Rüyaları denetlemek mümkün müdür?

İsmail Kadere ile ilk tanışmam bu kitapla oldu ama bunun sadece bir başlangıç olduğunu ve devamının da tüm hızıyla geleceğini daha kitabı yarıladığımda anlamıştım. Öncelikle benim için Arnavutluk Edebiyatı, fazlasıyla uzak bir alan olduğu için sanırım yazarla daha güçlü bir bağ kurabilmek için yavaş yavaş bu süreci anlamam gerekti. Coğrafi ilişkiler bakımından Osmanlı Devleti ile sıkı ilişkiler içinde olan Arnavutluk'un edebiyatında da Osmanlı izlerini zaman zaman görmek mümkün. Bununla beraber 2. Dünya Savaşı'nın dönüşüme uğrattığı her alan gibi Kadere'nin doğduğu Ergiri Kasrı'da bu süreçten fazlasıyla etkileniyor.
Kadere, yetiştiği ortamı ve çocukluk travmalarını satır aralarına yerleştiriyor, ülke rejiminin edebiyat alanındaki yoğun etkisini göstererek kendine özgün bir kalem yaratıyor.
Milli kimliğin oluşmasının ve benimsenmesinin siyasi ideoloji ve kurguyla bağını öne çıkarmak için çabalayan Kadere, Arnavutluk'un Doğu-Batı arasındaki sıkışmışlığından da fazlaca esinleniyor, hatta Mark-Alem karakterine de bu sebeple bu iki tarafı çağrıştıracak iki isim veriyor.
"Bazıları kıyamet gününün, rüyaların uyku hapsinden çıkacağı gün olduğunu söylüyorlardı."
Alegorik bir sistem eleştirisi anlatısı olan Rüyalar Sarayı, baştaki kişinin baskıcı yönetimi ile toplum ve siyasi iktidara karşı bir o kadar da karamsar, distopik bir hava barındırıyor. Edebiyatta iz bırakan distopik metinlerin iskeletine yerleştirdiğimizde birçok alandaki kısıtlamalarıyla tamamen bu baskıcı işleyişle örtüşüyor. Benim için distopik bir metnin en rahatsız edici noktası bilinmezlikle dolu hiyerarşik bir evren yaratımı olsa da maalesef bazı zamanlarda distopyanın gerçeğe bu denli yaklaştığını hissetmek üzücü oluyor. Tıpkı Kafka'nın Dava' sı gibi Kadere de, bu etkileyici kurgusuyla bürokratik yapılanmanın genel bir eleştirisini sunarken tarihî öğelerden de yararlanıyor.
Bir yandan da tamamen absürt bir havası var bu romanın, bir yanıyla da Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü' nü andıran bir yöne sahip. Bireyin, kendisinin bile yorumlamaya gücünün yetmediği, en kişisel alanlarından biri olan bilinç-bilinçaltı terazisindeki rüyaların, başkaları tarafından yorumlanması nasıl mümkün olabilir ki? İnsanların rüyalarını hatırlamaya zorlandığı, gerektiğinde bu yüzden cezalandırıldığı bir sistem... Bir yandan manipülasyon, yazılı bir kural gibi bir güç unsuru hâline dönüşmesiyle beraber sosyal kontrolü de genişletmenin bir yolu olarak ele alınıyor. Diğer yandan sistem eleştirisine karakterler de katılıyor, "bakan ama göremeyen" bir toplumun yansıması bu düzen. İçine girdikçe bilinmeyenlerin artmaya devam ettiği, arttıkça bireyi kendi içine çeken ve sosyal hayatla bağını hiç fark ettirmeden kopartan bir düzenin varlığı, bize de pek yabancı değil aslında...
"Tutkular veya karanlık düşünceler, felaketler, ayaklanmalar ya da suçlar kendilerini göstermeden önce gölgelerini mutlaka yansıtırlar."
Bu sistem eleştirisini rüyalar üzerinden yapma fikri aslında bu kitabı benim için bu kadar özel kılan nokta. Edebiyatta rüyalar oldukça önemli bir yere sahiptir, özellikle Sigmund Freud ile beraber rüya yorumları da oldukça dikkat çekmeye başlar. Rüyaların anlamlandırılması, sembollere dökülerek ortak bir yorum yapılmaya çalışılması ile toplumsal alanda da bu semboller kendilerine önemli bir yer edinirler. Bence anlatı içinde rüyaları kullanmak bir noktada da gerçek dünyadan başka bir dünyaya geçişisin yollarından biri, bir dönüşüm yolculuğu. Edebiyat ve rüya dediğimizde Jorge Luis Borges'i anmadan da olmaz tabii.
Mikhail Bakhtin'in kronotop kavramına değinmeden bitirmek istemedim, bu romandaki rüyalar da tıpkı Bakhtin'in anlatı içinde bir kırılma yaratan kronotopları gibi romanın akışına farklı bir yön vermiyor mu sizce?
Okuma Önerisi:
- Akışkan Gözetim / Zygmunt Bauman
- Hafıza Polisi / Yoko Ogowa
-Unutmanın Kitabı / Douwe Draaisma
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bilincimize baskı yapan bir sistemin eleştirisi, yeni bir yazarla tanışma heyecanı ve Arnavutluk Edebiyatı'nda öne çıkan harika bir distopya: Rüyalar Sarayı!
22 Eki 2022

YAZARLAR

1Kitap1Mekan
Gerek klasik, gerek modern edebiyattan kitap önerilerimi ve birçok yeni mekan tavsiyemi 1Kitap1Mekan bültenimde bulabilirsiniz!
İLGİLİ OKUMALAR


