel filmlerden olmayı sürdürüyor.
Ya farklı olsaydı? Yalnızca William Shakespeare'in değil, edebiyat tarihinin en popülerlerinden olan bu imkânsız aşk hikâyesini yirmi birinci yüzyıl arifesine taşıyan Romeo + Juliet, bir modern uyarlama. Ve her modern uyarlama gibi, o soruyu soruyor: Ya günümüzde geçseydi? Verona'nın birbirine düşman soylu ailelerinin yerini banliyö çetelerine hükmeden iki aile alırken, dönem kostümleri yerini hip kıyafetlere, kılıçlar yerini tabancalara bırakıyor. 1990'larda Titanic'i sinemada izlemiş herkesin ya âşık olduğu ya da yerinde olmak istediği Leonardo DiCaprio ve karşısındaki Claire Danes, tüm modern dokunuşlara rağmen Shakespeare'in özgün metnini aynen okuyor rollerinde. Muazzam bir görsellik ve Shakespeare'den yadigâr bir şiirsellikle, Verona'nın ölümsüz âşıkları, bir kez daha yaşayıp, bir kez daha ölüyorlar.
★★★★½
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
BÜLTEN SAYISI
Varsayımlar, farz edelimler, iki film arası sohbetler ve kısa filmler.
11 Nis 2021

YAZARLAR

Emre Eminoğlu
Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.
İLGİLİ OKUMALAR


